By

Denize Övgü * Alvaro de Campos

images

rıhtımda kimsesiz, yapayalnız, bu yaz sabahı

bakıyorum kumsalın kıyısından, bakıyorum belirsizliğe,

bakıyorum ve küçük, siyah parlak bir vapurun

yaklaştığını görmekten mutluluk duyuyorum.

uzakta, öyle açık seçik ve bildik ki kendince

ardında kendi dumanından bir bayrak bırakıyor havaya.

limana giriyor ve sabahı da birlikte getiriyor ve nehirde

denizcilere özgü bir canlanma başlıyor,

yelkenler açılıyor, çatanalar yaklaşıyor,

rıhtıma bağlı gemilerin gerisinde motorlar gidip geliyor

hafif bir rüzgar çıkıyor.

ama ruhumun gördüklerimle,

limana giren vapurla ilgisi yok.

çünkü o uzaklıkla, sabahla,

bu an’ın denizle kaynaşan özüyle,

içimde bir bulantı gibi kabaran tatlı hüzünle,

düşsel bir deniz tutmasının başlamasıyla birlikte.

 

ruhumun olanca özgürlüğüyle bakıyorum uzaktaki o vapura

ve yavaşça bir dümen dönmeye başlıyor içimde.

sabahları gözümün önünde kumsala doğru

yaklaşan gemiler varışların ve kalkışların

acı ve tatlı gizini birlikte getiriyor lar.

uzak rıhtımların ve başka zamanların, başka limanlardaki

benzer insanların anılarını getiriyorlar.

gemilerin bu gelişleri, bütün bu demir alışlar

ve bunu kendi kanımın akışında hissediyorum

bilinçdışı simgeler, korkunç doğaötesi imalar

bir zamanlar ben olan o insanı diriltmeye çalışıyorlar bende…

ah, bütün rıhtım taştan bir özlem kesiliyor

Read More

Share

By

Friedrich Schiller

schiller_friedrich_1

Yıl 10 kasım 1759

Doğdu alman şair

Friedrich Schiller

Macbach’ta

Haydutlar adlı eseriydi

Onu ünlü yazar yapan

Parasız olan babası memurdu

Kıt kanaat geçinen

Yine de tıp’a kadar okuttu Schiller’i

Parasız okullarda

Hayatı hep sersericeydi

Read More

Share

By

DİDEM MADAK

Didem Madak:

 

“Hayatımla ve bir kadın oluşumla ilgili

 

çözemediğim bazı meselelerim var. Bütün bunlar

 

yokmuş gibi davranıp kitabi şiirler yazamam.

 

Şiirlerim ütüsüz ve buruşuk gezdirdiğim ruhumun

 

diyeti bence. Bu yüzden hepsi benden parçalarla

 

dolu. Bu yüzden biraz ‘kadınsı’, durup dururken

 

bağıran şiirler.”

 

MÜJDE BİLİR- Sevgili Didem, ilk kitabın İnkılap 2000 Şiir Ödülü’nü almıştı ve “Grapon Kağıtları” adını taşıyordu. Kısa bir süre önce de ikinci şiir kitabın “Ah’lar Ağacı” (Everest Yay.) yayımlandı. Kitaba adını veren uzun şiirde “(…) Ne diyecektin, ne söyleyecektin/Şairlerin şahı olsan,/bir AH’dan başka./Ah benim nergis kokulu cehaletim/Bana yılarca, bunca sözü boşa söylettin./AH!” diyorsun. Nasıl bir yolculuktur, seni, “ah!” sesine getiren?

 

DİDEM MADAK- Grapon Kağıtları’ndaki şiirleri yazdığım dönemi izleyen üç seneye yakın bir dönemde iki şiir dışında hiç şiir yazmadım. Hiç o dönemdeki kadar çok ah demedim. Sürekli ah dediğim için uyarırlardı beni Read More

Share

By

TURGUT UYAR

Turgut Uyar

(d. 4 Ağustos 1927, Ankara – ö. 22 Ağustos 1985, İstanbul

TUT Kİ BEN

tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan

ya da çok iyi bir şiir yazsan

bir saatin aralıksız işleyişi

bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi

bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi

onun için her akşamı iyi yaşamalıyım

yani kıskanılan onu

demek istediğim hepsi

 

TURGUT UYAR

 

* * * * * * *

 

TURGUT UYAR’IN MEŞHUR SÖZLERİ

 

Her kadın hoşlandığı adamın soyadını aldığında nasıl durur diye içinden söylemiş ya da bir yerlere yazmıştır.

Turgut Uyar

Az sözle çok şey anlatacaksın. Seni seviyorum diyeceksin sadece ama öyle her zaman Read More

Share

By

PABLO NERUDA

imagesCA4PSEW4

Pablo Neruda

(Asıl ismi: Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto)

(12 Temmuz 1904 Parral, Şili – 23 Eylül 1973 Santiago),

* * * * * * *

BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRİ YAZABİLİRİM

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu

Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta

Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.

Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece

Read More

Share

By

KEMALETTİN KAMU

Kemalettin Kamu

(d. 15 Eylül 1901, Bayburt – ö. 6 Mart 1948, Ankara)

İstanbul Erkek Öğretmen Okulu’nda okuyan Kemalettin Kamu’nun, bu yıllarda yazdığı şiirleri Süleyman Nazif’in gazetesinde yayımlandı. İstanbul’un işgali üzerine ünlü “Gurbet” şiirini kaleme aldı.  İzmir’in işgali üzerineyse “Türk’ün İlahisi” adlı şiirini yazan şairin Kurtuluş Savaşı yıllarında yazdığı şiirler okul kitaplarına girdi, yurt genelinde tanınan ve sevilen bir şair oldu. Kimi şiirleri bestelenip şarkı veya marş oldu. İstiklâl Marşı seçimine de katıldı. Kemalettin Kamu’nun ilk şiiri “Şam”, Bursa Mecmuası’nda çıkmıştı. Ününü kazandıran ikinci şiiri “Türk’ün İlahisi” Büyük Mecmua’da yayımlandı Kurtuluş Savaşı yıllarında “Dergâh” dergisinde yazdığı şiirlerle ün kazandı. “Varlık “ve “Oluş” dergilerinde de şiirlerini yayımladı. Başlangıçta aruz ölçüsü ile yazan Kamu daha sonra hece ölçüsüyle ve sade bir dille Millî Edebiyat akımına bağlı yurt sevgisi, gurbet, aşk konularını işleyen şiirler yazmıştı.

İSTİKLÂL ORDUSU ŞEHİTLERİNE

Düne kadar en vakur ölümlere güldünüz,

Bugün bütün milletin gönlüne gömüldünüz,

Read More

Share

By

SUNAY AKIN

imagesCA44WFME

Sunay Akın

(d. 12 Eylül 1962)

Sunay Akın, 1962 yılında Trabzon’da doğdu. Akın’ın daha iyi bir eğitim alabilmesi için ailesi şair 10 yaşındayken İstanbul’a taşındı. Koşuyolu Lisesi’ni bitirdi ve lisans derecesini 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Coğrafya Fakültesi’nden aldı.

Akın ilk şiirini 9 yaşındayken bir metoroloji çalışanının kızına yazmıştı. Şiiri kızın evindeki balkon kapısının üstüne kazıdı. Ancak soğuk geçen kış mevsiminde aile o kapıyı yakmıştı ve Akın’ın şiiri hiçbir zaman yerine ulaşmadı.

AİLE BOYU

Ezilmiş bir çocukluk benimkisi

bir iskelenin

vapurların yanaştığı yüzüne asılıdır

Read More

Share

By

AHMET ARİF

Ahmed Arif

(d. 21 Nisan 1927, Diyarbakır – ö. 2 Haziran 1991, Ankara)

 1940-1955 yılları arasında değişik dergilerde yayınladığı şiirlerinde kullandığı kendine has lirizmi ve hayal gücüyle Türk edebiyatındaki yerini aldı. Türkçeyi en iyi kullanan şairlerdendir. Şiirlerinde hep ezilen insandan yana oldu ve ezilenlerin kardeşliğine vurgu yaptı. Şiirlerinin toplandığı tek kitabı Hasretinden Prangalar Eskittim 1968′de yayınlandı. Türkiye’de en çok basılan kitaplar listesindedir. Ahmed Arif şiiri hala gençliğe damgasını vurmaktadır.  Ankara’da yalnız yaşadığı evinde 2 Haziran 1991 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM 

Seni anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara.

Read More

Share

By

SAİT FAİK ABASIYANIK

Sait Faik Abasıyanık

(18 Kasım – 11 Mayıs 1954) 

1930′larda başladığı yazı hayatı boyunca “sorumlu avare”, “gözlemci balıkçı”, “çakırkeyf sirozlu”, “küfürbaz şair”, “müflis tacir”, “züğürt yazar”, “hamdolsun diyemeyen rantiye”, “anadan doğma çevreci” gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık’ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içerdi. 1934-1940 arasında Varlık, Ağaç, Servet-i Fünun Uyanış, Ses, Yeni Ses, Yaprak, Yenilik gibi dergilerde yayınlanan öykülerinle tanınmaya başladı. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırdı. Öykü, roman ve şiirlerini yaşamın hakkını vermek için yazdı. Sürekli kullandığı ana tema yaşama sevinci oldu. İstanbul’da 11 Mayıs 1954′te sirozdan yaşamını yitirdi.

O VE BEN

Sana koşuyorum bir vapurun içinde

Ölmemek, delirmemek için.

Read More

Share