Şub 12, 2013 - 0 Comments - ÜNLÜ ŞAİRLERDEN KONULU ŞİİRLER -

Ünlü Şairlerden GÖZ Şiirleri

GÖZLER

Sende sevgidir zaman ve Leyla’dır

Kulak ver, tükenmeyen âh ü zârıma, gözler

Ey, dikenli yolları gökyüzüne bağlayan

Bir hayali dilberin çehresinde parlayan

Mehtabım gülümse de kalbimde gül büyüsün

Sen ki, güzel gözlerin belki en büyüğüsün

Güneş gibi, ufkumda doğup da yanan gözler

Ruhumun yağmurunu içip de kanan gözler

Geceye mi çırpınış, gurbete mi bu hasret

Bitmeyen bir susuzluk ve sönmeyen hararet

Ortasında kalmışsın; saçların darmadağın

Gülşenim, yıkılmadan saray gibi otağın

Hayatın sonbaharı kuşatmadan rengini

Yitirmeden şu billur ve masmavi engini

Beni al kollarına, uyut sonsuza değin

Yüzümde dalgalansın o simsiyah eteğin

Göreyim elmas gibi parlayan nakışları

Gönlümü çiçek çiçek sırlayan nakışları

Papatya bir simada sana taht kurmuş Allah

Ne olur, üzme beni; çektiğim her derin âh

İçimden bir parçayı koparıp götürüyor

Ve hicrân sis misali, her yanımı bürüyor

Mehtabım, yıldız gibi süsle kâküllerini

Koklayayım kalbimde yeşeren güllerini

Islanmış sinesine çekiver bir baharın

Uyandır şarkısıyla beni, kanaryaların

Duaya kalksın elim, başım şükre uzansın

Sesim dudaklarıma mahpus iken, uyansın

Ve matem kuyusundan çekeyim ellerimi

Toplayayım yerlere düşmüş hayallerimi

Kapkaranlık dünyama bir ışık yakan gözler

Bana, benimmiş gibi, ümitle bakan gözler

 

Nurullah GENÇ

 

* * * * * * *

 

GÖZLERİNE YAZILMAMIŞ BİR DESTAN

 

bu şiirde iki göz var

biri senin; biri onun

Senin o karanlık, küf kokulu

matem gözlerini terkediyorum

biliyorum; saçlarının sarısı

gözlerinin yeşiline karışmış

biliyorum; sana benzemek için

melikeler birbiriyle yarışmış

fosforlu ve derin bakışlarına

çağlar boyu nice destanlar yazılmış

oysa ben görülmedik bir lale yaprağına

gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum

gözlerin değişip kaplasın karanlığı

bütün ufukları sarsın gözlerin

gene de hep bende kalsın gözlerin

l

kapama gözlerini; karanlıktan korkarım

atlılar kaybeder yolunu, hasretimin

posta güvercinleri geri dönmez ülkeme

yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım

kapama gözlerini; karanlıktan korkarım

ll

ateşten ve köpükten sıyırıp ellerimi

mekanımı gülistan eyleyendir gözlerin

isyanıyla ihtiras ve gerilim yaşayan

Kabil’in ruhunu kan eyleyendir gözlerin

vuslat aşkını Leyla düşürmedi çöllere

arzı Mecnun’a hicran eyleyendir gözlerin

gözlerinde başladı tarihin macerası

Adem’i Havva’ya ram eyleyendir gözlerin

Kerem dağlar ardında aradı gözlerini

Kamber’i bile viran eyleyendir gözlerin

Ferhat dağları deldi yolunu bulmak için

sevmeyenleri giryan eyleyendir gözlerin

suların emzirdiği muamma bir çocuğu

yedi iklime hakan eyleyendir gözlerin

lll

gözlerin göklerinde

her yüzyılın başında

birer akkor olmuş gözlerin

çekip çıkarsam da mısralarımı

ben yalnız gözlerinin şairiyim aslında

hangi rüzgara verdiysem aşkımı

beni alıp yangınlara götürdü

muştu beklediğim bütün yelkenlilerden

ateş düştü içime

lV

yüreğimden fışkıran bir “ah” mıdır gözlerin

beni benden koparan “eyvah” mıdır gözlerin

Bu gözler, o aydınlık o güzel gözler değil

yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin

ses midir, aynalarda çarpan kulaklarıma

kürdili hicazkar mı, segah mıdır gözlerin

Arif Bey’i Itri’yi ömür boyu inleten

nihavend mi, sultan-ı yegah mıdır gözlerin

kubbesinde yitirdim zaman duygularımı

akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin

ruhumu baştan başa acılarla dokuyan

beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin

her köşede zifiri bir silüet bırakan

gönül memleketimde seyyah mıdır gözlerin

renkler avare; sitem başıboş kuytularda

mavi midir, yeşil mi, siyah mıdır gözlerin

yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin

V

nihan kıldı gözlerin bana kapılarını

oysa ben gözlerinden girerdim yüreğine

her bakışın bir damla ab-ı zindegan idi

hicranlı her gülüşün bin yıllık figan idi

içime, soluşundan sonra koyu renklerin

birer şirpençe gibi düştü gözbebeklerin

feryadıma gök bile bigane değil şimdi

söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin

gözlerinde mi mehtab; mehtabın mı gözlerin

Vl

çağlayanlar bile hararetlidir

buğday başağının açlığıdır ufuklar

siperleri aşıklar mı doldurmalıydı

zalimler mi

neden böyle hıçkırıklı, umutlar

Vll

beni hangi urganla bağladın gözlerine

beni hangi ırmağa karıştırdın yeniden

senden kopamıyorum gözlerin var oldukça

sensiz yapamıyorum yüzün bahar oldukça

gözlerine baktıkça duruluyor yüreğim

ölse de, gözlerinden soruluyor yüreğim

indirme kirpiğini; tutuşmasın kainat

nazar kıl; ferahlasın; kavruluyor yüreğim

sensiz küle dönerek savruluyor yüreğim

Vlll

diyorlar ki ağla

ağla ki dumanı dağılsın yolların

ağlamayı denizlere bıraktım

yalnız gözlerindir hayatta kalan

uğruna adandığım

mahşeri sularla çevirip dört yanından

gönlümde sakladığım

aynalarda arayıp bulamazken günboyu

gölgesinde konakladığım

gözlerindir ufkumda dalgalanan

Rüstem’in kanını döktüm yerlere

İstanbul’u kuşattım gözlerin için

Azrail’e koştum siperlerimden

gözlerine baka baka dirildim

niçin kızıl kıyamettir gözlerin bu gün

niçin heyelan var eteklerinde

İsrafil’den işaret mi almışsın

yanaklarında mahşer kalıntısı

dudaklarında mizan

bütün gamlı hüdhüdler Belkıs’le döner sana

yıldızlar vuslat için her gece iner sana

rengini, gözlerinde kaybolan bilir

lX

gözlerin uğrak yeridir bestekarların

şairler hüzne dalar yeşil okyanusunda

eşiğinde ölümsüz dilenciler

gözlerin gecenin intiharıdır

sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana

ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini

geçerken yalnızlık sokağından

hangi demirci indirir parmağına çekici

hangi berber yanağını keser müşterisinin

gözlerine bakmasam, doğar mı güneş

X

gözlerin boşluğa akan bir ırmak değil

gözlerin sadece ölmek, yaşamak değil

gözlerin tükeniş doruklarında

bulunmayanları aramak değil

gözlerine aşina olduğum günden beri

ben artık her gece sesleniyorum

düşe kalka

yorgun argın

derbeder

yapayalnız

duruyorum; yanlış anlaşılıyor

her hücremde bir inkılab

her gönlümde bir mahitab

evim harab; ömrüm harab

ne ay kaldı, ne de mehtab

gök bulanık; ufuk silik

gene de mağrur ve dimdik

yürüyorum; mezarım oluyorsun ansızın

Xl

bu son şiir, o küflü gözlerine yazılan

bu son mezar kalbimde hicranla kazılan

senin gamsız gözlerin kahkahalar atarken

benim gözlerim viran; ağlamaya değer mi

her cilven bir ıstırab; her nazın kapkaranlık

yorgun kuraklığında ıslanmaya değer mi

hiç güzel olur muydun gözlerin olmasaydı

ateşlere girmeye ve yanmaya değer mi

bir kevser ırmağında serinlemek dururken

sellerine karışıp bulanmaya değer mi

aydınlığın gözleri çağırıyor kalbimi

zehir bakışlarınla boyanmaya değer mi

gözlerine bir ömür dayanmaya değer mi

 

Nurullah GENÇ

 

* * * * * * *

 

GÖZLERİM GÖZLERİNDE

 

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?

Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?

Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;

Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin…

Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında

Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.

Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;

En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında…

Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,

Gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!

Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!

Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;

Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,

O sakin o yalansız, o kuytu gözlerini

 

Ümit Yaşar OĞUZCAN

 

* * * * * * *

 

GÖZ DOSTU / GÖNÜL MİSAFİRİ

 

Ormanlarda yuvasını yitiren

Bir kuş görsem, sen gelirsin aklıma.

Beni alıp uzaklara götüren

Bir düş görsem, sen gelirsin aklıma.

Gönlüm viranedir yıkılmış, yanmış

Hayâl mermerinde hatıram donmuş

Asırlar öncesi duvara konmuş

Bir taş görsem, sen gelirsin aklıma.

Toprakta ağacın her hâli güzel

Gölgesi, meyvesi, hem dalı güzel

Nerede ne zaman faydalı, güzel

Bir iş görsem, sen gelirsin aklıma.

Açılmış çiçektir her gülen dudak

Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak

Bir dostluk bakışı, bir gülen dudak

Bir diş görsem, sen gelirsin aklıma.

Yüreğinde deli taylar eşinen

Gam ilinden dert iline taşınan

Altmış yıl yaşayıp, bin yıl düşünen

Bir baş görsem, sen gelirsin aklıma.

 

Abdurrahim KARAKOÇ

 

* * * * * * *

 

GÖZ

 

Bana Senin için,

O’mu dediler.

Hayır dedim,

Anladılar…

 

Özdemir ASAF

 

* * * * * * *

 

ÇİGAN GÖZLER

 

Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar

Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde

Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde

Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar…

İç ürperten sesin her gece odama dolar

Bir buğu yükselircesine göğe kadehten

Nasıl başım döner nasıl mest olurum bilsen

Ağlarım, saçlarında gün doğuncaya kadar…

Mutluluk bir ateştir uzaklarda yaktığın

Ki binlerce ‘yay’ çekilircesine derinden

En hazin şarkıları dinlerim gözlerinden

Büyür gitgide hüznü içimde yanlızlığın

Dinlerim o hiç susmak bilmeyen çiganları

Ve bir musiki halinde geçen zamanları…

 

Ümit Yaşar OĞUZCAN

Enter Your Mail Address

Share

Vote this page

topvotes.appspot.com

Bir Cevap Yazın