Şub 05, 2013 - 0 Comments - ÜNLÜ ŞAİRLERDEN KONULU ŞİİRLER -

Ünlü Şairlerden Sevgi Şiirleri

SEN SENİ

sen seni seveni

görmeyecek kadar

körsen seni

seven seni

sevdiğini söyleyecek

kadar gururludur.

Can Yücel

 

* * * * * * *

BAHAR VE BİZ

Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden

Rabbim ne güzel çıldırır.

Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;

Sevincinden titreyerek.

Yılda bir kere kendini verir toprak

Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan

Rabbim ne güzel yarılır.

Biz de bir kere sevinebilseydik.

Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.

Kimbilir belki bir gün sulh olunca

Biz de deliler gibi seviniriz,

Ağaçları ve baharı taklit ederiz

Renkli bez parçalarıyla donatırız şehri

Renkli ampuller asarız pencerelerden

Kimbilir belki bir gün sulh olunca

Biz de çatır çatır çatlarız binbir yerimizden

Ağaçlar gibi

Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

* * * * * * *

SEN BENİM SARHOŞLUĞUMSUN

Sen benim sarhoşluğumsun

ne ayıldım

ne ayılabilirim

ne ayılmak isterim

başım ağır

dizlerim parçalanmış

üstüm başım çamur içinde

yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.

Nazım Hikmet Ran

 

* * * * * * *

LAVİNİA

Sana gitme demeyeceğim.

Üşüyorsun ceketimi al.

Günün en güzel saatleri bunlar.

Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.

Gene de sen bilirsin.

Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,

İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim.

Ama gitme Lavinia.

Adını gizleyeceğim,

Sen de bilme Lavinia

Özdemir Asaf

 

* * * * * * *

YİNE SANA DAİR

Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,

Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,

Sende uzaklığı,

Sende; ben, imkânsızlığı seviyorum.

Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine

Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,

Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

Sende, ben, imkânsızlığı seviyorum,

Fakat asla ümitsizliği değil…

Nazım Hikmet Ran

 

* * * * * * *

AŞKIMIZ BİR ROMAN

Kalbimde arama eski yerini

Sen gözümden akan sele karıştın

İstesem de artık sevemem seni

Hasret rüzgarına yele karıştın

Seninle aşkımız eski bir roman

Yandı sayfaları külüdür kalan

Sevgilim herşeyim sendin bir zaman

Ne yazık sonunda ele karıştın

Kırılan kalbim var dinmez bir kini

Ömrümce sürecek aşka yemini

Kavuşmak imkansız artık sevgilim

Dönüşü olmayan yola karıştın

Ahmet Selçuk İlkan

 

* * * * * * *

BİR GÖNÜL SAYFASI

En güzel yerinde bitti aşkımız

Bir gönül sayfası daha kapandı

Ansızın terketti umutlar bizi

Bir gönül sayfası daha kapandı

İkimiz sevmiştik delicesine

Ayırdılar bizi ölürcesine

Ölmeden toprağa gömercesine

Bir gönül sayfası daha kapandı

Ayrılıkmış meğer aşkın bedeli

Kalbim paramparça gönlüm bir deli

Nasıl diner sensiz gözümün seli

Bir gönül sayfası daha kapandı.

Ahmet Selçuk İlkan

 

* * * * * * *

YÜREĞİN VARSA GEL

Yüreğimi beşik yaptım sevdana

Düşler kurdum, hayal kurdum bildin mi?

Umutlardan taç yaptım yoluna

Bir gün olsun zahmet edip geldin mi?

Senin için ne savaşlar açtım da

Dağlar taşlar ranzam oldu yattım da

Şu canımı ateşlere attım da

Senden bir ses alamadım öldün mü?

Vefasızsın, vefalıyım deme hiç

Gelmek için çok geç kaldın, gelme hiç!

Kutlu olsun sana bu şan, bu sevinç

Bir tek sana yenik düştüm gördün mü?

Ahmet Selçuk İlkan

* * * * * * *

DOST

Biz haber etmeden haberimizi alırsın,

yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.

Gözümüzün dilinden anlar,

elimizin sırrını bilirsin.

Namuslu bir kitap gibi güler,

alnımızın terini silersin.

O gider, bu gider, şu gider,

dostluk, sen yanı başımızda kalırsın

Nazım Hikmet

 

* * * * * * *

SEVERİM BEN SENİ CANDAN İÇERİ

Severim ben seni candan içeri,

Yolum ötmez bu erkandan içeri.

Nereye bakar isem dopdolusun,

Seni kanda koyam benden içeri!

O bir dilberdürür yoktur nişanı

Nişan olur mu nişandan içeri.

Beni benden sorman, bende değülüven,

Suretim boş yürür dondan içeri.

Beni benden alana ermez elim,

Kadem kim basa sultandan içeri.

Tecelliden nasib erdi kimine,

Kiminin maksudu bundan içeri.

Kime didar gönülden şule değse

Onun şulesi var, günden içeri.

Senin aşkın beni benden alıptır,

Ne şirin dert bu; dermandan içeri.

Şeriat, tarikat yoldur varana,

Hakikat, marifet, andan içeri.

Süleyman kuş dilin bilir dediler

Süleyman var Süleyman’dan içeri.

Unuttum, din-diyanet kaldı benden.

Bu ne mezhepdürür, dinden içeri.

Dinin terkedenin küfürdür işi,

Bu ne küfürdür, imandan içeri.

Geçer iken, Yunus, şeş oldu dosta,

Ki kaldı kapıda andan içeri.

Yunus Emre

 

* * * * * * *

DOSTLAR IRMAK GİBİDİR

Dostlar ırmak gibidir

Kiminin suyu az,kiminin çok

Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca

Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

İnsanlar vardır;

Üstü nilüferlerle kaplı,

Bulanık bir göl gibi.

Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.

Uzaktan görünüşü çekici aldatıcı

İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı.

Ne zaman ne geleceğini bilmezsiniz;

Sokulmaktan korkarsınız,güvenemezsiniz!

İnsanlar vardır;

derin bir okyanus.

İlk anda ürkütür,korkutur sizi.

Derinliklerinde saklıdır gizi,

Daldıkça anlarsınız,daldıkça tanırsınız;

Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır,

coşkun bir akarsu.

Yaklaşmaya gelmez,alır sürükler.

Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!

Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;

Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır;

sakin akan bir dere.

İnsanı rahatlatır,huzur verir gönüllere.

Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.

Sesinde,görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

İnsanlar vardır;

çeşit çeşit,tip tip,

Her biri başka bir karaktere sahip.

Görmeli,incelemeli,doğruyu bulmalı.

Her şeyden önemlisi insan,insan olmalı.

İnsanlar vardır;

berrak,pırıl pırıl bir deniz.

Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.

Dibini görürsünüz her şey meydanda.

Korkmadan dalarsınız,sizi sarar bir anda.

İçi dışı birdir çekinme ondan.

Her sözü içtendir,her davranışı candan.

Can YÜCEL

Enter Your Mail Address

Share

Vote this page

topvotes.appspot.com

Bir Cevap Yazın