ÜYE : KARDELEN

Adanmışlık,Adaklık Hayat * Tülay Önder

Sosyal Medyada Paylaş:

 Bu yazı ve bundan sonraki yazarımızın yazıları

Üst kısımdaki hayata Dair bölümünde yerini alacaktır.

Ben üç kuruşluk sevdalara satmadım sevgimi. Sevgi benim için çok yüceydi, erişilmesi güç erişildiğinde de en üst bir değerdi. Öyle her gelen geçenin aldığı baktığı ve tezgâha geri bıraktığı pazardaki bir şey değildi. Olamazdı zaten…

Ben böyle öğrendim sevgiyi, böyle bildim, böyle biliyorum. Dostlarıma aileme ve ha…yatıma girenlere de sonuna dek almadan vermeyi öğrettim hep.

 

Çünkü herkesin bilmediği almadan vermek; zaman gelip yüreğini acıtsa da en büyük hazdır. Aslın da felsefem şu oldu daima;

”Kıymet vermediğin önünde eğilmiyorsa, sen eğil ki anlasınlar çıkarsız sevgiyi…”

Ve ben kendim için yaşamadım hiç, çünkü ben hayatımdakilerin paydalarına ortak olduğum sürece vardım ve mutluydum. Ben meğerse bir aşk_u iştiyakla yanmışım ve adanmış olmuşum, bunu anladım.

 

Ne zamandır düşünüyor düşünüyorum… Çıldırasıya…

Beynimin içinde bir kurt, kuyruğunda akrep, ağzında yelkovanla yarışıyorlar düşüncelerimi kemirmekte..

Ta ki… Ta ki. Zamanın kollarında mukadder sona yaklaştığımı hissedince, her şey yerle yeksan oluyor bir anda… Gönül bozguna uğruyor. Bozgun sonrası keşkelerle dolu toz duman içinde ortalık.

Yüzümüze hüzün perçemleri, gam zülüfleri dökülüyor tel, tel…

Ve acabalar başlıyor ivecenlikle çizgiler oluşturmaya.

 

Bencillik mi dersiniz bilemem. Ancak yaş kemale erince Zülfikar fikirler değişiyor hem de çok değişiyor.İnsan kendisiyle ilgili,zamanında hep ertelediği istekleri yapma hevesi ile tutuşuyor..

O kadar çok alışmışız ki kendimizden vermeye…. Diğer gamlığımız, kendimizden fazla başkasını düşünmek, başkasını nefsine tercih etmek serfiraz’a erişmiş halde.

 

Bir film şeridi oluşuyor tasavvurumda. Filmin adı, “ADANMIŞ HAYATLAR,” başrol oyuncuları kendilerini kurban veresiye “ADAYAN” bizler.

 

Evet, biz kurban olacak kadar adanmışken kendimizi adadıklarımız ne yaptı?

Soruyorum. Çocuklarımız kendi çizgisinde, dostlarımız kendi âleminde, herkes ufkuna bakıyor Arkaya bakan varsa da onlarda bizdendir de ondan.

 

Biz adanmışlar hedeflerimiz gerçekleşinceye kadar uğraştık oysa. Yüzde yüz verdik kendimizi. Ve maalesef adanmış ruhlar anlaşılamazlar. Onların ruhları incedir, kişilikleri dünyaları farklıdır.

 

Fedakârlık ruhlarına işlemiştir. Toprağa saçtıkları tohumların filizlenip sonucuna takılı değildirler. Kendilerine mal etmezler, çünkü.

 

Olayların geri dönüşümünde alkışlanma kabul görme beklentileri yoktur nedensizdir hayalini bile kurmazlar.. Çünkü onlar vermek için bakarlar her daim.

Biz bu kadar adanmışken başka hayatlara acıdık ki bize adanılanları görmedik.

Oysa bizimde hayallerimiz, düşlerimiz, isteklerimiz vardı salt bize adanan.

Hep erteledik, görmezden geldik, naftalin kokulu sandıklara sakladık. İyi mi yaptık peki?

Bize üzülen oldu mu?

Hayır…

Kararımı verdim hemen, ertelemeden şevk_i iştiyakla açıyorum sandığımı naftalin kokularını havalandırıyorum ve gül kokuları lavanta kesecikleri ile rahiyalar sepeliyorum.

Yüreğimde ve isteklerimde lalezarlar kuruyorum.

Hoşça kal adanmışlık, merhaba adanılan…

Unutmadan ADANMIŞ HAYATLARINDA ADANILAN HAYATLARI vardır biline..

Tülay Önder

 

* * * * * * *

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!