SABAHATTİN ALİ

Sabahattin Ali

(d. 25 Şubat 1907 – ö. 2 Nisan 1948)

 ———

25 Şubat 1907’de Edirne Vilayeti’nin Gümülcine Sancağı’na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu’na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu’nda mezun olmuştur (1926). 

“İçimizdeki Şeytan” romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır.Ali Baba dergisinde yayımladığı “Ne Zor Şeymiş” başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: “Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi”.

Bir başka dava nedeni ile 1948’de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan’a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali’yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır.

ÇOCUKLAR GİBİ 

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı

Kırlara yayılan ilkbahar gibi

Devamı hakkındaSABAHATTİN ALİ

Öyle Günler Gördüm ki * Sabahattin Ali

Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu, Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp, Hayaller alev alev beynimi yakar oldu. Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu. Her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı, Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı. Öyle günler gördüm ki, duvarlar gelir […]

Sabahattin Ali Şiiri Üzerine Mütevazi Bir İnceleme

Sabahattin Ali (1907-1948)

(Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşına/Bütün bir hayat bile değmez bir gözyaşına)

 

 

 Şiirleri okul gazetesinden sonra ilk kez “Çağlayan” dergisinde görülür. 1925- 1926 dönemlerinde bu derginin yönetiminde halk şiirleri yazan ve hatta “Bu Vatan Kimin” adlı şiiri ile de tanınan şair Orhan Gökyay vardır.  Aynı dönemde Halit Fahri Ozansoy’un yönetimindeki “Servetifünun”da da yayımlar şiirlerini. Aynı dergide Tevfik Fikret gibi ‘toplumcu’ şairler de yer almıştır. (Sabahattin Ali de toplumcu gerçekçi olarak kabul edilir.)

            Daha sonra ‘Güneş’ ve ‘Hayat’ dergilerinde yayınlanır şiirleri (1927).

            1927’den itibaren 1934’e kadar öyküleriyle devam eder yazılarına (*7 Ekim 1928; Viyolonsel * 7 Eylül 1930; Bir Orman Hikayesi * 8 Ekim 1930; Bir Gemici Hikayesi) . Evet, bu dönemde hiç şiir yayımlamamıştır ama şiiri bırakmamıştır Sabahattin Ali. Nitekim 1934’te yayımlanan “Dağlar ve Devamı hakkındaSabahattin Ali Şiiri Üzerine Mütevazi Bir İnceleme

Araç çubuğuna atla