ÜNLÜ ŞAİRLERDEN AŞK ŞİİRLERİ

Bekleyeceğim

* 

Aylar geçip yıllar olsa da

Yıllar geçip zaman dolsa da

Aşkın arzuları beni boğsa da

Bir gün seversin diye bekleyeceğim

 

Bugün nişanlansan, yarın evlensen

Benden başka binbir kişi sevsen

Hepsiyle ayrı ayrı izdivaç görsen

Bir gün dönersin diye bekleyeceğim

 

Seni beklemekle geçse de ömrüm

Şu fani dünyada kalmasa günüm

Senden uzakta ölürsem bir gün

Ahirette seni bekleyeceğim…

 

Ahmet Hamdi Tanpınar

 

* * * * * * *

 

Özletiyor Seni Bu Yağmurlar

*

Burada yağmur yağıyor,

Aralıksız yağıyor günlerdir

Ama sen yine de şemsiyeni

Almadan gel ilk otobüsle

Buğulanan camlara usulca

Yüzünü çiziyorum ki yüzün

Bir yağmur damlası olup

Düşüyor yapraklarına gülün

Güller de bozamıyor bu uzun

Karanlık sessizliğini kentin

Anılarını yitiriyor sokaklar

Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

Tarih de kekemeleşiyor bazen

Ki o zaman aşktır tek bilici

Aşksa yürümek gibi bir şey

Duyabilmek kuşların gelişini

Anısı bizsek eğer bu kentin

Unuttuğu türküler bizsek

Acıyı rehin bırakıp bir güle

Anımsatmalıyız bunları bir bir

Sonra yürümeliyiz seninle

Sokaklara caddelere çıkmalıyız

Belki bir aşktır bu kentin

Belleğini geri getirecek olan

Burada yağmur yağıyor ama sen

Şemsiyeni almadan gel yine de

Özletiyor bu çılgın sağanak seni

Sırılsıklam özletiyor biliyor musun

 

Ahmet Telli

 

* * * * * * *

 

Kimi Sevsem Sensin

 

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet

sarışın başladığım esmer bitiyor

anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli

dudakları keskin kırmızı jilet

bir belaya çattık / nasıl bitirmeli

gitar kımıldadı mı zaman deliniyor

kimi sevsem sensin / hayret

kapıların kapalı girilemiyor

 

kimi sevsem sensin / senden ibaret

hepsini senin adınla çağırıyorum

arkamdan şımarık gülüşüyorlar

getirdikleri yağmur / sende unuttuğum

hani o sımsıcak iri çekirdekli

senin gibi vahşi öpüşüyorlar

kimi sevsem sensin / hayret

in misin cin misin anlamıyorum.

 

Atilla İlhan

 

* * * * * * *

 

 

Özledim Seni

*

özledim seni…

ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.

beynimi uyuşturuyor özlemin…

çok sık birlikte olmasak bile

benimle olduğunu bilmenin

bunca zamandır içimi ısıttığını

yeni yeni anlıyorum

Yokluğun,

Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızi olmaktan çıkıp

mütemadiyen bir boşluğa

Sabahları seni okşayarak başlamaları

akşamları her isi bir kenara koyup

seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;

oynaşmalarımızı,

yürüyüşlerimizi,

sevimli haşarılığını,

çocuksu küskünlüğünü…

Nasılda serttin başkalarına karşı

beni savunurken;

ve ne kadar yumuşak

bir çift kısık gözle kendini

ellerimin okşayışına bırakırken

Gitmeni asla istemediğim halde

buna mecbur olduğunu görmek

ve sana bunları söylemeden

‘git artık’ demek

‘beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk

kavuşacaksın mutluluğa’

demek sana nede zor

seni görmemek ve belki yıllar sonra

karsılaştığımızda

bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden…

yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek….

 

Can Yücel

 

* * * * * * *

 

Sevgilim, bir günün…

*

Sevgilim, bir günün ortası şimdi

Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,

Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde

Uzat bana uzat ellerini

İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar

İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,

Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor

 

Ben seni düşünüyorum seni

Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi

Kalbim diyorum kalbim

Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi

Aşkı anılar besliyor düşler kadar

Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır

Sevgi eskidikçe sevgi.

 

Günümüz ekmeğimiz, türkümüz

Çoluğumuz çocuğumuz

Binalar yan yana yükselip gidiyor

Vapurların ağzı köpük içinde

Uzaklarda ne kapılar açılıyor

Tirenin biri bir istasyona varıyor

Ordan çıkıyor biri.

 

Her şey biliyor her şey

Sen biliyor musun bakalım

Seni nice sevdiğimi?

Üstüne titrediğimi?

 

Geldiğimi?

Gittiğimi

 

Hadi!

 

Cemal Süreya

 

* * * * * * *

 

Senin Olmadığın Yerde

 

*

Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa

ben koca bir hayat sığdırdım…

Beni sevmemene isyan edip kaçmak,

sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,

ruhumun en büyük yanılgısıydı…

Hayat bana en acımasız yüzünü

sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi…

Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,

hayata başladığım yerde,

kalbindeyim…

Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:

Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum…

 

Cezmi Ersöz

 

* * * * * * *

 

Hasret

Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,

Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:

Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,

Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır

diye

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca

 

* * * * * * *

 

 

Üç kez seni seviyorum diye uyandım

*

 

Üç kez seni seviyorum diye uyandım

Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim

Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum

 

Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün

 

Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim

Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum

Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum

 

Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün

 

Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım

Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim

Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum

 

Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun

 

İlhan Berk

 

* * * * * * *

 

Sevgilim…

*

Sevgilim,

yetimim benim,

 

aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken

 

kapılar kapalı, dünya buzlu cam

uyuşmuş gözlerimin önünde

hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan

 

ikimizin yerine dinliyorum

sevdiğin şarkıları

siyah tişörtünü giyiyorum yatarken

gömleklerini, kazaklarını, kokunu

senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken

gün boyu elimde kahve fincanı

 

kapıyı açmıyorum

telefonlara çıkmıyorum

başını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların

 

Sevgilim,

yetimim benim,

nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata

öldüğünden haberi yok fotoğraflarının…

 

Murathan Mungan

 

* * * * * * *

 

Yine Sana Dair

*

Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,

Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,

Sende uzaklığı,

Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.

 

Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine

Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,

Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

 

Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,

Fakat asla ümitsizliği değil…

 

Nazım Hikmet

 

* * * * * * *

 

Özlem

*

Bir gece,

Gecede bir uyku.

Uykunun içinde ben.

Uyuyorum,

Uykudayım,

Yanımda sen.

 

Uykunun içinde bir rüya,

Rüyamda bir gece,

Gecede ben.

Bir yere gidiyorum,

Delice.

aklımda sen.

 

Ben seni seviyorum,

Gizlice..

El-pençe duruyorum,

Yüzüne bakıyorum,

Söylemeden,

Tek hece.

 

Seni yitiriyorum

Çok karanlık bir andan.

Birden uyanıyorum,

Bakıyorum aydınlık;

Uyuyorsun yanımda..

Güzelce.

 

Özdemir Asaf

 

* * * * * * *

 

Ayrılırken

 *

Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.

Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,

Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.

Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.

Bu saatte gözyaşları, yeminler,

Boş bir tesellidir inandığımız.

Perde kapanıyor, film bitiyor işte,

O hiç bitmeyecek sandığımız…

Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı.

Sadece bakışlarımızda hüzün.

İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz…

O ikiz kardeşi ölümün.

Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz

Bu son buluşmamızdır seninle

Yeni bir hayata başlayacaksın artık

Onunla, o yeni sevgilinle.

Anlıyorum artık o öpecek ellerini

Kulağına aşkı o fısıldayacak

İçinde bir pişmanlıktan başka

Benden eser kalmayacak.

Sigaranı söndür , kalkabiliriz

On adım sonra yollarımız ayrılmalı

Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana

İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.

 

Ümit Yaşar Oğuzcan

 

* * * * * * *

Alpha

 

Nehirlere karışan zehirli atıklar gibi

ağır ağır akarak kanıma karışmakta

yokluğun!

Hiç sormadım, neydi başka elbiseler içinde bulduğun

aynı askıyla dolaba kaldırılan iki güzel yelektik biz

güveye benzer bir şey oldu suskunluğun!.. anladım ki:

Aşk naftalinlenmiyormuş meğer, eğer kanıtlanmıyorsa suçun!

 

Küçük İskender

* * * * * * *

BEN SANA MECBURUM

*

Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum.

 

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

Bu şehir o eski İstanbul mudur

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Ben sana mecburum sen yoksun.

 

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

 

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor

Eski zamanlardan bir cuma çalıyor

Durup köşe başında deliksiz dinlesem

Sana kullanılmamış bir gök getirsem

Haftalar ellerimde ufalanıyor

Ne yapsam  ne tutsam nereye gitsem

Ben sana mecburum sen yoksun.

 

Belki haziran  da mavi benekli çocuksun

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun

Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor

Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin

Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

 

Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Bu kurtlar sofrasında belki zor

Ayıpsız   fakat ellerimizi kirletmeden

Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Sus deyip adınla başlıyorum

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

Hayır başka türlü olmayacak

Ben sana mecburum bilemezsin.                            

Attila İLHAN

Enter Your Mail Address

Share

Vote this page

topvotes.appspot.com

Bir Cevap Yazın