EN GÜZEL ŞİİRLER,  ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

ANLADIKÇA FUZULİ ESİNTİSİNDE DİVAN ŞİİRİ

Sosyal Medyada Paylaş:

Bugün toprağa gömmeye çalıştığımız Divan Edebiyatı, şiirimizin temelini oluşturuyor aslında. Söz ve düşünce oyunlarına eserlerlerinde son derece ağırlık verip , güçlü kişiliğiyle Divan şairleri kadar , Halk şairlerini de etkilemiştir….

 İçerisinde bugün kullanılmayan kelimeler olsa da Fuzuli’;yi okuyalım, okutalım. Anlamaya çalıştıkça sonradan okuduklarımızı anladığımızın farkına varalım.

SEVGİLİNİN AĞZINDAKİ SIR…

Bilmez idim bilmek ağzın sırrını düşvar imiş

Ağzını derlerdi yok dediklerince var imiş

 

Aciz olmuş yıkmağa ahıyla kuhu Kuh-ken

N’eylesin miskin anun aşkı hem ol mikdar imiş

 

Taşa çekmiş halk için Ferhad Şirin suretin

Arz kılmış halka mahbubun aceb bi-‘ar imiş

 

Ömrlerdir eylerim ahval-i dünya imtihan

Nakd-i ömr ü hasıl-i dünya heman bir yar imiş

 

Dün Fuzuli arızın görgeç revan tapşırdı can

Laf edip derdi ki canın var emanet-dar imiş

 

GAZELİN AÇIKLAMASI

 

Bilmiyordum ağzındaki sırrı bilmenin güç olduğunu. Ağzın için yok diyorlardı, dedikleri kadar var imiş meğer…

 

Ateşli ahı dağı eritmekten aciz kalmış dağ eri Ferhat’ın. Ne yapsın miskin, işte o kadar imiş onun da aşkı.

 

Kabe ziyareti için ihrama bel bağladı dediler sofu için; araştırdım, meğer onun beline bağladığı papaz kuşağı imiş, ihram değil. (Dış görünüş yetmiyor içi kurtarmaya. )

 

Varımı yok ettim, sevgilinin yüzüne öykünerek. Ebedi zevk dedikleri şey, sevgilinin yüzünü görmekmiş meğer!..

 

Yanağını görünce dün senin ey sevgili, Fuzuli can verdi hemen ”Canım var, ” deyip dururdu, meğer bir emanetçiymiş..

SEVGİLİNİN HÜZÜNLER KULÜBESINDE…

Ah eylediğim serv-i hıramanın içindir

Kan ağladığım gonca-i handanın içindir

 

Sergeşteliğim kakul-i müşginin ucundan

Aşufteliğim zülf-i perişanın içindir

 

Bimar tenim nergis-i mestin eleminden

Hunin ciğerim la’l-i dür-efşanın içindir

 

Yaktım tenimi vasl günü şem teg amma

Bil kim bu tedarik şeb-i hicranın içindir

 

Kurtarmağa yağma-yı gamından dil ü canı

Sa’yim nazar-ı nergis-i fettanın içindir

 

Can ver gönül ol gamzeye kim bunca zamandır

Can içre seni sakladığım anın içindir

 

Vaiz bize dün düzahı vasfetti Fuzuli

Ol vasf senin külbe-i ahzanın içindir

 

GAZELİN AÇIKLAMASI

Salınan servi endamın içindir ah edişim; kan ağlayışım ise gülen dudağının hasretinden…

Başımın dönmesi, misk kokulu kaküllerinden; düşkünlüğüm ise, dağınık saçlarını hatırlamaktan…

Baygın bakışlarını düşünmekten melankolilerde bedenim inci sözler saçan (arasından inci dişlerinin parıltısı saçılan) dudağındır ciğerimi kanla dolduran…

Yaktım tenimi kavuşma gününde mum gibi, amma… Bil ki bu hazırlık ayrılığının kara günleri içindir.

Aşk derdinin yağmasından gönlümü ve canımı kurtarmaya çalışmam asla; amacım çapkın gözünün dikkatini çekebilmek içindir.

Ey gönlüm! Ver canını sevgilin bir süzgün bakışına; bunun içindir çünkü seni bunca zaman canla başla beslediğim…

Ey Fuzuli! Nasihatçi cehennemin özelliklerini sayıp döktün bize. Anladım ki anlattıkları hep senin hüzün evine dair şeylermiş, senin ayrılık acılarını çektiğm hüzün yurduymuş meğer cehennem!..

 

EL ÇEK İLACIMDAN TABİP!..

 

Aşiyan-i mürg-i dil zülf-i perişanındadır

Kanda olsam ey peri gönlüm senin yanındadır

 

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib

Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır

 

Çekme damen naz edip üftadelerden vehm kıl

Göklere açılmasın eller ki damanındadır

 

Bes ki hicranındadır hasiyyet-i kat’-i hayat

Ol hayat ehline hayranem ki hicranındadır

 

Ey Fuzuli şem’-veş mutlak açılmaz yanmadan

Tablar kim sünbül rişte-i canındadır

 

GAZELİN AÇIKLAMASI

 

Gönül kuşum dağınık saçların arasında yuva kurdu ey sevgili!.. Artı nerde olursam olayım veya iki elim kanda da olsa gönlüm senin yanındadır.

 

Aşk derdiyle başım pek hoş benim ey tabib, bırak bana ilaç vermeyi. Bana derman vermeye ki, senin dermenın beni helak edecek zehrin ta kendisidir.

 

Ey sevgili naz edip düşkün aşıklardan eteğini çekme. Eteğine yapışan ellerin (sen eteğini çevirince) göklere açılmasından (dua eder gibi) sakın!..

 

Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme özelliği gizlidir, ayrılığın ölüm demektir. Senden ayrı düşüp de hala yaşayanlara hayranım.

 

Ey Fuzuli! Sevgilini saçının büklümü sen can ipliğine bağlıdır. Sen mum gibi yanmadan o büklümler açılıvermez.

 

SONSUZLUK ÜLKESİNE DOĞRU

 

Baka mülkün dilersen varını yok eyle dünya teg

Etek çek gördüğünden afitab-i alem-ara teg

 

Ta’ulluk zulmetin tercidi hurşidine kıl matla’

Eger alemde bir gün görmek istersen Mesiha teg

 

Yeter tavus teg ‘ucb kıl arayiş-i suret

Vücudundan geçib alemde bir ad eyle Anka teg

 

Güher teg kılma tağir-i tabiat delseler bağrın

Karar et her hevadan olma şur-engiz derya teg

 

Fuzuli kainat esbabının kıldın temaşasın

Nedametsiz tena ‘um yok tasarufsuz temaşa teg

 

GAZELİN AÇIKLAMASI

 

Sonsuzluk yurduna varayım diyorsan eğer, varlığını yok eyle, tıpkı dünya gibi! Her gün dünyayı süsleyen güneş misali, çek eteğini gördüklerinden…

 

Eğer bu dünyada Hz. İsa gibi bir gün görmek istersen, dünya ilgilerinin zulmetini soyutlanmışlık güneşinin doğduğu bir yer eyle!..

 

Tavus gibi kabarıp dış görüşünü süslemen daha yetmeyecek mi? Varlığından sıyrılıp şu dünyada Anka kuşu gibi bir ad bırakmaya bak!..

 

Bağrını inci gibi del.ip zorlasalar da, yaradılışını değiştirme! Bir hal üzre karar kıl da deniz gibi hemen her rüzgârda (veya heveslerinin peşinde) dalgalanıverme.

 

Ey Fuzuli! Dünyanın her türlü gidişatını, zevkini, sefasını, derdini, kaderini seyrettim sonuç şu: Dünyada tasarrufsuz seyir gibi sonu pişmanlığa çıkmaya bir nimet yok.

 Yazıda Alıntılar bulunmaktadır.

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!