Metin Eloğlu ve Şiiri

0

Posted on by

1940′lı yıllarda şiiri halkın yalın dili ve zevkine teslim eden Garip şiiri ile bu şiiri halkın dilinden/elinden kopararak yeniden sanatçının düş, imge ve dil dünyasına teslim eden İkinci Yeni şiiri arasında kalan, her iki şiir oluşumundan da etkilenmiş bir şairdir Metin Eloğlu…

 

1940 sonrası Türk şiirinde mizahlı yalın halk söyleyişi ile toplumcu, muhalif tutumu sergilerken,1960′ların başından itibaren imgelerle yüklü soyut ve sanatlı dil anlayışına, uydurma sözcük türetme ve deformasyonlara meylederek dil konusundaki tutumuyla İkinci Yeni şiirine Continue reading →

Share

Ben Sana Mecburum Şiir Kitabı

0

Posted on by

Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi… Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, ‘bize ait olanı’ duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o:

 

‘Ben sana mecburum! ‘

 

Attila İlhan şiirinin tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, Continue reading →

Share

Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti

0

Posted on by

Türk Edebiyatının ve Şiir dünyasının usta isimlerinden olan Orhan Veli’nin en beğenilen 22 şiirinden oluşan Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti kitabı şiir severlere aynı zamanda şiirleri yazarın kendi sesinden dinleme imkanı sunuyor.

 

Orhan Veli’nin kız kardeşinin ortaya çıkardığı bu şiirleri hem okumak hem de O’nun kendi sesinden dinlemek ayrı bir zevk.

 

Kitapta aynı zamanda Orhan Veli’nin Karagöz oyunlarına olan ilgisi ve sevgisini gösteren bir Continue reading →

Share

Otuz Beş Yaş Şiir Kitabı Özeti

0

Posted on by

Şair,felsefi temalar,kapalı ve karmaşık mecazlardan kaçarak gündelik hayatı,anlık sevinç ve tasaları,

aşkı ve ölümü ele alır.Ölüm temasını Otuz Beş Yaş Şiir’indeki olduğu gibi bütün şiirlerine yaymıştır.

Dini ve tasavvufi bir yönü olmadığı için ölüm düşüncesiyle barışamaz;ölümü kader olarak kabul etmemiştir.Bu düşünce hep zihnini kurcalar durur.

Şiirlerinin çoğunda kendisini anlatmıştır.Karamsarlığını,korkularını,özlemlerini dile getirdiği bu şiir,onun şiir anlayışını gösteren bir ”bildiri” niteliğindedir.Şiire adını veren Otuz Beş Yaş’ın ömrün yarısı olma düşüncesi,ünlü İtalyan şairi Dante’ye bir göndermedir.Dante bir şiiri yüzünden otuz beş yaşında sürgüne gönderilir.Sürgündeki yıllarının en önemli ürünü olan ”İlahi Komedya”ya şöyle başlar:”Hayat yolunun ortasında kendimi karanlık bir ormanda buldum.”Şair,Dante’den aldığı Continue reading →

Share

Çile Kitabının Özeti

0

Posted on by

Kitap, N.Fazıl ‘ın eşine ithafiyle başlıyor. “Şiirlerim ve şairliğim” başlığını taşıyan Takdim kısmından sonra 14 başlık altında şiirlerine yer verilmiş. Kitabın sonuna ise şairin “İdeologya Örgüsü” isimli kitabının “şiir ve sanat” başlıklı bölümü ilave edilmiş.

 

TAKDİM

 

“Şiirlerim ve Şairliğim”

 

Şair şiire başlamasına vesile olarak gördüğü “küçük ve adi bahane”yi zikrederek başlıyor. N. Fazıl’ın şair ve şiirle ilgili fikirlerinin özü sayılabilecek bir bölüm. Şairliği “en alttakilerden almamak için” yapması gerektiğine inandığı “büyük bir memnuniyet “ olarak tasvip ediyor. Kendisini “politikaya bulaştığı için” tenkit edenlere ise amacını”şiirin muhtaç olduğu; insan ve cemiyet ikliminin inşası” olarak açıklıyor. N.Fazıl ‘ın şiirine şekil veren baş ölçünün “Allah’a ve Allah davasının topluluğuna olan gaye bağlılığı “ olduğunu belirtiyor.

 

“Biz şiiri iman için bilmişiz.” ifadesi ona aittir.

 

“Üstün idrak müessesesi” olarak tasvip ettiği şiir için “O’nun hilkat sırrının ve Kainat Efendiliği makamının eşiğinde dize gelecektir.” der. N. Fazıl’a göre “şiir, bu mukaddes eşiğin süpürgesi; şair de, boynundaki süpürücülük borcuyla insanoğlunun en yüksek rütbelilerinden birisi”dir. Kendisini de “O’nun ümmetlik liyakatının en alçak ferdi olarak, o mukaddes eşiğin süpürücüsü” olarak takdim eder. Bu bölüm aynı zamanda kitabın sonuna eklenen “Poetika” isimli bölümün de hülasasıdır.

 

ALLAH

 

N.Fazıl ‘ın imana uzanan çizgisini şu mısralar özetliyor:

 

“Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum;

 

Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum…” (1934, s:35)

 

“Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;

 

Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.” (1939, s:39)

 

 

 

“Sen ol dersin ve olur!

 

Pırıltı dolu billur,

 

Çığlık içinde fağfur.

 

Bir renk bize öteden

 

Continue reading →

Share

Uyanmak

0

Posted on by

Mayıs ortasının bir sabahında yataktan kalkmış,yollara düşmüşsünüz.Yolunuz hangi mevkiye,hangi düşüncelere,hangi özgürlüklere yada hangi tutsaklıklara belli değil.Kimse kendi dünyasının dışında başka bir bedenin dünyasını özünde yaşayamaz.Hayat sevmelere yol verdiği gibi sevmemelerede oltasını atar.Kime ne düşeceği gün batımının son vaktinde belli olacaktır.Umarım gününüz sevmek ve sevilmek üzerine olur.

 

sevmeden uyanmak sevilmeye

sevilmek için uyanmak sevmeye

hangi durakta

Continue reading →

Share

Gözyaşında Yağmur

0

Posted on by

Yağmur baharda bir başka güzel yağar değil mi? Ne soğukluğunda üşütür,ne sıcaklığında yakar,alabildiğince tüm bedeni ruhunla beraber yıkar.Gömleğin tenine dokunur,tenin yüreğine,yüreğin duygularına,duyguların gözyaşlarına dokunur.Sen alabildiğine yağmur olursun,yağmurlu bir gökkuşağı vaktinde.

Yağmur İstanbul’a bir başka yağar,dalgasına dokunur sahilin ve sen olur sessizliğin vaktinde.

 

Güneşin battığı kızılına yağar benim yağmurlarım

Sen ağlarsın,gökyüzü ağlar

Ben yağmura dokunurum

Continue reading →

Share
1 2 3 4 5 76 77