ÜYELERİMİZDEN GELENLER

Anonim Suskunluklar..

Sosyal Medyada Paylaş:

Kar vakti geçti şimdi de bahar havası dedim kendime,
içimde feryât ve figânsı bir hâl, elimde kahvem ile..

Bazen diyorum abartıyor muyum neden bu kadar durgun geçiyor bende hayat, neden saatler canıma batar gibi tik-tak sesler çıkarıyor neden özlemin deryası anneme ve sevdiklerime ulaşamadan boğuyor beni..

Hâyr’ola diye mırıldandım duâ ve şükür eşliğinde oturduğum, o çok sevdiğim penceremin önünde önce.
Klasik bir avuntu sözü ile dönüp kendime dedim ki ’hayat devam ediyor mu’ ?

Hangi acımı nereye koydum bilmiyorum, hangi hüznü hangi rafa kaldıramadım..

Tuhaf bir ruh güncesi bu olsa gerek, etik bir acı,
anonim suskunluklar ve ağlama hissi.

Aslında en çok kasım etkiler beni, ardından aralığın ilk haftası ama o aylarda da değiliz aksine bahar çiçek dışarısı..
Şizofrenik bir hâl alır ya bazen her yanı.. Kasım olsa sorumlu o der, suçu büyük bir ustalıkla ona atarak, bu ay böyle yapar insanı, hadi aralığa bakalım nedir bizimle cefâsı,
yahut ocak..gibi..

Ama değişmiyor..
Ne acılar diniyor ne annemin yokluğu bozulup kendi geliyor..
Gelmiyor!
Hep ben gidiyorum ona duâlarımla. Hep ben ardında muamma.

– Ama dediğim gibi o aylarda da değiliz, aksine bahar çiçek dışarısı..

Allahım nasıl bir yangın bu!
Nasıl bir hâr koydun içime.. Tüm aklımı meşgul eden bu yitiklik, ben nasıl başedeceğim herbir zerresiyle.

Bilemiyorum ve yine rafa kaldırdığım o üç yarım yarım okuduğum kitaplarımdan birini alıyorum balkonun hemen yanındaki koltuğumda bir sayfasına hapsediyorum kâlbimi, aklımı ve hüznümü..

diyor ki kitap bana o anda:

“Ve sonra rüzgârlar biriktirirsin içinde
gönüllerin de mevsimi vardır”

Sonra derin bir nefes alıp kendime dönüyorum, öykünüyorum yine, hep böyleyimdir ben.
Senenin bu vakitleri hüznün birmilyon kez artar senin, diye diye..

Yazma sebebim de bundan, hani der ya bir ünlü yazar,
” yazarsın, zira parmak uçlarına kadar iner bazen acı”

Yazmak!
sahi
yazalım, unutmak için, şifa bulmak için ve insanlığımızı dahi yiten insanlarımızı hatırlamak için..

..sonra kitabın 104’üncü sayfası çağırıyor beni kendine..
“İnsanlara yabancılaşmak martılara benzemek gibi..”

vs..
her ney’se.. hayat devam ediyor’muş dedim kendime  bir kuşun üşüyen sesiyle..
ve akşam, saat: 19:34

2016Nisan / Z. Nâr

Sosyal Medyada Paylaş:

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!