ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

1980 Sonrası Türk Şiiri

Sosyal Medyada Paylaş:

1980’li Yıllarda Türk Şiiri

 

1980’li yıllara geldiğimizde, bu yılların genç şairleri olarak ilk dikkati çekenler Yaşar Miraç, Ozan Telli, Abdülkadir Bulut ve Ahmet Ada oluyor. Bu şairlerin özelliği halk şiirinden, dilinden ve kültüründen yararlanmalarıdır.

 

Yaşar Miraç, Trabzonlu Delikanlı; Ozan Telli, Şahince adlı şiir kitaplarını bu yılların başında yayımlayarak geniş bir okuyucu kitlesini etkileyip, aynı çizgide yazdıkları şiirlerini yayımlamayı sürdürmüşlerdir. Ahmet Ada Taş Plak Gazeller’le günümüze geldiği gibi, Abdülkadir Bulut’un şiirleri ölümünden sonra Ülkemin Şiir Atlası adıyla yayımlanmıştır.

 

80’li yıllarda genelde, değişik bakış açılarıyla toplumun acılarını yansıtmakla birlikte, değişik temalara değinen yer yer alaysılama ve gülmeceyi kullanan şairler olarak,

 

 

Abdülkadir Budak,

Ali Cengizhan,

Metin Altıok,

Ahmet Telli,

İsmail Uyaroğlu,

Ahmet Erhan,

Güven Turan,

Tuğrul Tanyol,

Erdoğan Alkan,

Neşe Yaşın,

Nurer Uğurlu,

Adnan Özer,

Hüseyin Yurttaş,

Gültekin Emre,

Enis Batur,

Hüseyin Atabaş,

Metin Demirtaş,

Şükrü Erbaş,

Salih Bolat,

Enver Ercan en çok dikkati çeken şairler arasında yer alıyorlar.

 

1990’lı Yıllarda Türk Şiiri

 

90’lı yıllarda bu şairlere kendilerinden söz ettirenler olarak;

Turgay Kantürk,

Gülsüm Akyüz,

Metin Cengiz,

Sina Akyol,

Sunay Akın,

Hulki Aktunç,

Güngör Tekçe,

Akgün Akova,

Muzaffer Erdost,

Ali Asker Barut,

Melisa Gürpınar,

Ersin Salman gibi adlar eklenmiştir.

 

1980 SONRASI TÜRK ŞİİRİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

 

1980 Sonrasının Şiirinde Öne Çıkan Anlayış

 

Yalnızca şiirin öne çıkarıldığı, aslolan üründür anlayışının egemen olduğu bir dönemdir 1980 sonrası şiiri. Bu dönemde şiirle yeniden yüzleşilir. İnsani duyarlılık ve evrensel deneyimler şiirin gözde değerleri olur. Hasan Bülent Kahraman’a göre: “daha içe dönük, daha durağan, daha dinlendirilmiş bir edebiyat anlayışıdır öne çıkan” Bu dönem şiiri bir iç hesaplaşmayı da birlikte getirir. İmgenin içeriği daha saydam hale gelir. Çeviri bu dönem şiirinin ana ekseni dil üzerine oturur ve her türlü deneyimin önü açılır.

 

Bu dönem içinde çoğunlukla özyaşam öyküsünden kaynaklanan olaylarla anlatımcı bir şiir geliştiren şairlerden birisi de Şavkar Altınel (1953)’dir. İngiliz şiirinden yaptığı çevirilerle ve kendi şiirleriyle edebiyat dergilerinde göründü. Şiirlerinde uzak ülkelere yapılan uçak yolculukları, hava akınları, II. Dünya Savaşı’nda acıklı tablolar, yabancı coğrafyalarda çekilmiş flu fotoğraflar yer alır.

 

1980 Kuşağı Şairleri Şiirlerinde En Çok Neyi Kurgulamışlardır?

 

Bu şairler yazdıkları şiirlerde geleneksel birikimin önemine vurgu yapmışlardır. En eskisinden en yenisine kadar Türk şiirine katkıda bulunmuş şairlerin eserlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunmuşlardır. 1980’lerde birbiriyle kimi zaman örtüşen kimi zamansa farklı yerlerde duran;

Tuğrul Tanyol,

Haydar Ergülen,

Enver Ercan,

Lâle Müldür,

Osman Hakan A.,

İhsan Deniz,

Oktay Taftalı,

Ahmet Erhan,

Metin Celâl,

Necat Çavuş,

Seyhan Erözçelik,

Şavkar Altınel,

Salih Bolat,

Metin Cengiz,

Roni Margulies,

Ali Günvar,

Adnan Özer,

Hüseyin Atlansoy,

Vural Bahadır Bayrıl,

Arif Ay,

Sunay Akın ve dönemin sonlarında

Küçük İskender,

Birhan Keskin gibi isimler öne çıkanlardır.

 

Bu dönemin Şairlerine Yol Gösteren Sanatçılar

 

Birbirinden farklı anlayışlardaki şairlerin yol göstericileri olarak Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Haşim, Behçet Necatigil, Hilmi Yavuz, Enis Batur gibi isimlerin yönlendirici etkileri vardır.

 

1980’ler şiiri İkinci Yeni’yi andıran bir şiirdir.

 

Seyhan Erözçelik (1962)’in şiirlerinde her şey bilerek konmuş bir buzlu camın ardından seyrediliyor duygusunu verir okuyuculara. Kırık dökük, sırçadan yapılmış bir dünyada kapılar sımsıkı kapatılır.

 

1980 sonrası şiirinde; Türk şiir birikimini yeniden ve bir bütün olarak değerlendirme çabası vardır. Farklı şiir anlayışlarının aynı zaman diliminde temsilcileri bulunmaktadır. Yapı ve söyleyişe içerikten çok fazla önem vermiştir. İkinci Yeni şiirine özgü uzak çağrışımlara yeniden değer verilmiştir. Yeni imgeler peşinde koşulduğu da bir gerçektir. Bu dönemde şiir düz yazıya yaklaştırılmıştır.

 

80’li ve 90’lı yıllar, radyo ve televizyonda özel kanalların varlığı ile birlikte popüler kültür ortamının oluşturduğu, desteklendiği bir dönemdir. Türk ve dünya edebiyatından önemli ve değer taşıyan şiirler, bir kompozisyon hâline getirildikten sonra, dramatize edilerek tiyatro sanatçıları tarafından görsel-işitsel kültür ortamına taşınmıştır.

 

1980’li Yıllar Şiirinde Öne Çıkan Konular

 

1980 sonrası şiirin en önemli yanlarından birisi özellikle konu açısından irdelendiğinde şehirli kimliğinin ön planda olmasıdır. Özellikle büyük metropollerde yaşayan kişilerin şehre ve insana yabancılaşması, gelenek ve teknoloji arasında sıkışıp kalmaları, geçmişte var olan ama kendilerini ifade edemeyen alt kültür gruplarının bir kimlikle ortaya çıkmaları en belirgin temaları oluşturmaktadır.

 

Kaynak : Türkceciler.com

1980 sonrasında yazılan şiir, bazı edebiyat çevrelerinde kayıp dönem olarak adlandırılmaktadır. 2000′li yıllara değin süren sessizlik ve şiirdeki hareketsizlik, birçok kesimi bu dönem edebiyatını yok saymaya itmiştir.

Bu dönemde Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy, Seyhan Erözçelik, Lale Müldür, Ahmet Erhan ve Küçük İskender gibi şairler şiirin hareketliliğini sağlamışlardır.

İkinci Yeni sonrasında 1980’e kadar şiiri toplumcu bir bakışla kavrayan şairlerin anlayışı, 1980 darbesiyle yerini özellikle 1970’lerin toplumculuğunu ön plana alan şiire karşı duran 1980 kuşağı şairlerine bırakmıştır.

1980 sonrası şairleri; şiirde geleneksel birikimin önemini vurgulamışlar ve Halk, Divan, İkinci Yeni ve saf şiir gibi ayrımlara girmeden en yeniden en eskiye kadar Türk şairlerini dikkatle okumayı savunmuşlardır.

1980 Sonrası Şiirin Özellikleri:

* Bu dönem şairleri birlikte dergiler çıkarmışlardır.

* 1980 şairleri için ortak bir anlayıştan çok, grupların ve kişilerin ayrı ayrı şiir anlayışlarından söz edilebilir.

* Yazko Edebiyat, Üç Çiçek, Şiiratı ve Sombahar gibi dergiler bu dönemde etkilidir.

* İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiirde olduğu gibi ideolojiyi şiirlerinde öncelikli bir öğe olarak görmemişlerdir.

* Düz yazıya yaklaşan bir üslupla, anlatmaya imkan veren temaları da şiirlerinde işlemişlerdir.

* İmge anlayışlarında uzak çağrışımlara önem vermeleri bakımından İkinci Yeni’yle yakınlıkları vardır.

* Kaynak : Edebiyat Öğretmeni.org

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!