Kas 02, 2012 - 0 Comments - ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA -

KASİDENİN BÖLÜMLERİ, ÖZELLİKLERİ VE KASİDE ÖRNEKLERİ

Kasideler, genellikle birini övmek ve ya yermek amacıyla yazılan şiirler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan divan edebiyatı şiirlerdir. Kaside şairlerine kasidegü (kaside söyleyen), kasidesera ya da kasideperdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur.

 

Türk edebiyatında 13. yüzyılda kullanılmaya başlanır. Nazım birimi beyittir. Beyit sayısı 3399 arasında değişir. Kasidenin ilk beyitine matla denir. Şair kasidesi içinde matlayı tekrar ederse tecdidi matla denir. Matlayı birden çok tekrar ederse bu zatül metali veya zül metalidir. Kasidenin son beyitine makta , şairin mahlasının bulunduğu beyite taç beyit denir. Kasidenin en güzel beyiti beytül kasid olarak isimlendirilir.

 

Kasideler birini övmek veya yermek için yazılan şiirlerdir.şeklindeki tanım,bunun nazım şekli değil de nazım türü olduğunu ortaya çıkartır.Oysa kaside adı şiirin nazım şekliyle alakalı bir durumdur.Bu açıdan bakıldığında kasideleri belirli bölümlerden oluşan ve gazellerden daha uzun yazılan belli bir kafiye örgüsü olan(aa ba ca da….)nazım şeklidir diye tanımlamak daha doğru olacaktır. Kasideyi övgü ve yergi şiiri olarak tanımlarsak övgü ve yerginin yapıldığı farklı nazım şekilleriyle yazılmış bütün şiirleri bu gruba dahil etmemiz gerekir.Mesela şair gazelinde bir kişiyi övdü ise onun da kaside olduğunu iddia etmemiz gerekir ki bu da bizi açmaza sürükler.Aynı şekilde bütün hicviyeleri kaside olarak adlandırmamız gerekir. Mesela Ziya paşanın meşhur terkib bendlerini(erbâbı kemâli çekemez nâkıs olanlar,rencîde olur dîdei huffâş ziyâdan…) kaside olarak kabul etmemiz gerekir. Kasidelerde illaki övgü veya yergi olacak şartı yoktur.Meselâ şair bahariyye içinde tamamen baharın güzelliklerinden bahsetmişse bunun içinde övgü ve yergi aramak abes olacaktır.Özellikle İstanbul’dan uzak kalan şairlerin divanlarındaki kasidelerde bir devlet büyüğünü övmekten ziyade bu tür övgü dışı konuların anlatıldığı eğer incelenirse görülecektir. Aynı hatalar gazel için de yapılmaktadır.Gazel kadın aşk şarap konulu şiirler demek değildir.Gazel bir nazım şeklidir.En az 3 beyittir.Beyit sayısı kasideler kadar fazla değildir.3 beyitten az olan gazellere nâtamam gazel denir.Yani tamamlanmamış.

 

Kasidenin Bölümleri

 

1. Nesip (Teşbib)

 

Kasidenin ilk bölümüdür, şiir yönünden en ağır bölümdür.

Genelde 31/99 beyit olur.

Şair bu bölümde betimleme yapar ; kadın, kış, at, bahar vs.

Baharın tasviri yapılıyorsa: Bahariye, kışın tasviri yapılıyorsa: Şitaiye, temmuzun tasviri yapılıyorsa: Temmuziye, ramazanın tasviri yapılıyorsa: Ramazaniye, atın tasviri yapılıyorsa: Rahşiye, hamamın tasviri yapılıyorsa: Hamamiye.

 

2. Girizgah

 

Nesip bölümünden methiye bölümüne geçerken söylenen ve basamak görevinde olan beyitlerdir.

Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir.

12 beyitten oluşur.

3. Methiye

 

Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür.

Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır.

4. Tegazzül

 

Gazel söyleme anlamına gelir, bütün kasidelerde olması zorunlu değildir.

Methiyeden sonra şair bir fırsatını düşürüp aynı ölçü ve uyakta bir gazel söyler, buna tegazzül denir.

5. Fahriye

 

Şairin kendini övdüğü bölümdür.

Fahriyeyi en seven şair Nefi’dir.

6. Tac

 

Şairin kendisi hakkındaki yeni düşüncelerini söylediği bölümdür.

23 beyit bulunur.

‘Nefi’ çok kullanır.(Tac bir bölüm değil sadece şairin isminin geçtiği beyittir)

7. Dua

 

Kasidenin son bölümüdür.

Birkaç beyit olur.

Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder.

 

Kaside ve Tarihsel Önemleri

 

Kasideler, sosyal ve kültür tarihi araştırmacısı için önemli bir belge ve bilgi kaynağı olarak değerlendirilebilirler. Resmî tarihi vesikalar kadar, edebî metinlerin de tarih araştırmacısı için önemli bir belge olduğunu ispatlayacak mühim kaynaklar arasındadır.

 

Kasideler, ideal devlet adamı profili çizme, sosyal ve ekonomik konularda devrin özelliklerini yansıtma, sosyal hayatın değişik sahnelerini anlatma, tarihî şahsiyetlerin biyografik bilgilerine katkıda bulunma, siyasal ve kültürel tarihin pek çok değişik safhası için yazılmış edebi eserlerdir.

 

Kasideler konularına göre isimlendirilir.

 

Tevhid: Allah’ın birliğini anlatan kısa gazel.

Münacaat: Allah’a yalvarmak yakarmak için yazılır.

Na’at : Peygamberi övmek için yazılır.

Methiye : Devlet büyüklerini övmek için yazılır.

Mersiye : Ölüm temalı kasidelerdir.

Hicviyye: Alay etmek amacında yazılan kasidelerdir.

Şehrengiz:Bir şehrin güzelliklerini anlatan kasidelerdir.

Cülusiye: Padişahın tahta geçişine sevinen kişiler için yazılan kasidelerdir.

Kasideye güzel bir örnek; Su Kasidesi

 

Su Kasidesi Fuzûlî’nin meşhur kasidelerinden biridir. Aruzun fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün kalıbıyla yazılmıştır. Redifi su olduğu için bu şekilde adlandırılır. Fuzûlî bu kasidesini Muhammed’i övmek amacıyla yazmıştır. Kaside üstün bir lirik söyleyiş ve sanatlı anlatımıyla Türk Edebiyatı’nın büyük şairlerinden Fuzûlî’nin bir söz şaheseridir.

 

Divan şairleri umumiyetle fikirlerini bir beyitte sona erdirirler. Fuzuli bu eserinde 31. beyitle 32. beyiti birbirine bağlıyor. İki beyitte de mahşer günü bahis konusudur. O gün insanlar Tanrı’ya hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü işlerin hesabını verecekleri için büyük bir telaş ve heyecan içinde olacaklardır. O gün Muhammed kendisini sevenlere şefaat edecektir.

 

Fuzuli / Su Kasidesi

 

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su

Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su

 

Âbgûndur günbedi devvâr rengi bilmezem

Ya muhît olmuş gözümden günbedi devvâre su

 

Zevki tiğından aceb yok olsa gönlüm çâk çâk

Kim mürûr ilen bırakır rahneler dîvâre su

 

Suya versin bağban gülzarı zahmet çekmesin

Bir gül açılmaz yüzün tek verse bingülzâre su

 

Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına

Hâme tek bakmaktan inse sözlerine kare su

 

Ârızın yâdiyle nemnâk olsa müjgânım n’ola

Zayi olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su

 

Gam günü etme dîli bîmardan tiğin diriğ

Hayrdır vermek karanû gecede bîmâre su

 

ıste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et

Susuzum bu sahrede benim’çün âre su

 

Ben lebim müştâkıyım zühhâd kevser tâlibi

Nitekim meste mey içmek hoş gelir huşyâre su

 

Ravzaı kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr

Âşık olmuş gâlibâol servi hoş reftâre su

 

Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek

Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vare su

 

Destbûsı arzûsiyle ger ölsem dostlar

Kûze eylen toprağım sunun anınle yâre su

 

ıçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile

Gül budağının mîzacına gire kurtâre su

 

Tîneti pâkini rûşen kılmış ehli âleme

ıktidâ kılmış tarîki Ahmedi Muhtâr’e su

 

Seyyidi nev’i beşer deryâyi dürri istifâ

Kim sepiptir mu’cizâtı âteşi eşrâre su

 

Kılmak için taze gülzâri nübüvvet revnakın

Mu’cizinden eylemiş izhar sengi hâre su

 

Mu’cizi bir bahri bîpâyan imiş âlemde kim

Yetmiş andan bin bin âteşhânei küffâre su

 

Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima

Parmağında verdiği şiddet günü Ensâr’e su

 

Eylemiş her katrede bin bahri rahmet mevchîz

El sunup urgaç vuzuı için gül ruhsâre su

 

Hâki pâayine yetem der ömrlerdir muttasıl

Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su

 

Zerre zerre hâki dergâhına ister salar nûr

Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre su

 

Zikri na’tın virdini derman bilir ehli hatâ

Eyle kim defi humar için içer meyhâre su

 

Yâ Habîbâ’llah yâ Hayr’elbeşer müştâkınım

Eyle kim lebteşneler yanıb diler hem vâre su

 

Sensin ol bahri kerâmet kim şebi Mi’rac’da

şebnemi feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su

 

Çeşmi hûrşidden her dem zülâli feyz iner

Hâcet olsa merkâdin tecdîd eden mi’mâre su

 

Bîmi dûzah nâri gam salmış dîli sûzânıma

Var ümîdim ebri ihsanın sepe ol nâre su

 

Yümni na’tinden güher olmuş Fuzûlî sözleri

Ebri nîsandan dönen tek lü’lüi şehvâre su

 

Hâbı gafletten olan bîdâr olanda rûzı haşr

Hâbi hasretten dökende dîdei bîdâre su

 

Umduğum oldur ki Rûzi Haşr mahrûm olmayam

Çeşmi vaslın vere ben teşnei dîdâre su

 

Fuzûlî

 

 

Kaynak: Wikipedia Bir yerlerden alıntıdır.

Not: Aşağıdaki içerik yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklanmış olan içeriğin özeti niteliğindedir. Üstteki bilgilerden daha farklı bilgiler içermez.

 

<— Kısa ve Öz Bir Anlatım —>

Kasideler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Kaside şairlerine kasidegü (kaside söyleyen), kasidesera ya da kasideperdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur.

 

Kasidenin Bölümleri

 

Birinci bölüm 1520 beyitliktir. Bu ilk bölüme, aşıkane duygular yer alıyorsa nesib, bahar, doğa, bayram gibi konulara değiniliyorsa teşbib adı verilir.

İkinci bölüm girizgah ya da girizdir. Genellikle tek beyitten oluşur ve burada şair medhiyeye (övgüye) geçeceğini bildirir. Girizgah konuya uygun ve nükteli olmalıdır.

Üçüncü bölüm medhiyedir. Bu bölümde asıl konu anlatılır. Beyit sayısı konuya ve şaire göre değişen medhiye bölümü kasidenin en sanatlı beyitlerini içerir.

Kasidenin dördüncü bölümü tegazzüldür. Tegazzül, 512 beyit arasında değişir. Kasidenin başında ya da sonunda yer alabilir. Bu bölüm her kasidede bulunmayabilir.

Beşinci bölüm fahriyedir. Şair bu bölümde de kendisini över.

Kasidenin son bölümü duadır. Bu bölümde önceki beyitlerde övgüsü yapılan kişi için dua edilir.

Kasideler, nesib bölümünde ele alınan konuya göre göre kasidei bahariyye, kasidei ramazaniyye, kasidei hammamiyye olarak adlandırılır. Uyaklarına göre r harfi ile bitiyorsa kasidei raiyye, l harfiyle bitiyorsa kasidei lamiyye, m harfiyle bitiyorsa kasidei mimiyye diye anlandırılır. Rediflerine göre de, tevhid, münacaat, methiye diye bölümlenir. Kasidenin en güzel beyiti beytül kasidedir. Şairin adının geçtiği beyite ise tac beyit denir.

Alıntı : sevcan.net

Enter Your Mail Address

Share

Vote this page

topvotes.appspot.com

Bir Cevap Yazın