YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

17 Ağustos Depremi

Sosyal Medyada Paylaş:

Olmak yada olmamak işte asıl mesele bu…

Neyin olacağını kestiremediğimiz bir dünya üstünde yaşıyoruz. Yaşadığımız şu evrene kıyasla küçücük dünyada nice canlar kendi daha da küçük dünyalarında nice büyük depremler yaşıyor. Hiçbirimizin, hiçbirimizden maalesef haberi yok.

Yaşadığımız bu depremlerden haberi olmayan bizler daha büyük bir depremle sarsılmıştık 17 Ağustos 2009’da ve herkes o depremi yüreklerinde kendi depremlerinin içinde yıkılarak duydu, hissetti. Kimsenin başka bir kimsenin hissettiği acıyı bilememesi gibi bu depremde de bizim başkası ile ölçülemeyecek yıkımlarımız oldu.

Yaşamak, ölüm gelene kadar bize verilmiş değerli bir haktır. Bu hakkı kelimeler ile ifade etmenin mümkün olmadığı zamanlarda yaşarız. Yaşadıklarımızı ifade edemediğimiz durumlarda ise yazarız. Yazmak içimizi ferahlatan, belki içimizde yaşadığımız ya da çok uzağımızda kan ve gözyaşı ile yaşamakta olduğumuz anların kendimizi, okuyanı yatıştırma teselli halidir.

En büyük yıkımlardan, savaşlardan, depremlerden, afetlerden kelimeler yardımı ile çıkarız. Tüm haber kaynakları susmuşken bize haberi yaşananı yazıya döken kalemlerden alırız.

Yaşamak yada yaşamamak işte bu yolda eli kalem tutan bizlere çok iş düşmektedir. Yaşananları, olmak adına gelecek nesile aktaralım. Ola ki yazdıklarımızı ciddiye alıp içinden dışına kadar yaşayacakları depremlere karşı önlem alan birileri çıkabilir. Tarih tekerrürden ibarettir.

Olmak olgunlaşmaktır. Olgun insanlar hayat kurtarır, kendilerinin ve kendi gibi olanların. Tek yapılmaması gereken ise unutmaktır.

İçinizde ve dışınızda depremsiz yaşayın temennimle…

UĞUR DEMİRÖZ 

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!