Aşk Dolu Şiirler

Sosyal Medyada Paylaş:

Aşk mıydı o?

Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi

Etime bir alev değmişçesine
Nasıl da yakardı öptüğü zaman
Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan

Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine

Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı
Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe
Hani, o var olmalarımız öpüştükçe
O delice sürdürmeler yaşantımızı

Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka
Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek
Kudurmuş arzularla zamanı yenmek
Ve en kuytularda buluşmak korka korka

Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden
Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara
Varmak için o sevgiyle açılmış kollara
Apansız düşmek yükseklerden bir yerden

Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık
Avunmak… Kırık dökük anılarla artık
Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de

Ümit Yaşar OĞUZCAN

*****************************************

Çok sevmek

Bizi kandıran o şarkılar, o mavi gece
O sıcaklığı beyaz ellerin, o ilk bakış
Sebepsizliğin sebep olduğu şafak vakti
O çok sevmek gecelerde o çaresiz aldanış.

Uzayan saçlar, alnında avuçlarımızın
İşte o, insanın bir yerde, aşka boyun eğmesi
Kırılmak, bölünmek, o hep bütünlenmek
O çok sevmek, tenin bir başka tene değmesi.

Yanmak mı o eski çağlarda yanmak
Kül olup savrulmak rüzgara karşı
İlk kesilmişliği mağrur ellerimizin
O çok sevmek, kanımızın o ilk akışı.

İşte pınarlar, testiler, ırmaklar, çeşmeler
Kanlı avuçlarla içmek aşkı kanmadan
O kıyılarımızdaki denizin ilk coşkunluğu
O çok sevmek büyütmek onu hep, orada o zaman

Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı
Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne
O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz
O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne.

Öyle delicesine, öyle korkunç, öyle çılgın
O çok sevmek o yanardağ, o ateş, o yangın.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

——————————————————-

Gün doğmuyor

Her gecenin bir sabahı oluyor
Şu koskoca dünya bile karanlıkta kalmıyor
Bugün yeni bir gün diyerek hayat başlıyor
Oysa benim gönlume neden gün doğmuyor

Bakınca gök yüzüne gökler ağlıyor
Sevenler ayrılınca gönül yas bağlıyor
Yarınlarda umut var diye yaşam başlıyor
Oysa benim gönlume neden gün doğmuyor

Güneş yakıp kavursa bile bedenim üşüyor
Aklımdan çıkarsam da olanları yüreğim kanıyor
Bilmem ki bu insanlar neden böyle yapıyor
Hayat hep vuruyor bana, gönlüme gün doğmuyor

///////////////////////////////////////////////////////////////////////

Sevdiğin kadar sevilirsin

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç

Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin

Yaşadıkların kar sanma
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
Ne kadar yaşarsan yaşa
Sevdiğin kadar ömrün

Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma herşeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendigi kadar inansın

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiliye hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneş’in seni ısıttığı kadar sıcak

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat işte budur yaşamak

Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

Çiçek sulandığı kadar güzeldir.
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin.

Bunu da öğren; SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN!

Can YÜCEL

//////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var

Yaşadıklarımdan ögrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi,
Bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel muzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak,
Bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle
Bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak
Özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,
Bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey,
Hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol Behramoğlu

/////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Seni aşksız bırakmam

Seninle tattım ben her mutluluğu
Bırakıp gidersen bil ki yaşayamam
Ömrümden canımdan ne istersen al
Gülü susuz seni aşksız bırakmam

Üşüdüm diyorsan güneş olurum
Yanarım sevginle ateş olurum
Dolarım havaya nefes olurum
Gülü susuz seni aşksız bırakmam

Gönlümdeki derdi siler atarım
Ümit pınarından coşar akarım
Kış göstermem sana ben hep baharım
Gülü susuz seni aşksız bırakmam

/////////////////////////////////////////////////////////////

Bir gün anlarsın

Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın

///////////////////////////////////////////////////////////////

Bir tanem

Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya
Dalga seven, kıyı sevilendir
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga,
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim bir tanem.

Bir tanem,
Bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini…
Sevilmeyeceklerini…
Koklanmayacaklarını…
Okşanmayacaklarını…
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim Bir tanem

/////////////////////////////////////////////////////////////////////

Hiç kimseyi senin kadar sevmedim

Seneler geçti ah, mevsimler geçti
Bir sen değişmedin bende sevdiğim
Sevdalar değişti, aşklar değişti
Bir sen değişmedin bende sevdiğim

Bilmem ki hangi yol sana ulaşır
Hangi rüzgarlarda kokun dolaşır
Her gece gözümde gözlerin ışır
Ay mı güneş misin bende bilemedim

Sen gideli gökyüzü de değişti
Çağlayanlar denizlere erişti
Günler geçti, aylar geçti, yıl geçti
Her durakta hayalini bekledim

Özleminle geçti aylar seneler
Hicranla tükendi günler geceler
Benim kadar sevemezki kimseler
Her çiçeğe gül kokunu işledim

Duygu çiçekleri boyun büktükçe
Ümit bahçeleri hazan döktükçe
Baktığım yollara duman çöktükçe
Hep seni özledim seni istedim

Gözyaşlarım yağmur olup aksa da
Ayrılıklar yüreğimı yaksa da
Bu vefasız kahrolası dünyada
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim

/////////////////////////////////////////////////////

Mehtabım olsan

Karanlık gecede mehtabım olsan
Süzülsen o hayal sessizliğinle
Dilinde nağmeler elinde keman
Okşasan ruhumu güzel sesinle

Özge canım olsan gönül yoldaşım
Bir ömür dizinde dinlense başım
Akarsa uğruna aksın gözyaşım
Yakarsa ateşler yaksın elinle

Bir daha sönmesin içimde közün
Bir daha çalmasın kapımı hüzün
Çiçekler açtırsa gülünce yüzün
Dağılsa efkarım gül nefesinle

Kimse okşamasın al yanağını
Öpmesin başkası gül dudağını
Bana bağışlasan gönül bağını
Sevgiden bir yuva kursak seninle

//////////////////////////////////////////////////

Dokun ki yansın yüreğin

Ey sevdiğim bir çiçeğe
Dokunki yansın yüreğin
Aşka yanmış bir yüreğe
Sokul ki yansın yüreğin

Usul usul ince ince
Yapraklara kar duşünce
Aç kolların bütün gece
Sarıl ki yansın yüreğin

Mor dağları aşa aşa
Ay doğunca baştan başa
Yanakta bir damla yaşa
Dokun ki yansın yüreğin

İster sümbül boyun eğsin
İster dallar yere değsin
Seviyorsan nerden bilsin
Sokul ki yansın yüreğin

Sabah seher yellerince
Coşan bahar sellerince
Sazın sarı tellerince
Dokun ki yansın yüreğin

Can düşerken al toprağa
Hayat gelir bin yaprağa
Aşka susuz bir dudağa
Dokun ki yansın yüreğin

Aşk denilen bir ummana
Düşer isen yana yana
Nuri Can gibi bir cana
Sokul ki yansın yüreğin

//////////////////////////////////////////////////////////////

Bir ömür seninle

Bir ömür seninle başbaşa kalsak
Hayatı beraber koşsak ne olur
Bütün yıldızları bir bir dolaşsak
Zamanı beraber aşsak ne olur

Şarkılar söylesek aşkın dilinden
Nağmeler dinlesek seher yelinden
Bahar yağmuruyla duygu selinden
Gönül ırmağına taşsak ne olur

Dudaktan dudağa bir şiir gibi
Gönülden gönüle bir nehir gibi
Yıldızlara hasret bir şehir gibi
Derin uykulara dalsak ne olur

Kuşlar gibi geçip tüm hudutlardan
Selamlar iletsek ak bulutlardan
Kovup elemleri şen duygulardan
Sonsuz mutlulukla coşsak ne olur

//////////////////////////////////////////////////////////////////////

Bir sen değişmedin

Yıllar gelip geçti zaman değişti
Bir sen değişmedin şu yüreğimde
Dağlara kar düştü duman değişti
Bir sen değişmedin sevdiğim bende

Ovalar nehirler düzler değişti
Baharlar rüzgarlar güzler değişti
İnsanlar nesiller yüzler değişti
Bir sen değişmedin şu yüreğimde

Sen hala içimde incecik sancı
Biricik sevdiğim başımın tacı
Sevenler eskidi herkes yabancı
Bir sen eskimedin şu yüreğimde

Mevsimler takvimler yıllar eskidi
Resimler kavimler kullar eskidi
Gelenler gidenler yollar eskidi
Bir sen eskimedin sevdiğim bende

Şaşsa da yollarım kesilse de hız
Gözlerin gönlümde sönmeyen yıldız
Hala sevdiğimsin o nazenin kız
Bir sen değişmedin şu yüreğimde

Kurallar töreler bazlar değişti
Sevdalar sevgiler hazlar değişti
Kadınlar gelinler kızlar değişti
Bir sen değişmedin şu yeryüzünde

Eserken başımda kavak yelleri
Bağlanmıştı gönlüm öyle serseri
Sen hala sevecen nazlı cilveli
Hiç mi değişmedin sevdiğim bende

Bakışlar işmarlar gözler değişti
Şarkılar duygular sözler değişti
Saçlara ak düştü yüzler değişti
Bir sen değişmedin sevdiğim bende

Şehirler sokaklar evler değişti
Bahçeler tarlalar köyler değişti
Ağalar köleler beyler değişti
Bir sen değişmedin şu yeryüzünde

////////////////////////////////////////////////////////////////////

Bu kaçıncı sonbahar?

Şu gönül bahçemde açan kıpkızıl bir gülsün
Dönder de yüzünü bir kez bu yüzüm gülsün

Bir çıkıp gelsen ah, akan gözyaşımı silsen
Nasıl sevinir şu kalbim, nasıl sevinir bir bilsen

Sürünür gezerim sensiz, bu uzak diyarlarda
Geçip gitti seneler, gelmedin bu sonbaharda

Özlenen bir diyar gibi, bir vefalı yar gibi
Çiçekler açtırsan bahçeme, bir serin bahar gibi

Bu kaçıncı yaz geçti, kaç sonbahar bekledim
Soldu bütün yapraklar, sen hala gelmedin

///////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Sana mecburum

Gözlerin ufkumda bir nur inan ki
En umutsuz karanlık gecelerde
Seninle kördüğüm gibiyim sanki
Çözülmek bilmeyen bilmecelerde

Seni sevip de unutmak mümkün mü?
Kalbime vurulan mühür gibisin
Ben deli divane hayat küskünü
Sen daha taptaze ömür gibisin

Sen bir leyla isen ben de mecnunum
Bir sana yangınım bir sana vurgunum
Sensiz yaşayamam anlıyor musun
Hava gibi su gibi sana mecburum

Sensin içli sevdam nazlı çiçeğim
Benim tatlı hülyam haklı gerçeğim
Bu can bu bedende var oldukça
Seni ölümüm gibi bekleyeceğim

/////////////////////////////////////////////////////////

O peri sen misin?

Acaba cennet dedikleri yer,
Kuşların uçarken avlanmadığı,
Ağaçların yeşilinin kurumadığı,
Çiçeklerin solmadığı,
Karşımda hayalinin değilde,
Bizzat senin olduğun bir yer mi?

Acaba cehennem dedikleri yer,
Sensizliğin ta kendisi mi?
Ve ateşleri,
Senin hasretinden mi?

Kimsenin görmediği,
Meleklerin meleği,
Rüyaların tek dileği,
Herkesin peşinden koştuğu,
Yoksa birtanem,
O peri sen misin?

//////////////////////////////////////////////////////////

Çağır meleğim

Hani bulutlarla bana haber yollayacaktın,
Sen her yağmur damlasına bir kelime yazacak;
Ben de o damlaları avuçlarıma alıp,
Yazdığın mektubu okuyacaktım.
Kokunu çiçeklere iliştirip yollayacaktın hani?
Söz vermiştin!

Bülbüller sözlerini getirecekti bana
Dalgalar, vurup vurup hasretini solumayacak mıydı?
Yıldızlar, sana giden yolu gösterecek,
mehtap, yolumuzu aydınlatacaktı.
Aşkımıza ondan başka kimse şahit olmayacaktı
Öyle sevecektik ki birbirimizi,
Sorgusuz sualsiz girecektik cennete
Kıskanacaktı nurumuzu melekler bile!

Şimdi neden solgunsun böyle bir tanem,
Niçin açıp gözlerini ellerimden tutmuyorsun?
Uzat ellerini, al beni de yanına.
Bunca hasret yetmez mi çıkmak için katına,
Yoksa gittin ve unuttun mu beni;
Unuttun mu oralarda?
Göz kırp bana yıldızlardan.
Bir an bile durmam buralarda inan;
Davetini bekliyorum
Çağır geleyim artık,
Çağır meleğim!

////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Elveda deme bana

Yeri yurdu kaybeder çıkarsın dağlara
Saatler sene olur beklersin yollarda
Matemle boğulursun kahır deryasında
Sakın düşünmeden elveda deme bana

Sabır taşına döner büsbütün bedenin
Resimlerimi tutamaz titrer ellerin
Gece gündüz ağlamaktan kurur gözlerin
Sakın düşünmeden elveda deme bana

Yaşadığımız her mutluluğu ararsın
Güne elemle yatar elemle kalkarsın
Gözün kimseyi görmez beni sayıklarsın
Sakın düşünmeden elveda deme bana

Ayrılık bir ateştir sarar tüm bedeni
Duygular alev olup yakar can evini
Gözündeki yaş söndüremez ateşini
Sakın düşünmeden elveda deme bana

///////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Bu can sensiz yaşayamaz

Melek bile saçlarını okşamaya kıyamaz
Severim de unutamam diye gözlerine bakamaz
Ne olur bırakıp gitme
Bu can da sensiz yapamaz

Rüzgar incitirim diye yüzüne vuramaz
Kararsız kalır da ellerini doyasıya saramaz
Ne olur bırakıp gitme
Bu can da sensiz kalamaz

Güneş sen uyurken doğamaz
Etrafını aydınlığa boğamaz
Seni bir daha göremeyeceğini duysa
Ufukta da olsa batamaz

Kış geldi ama karlar niye yağamaz
Üşüyen havayı ısıtamaz
Onlar da bir can gibi derdini mi anlatamaz
Ne olur bırakıp gitme
Bu can sensiz yaşayamaz

/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Gitme sevgilim

Gözümde yaşlarla bırakıp beni
Elveda diyerek gitme sevgilim
Bir anlık öfkeyle yıkma her şeyi
Kalbine sormadan gitme sevgilim

Ağlatır şarkılar susturamazsın
Zor gelir ayrılık alışamazsın
Canlanır anılar unutamazsın
Kalbine sormadan gitme sevgilim

Mutluluk getirmez vefasız yıllar
Teselli vermez ki baktığın fallar
Gurur dağlarından aşılmaz yollar
Kalbine sormadan gitme sevgilim

//////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Gözlerin

Baharda bir başka kışta başka
Her saniye her bakışta başka
Gerçekte bambaşka düşte başka
Dalındaki çiçekten taze gözlerin

İnsanın ömrüne ömür katıyor
Bire aldığını bine satıyor
İçinde sanki bir cevher yatıyor
İki fener olmuş yüze gözlerin.

Özenip yaratmış sanki yaradan
Her bakan kurtulur dertten yaradan
Daha beş dakika geçmez aradan
Kendini aratır bana gözlerin.

//////////////////////////////////////////////////////////////////////

Ölesiye özledim

Bu gece hep yanımdaydın benim
Işık oldun karanlık geceme
Hayalin canlandı gözlerimde
Bu gece seni ölesiye özledim

O an vakit dursun istedim
Her kapı çalışında gelmeni diledim
Duvarlarla konuştum sen diye yine
Bu gece seni ölesiye özledim

Sessizlik ve sensizlik var bu odanın içinde
Dışarıda uğultulu bir ayaz var sevgilim
Gelmeni istedim dışarıdaki yağmurla birlikte
Bu gece seni ölesiye özledim

Dün gece sensiz geçti yine
Umutlarım tükendi gözyaşlarımla birlikte
Sel gibi akıp geçtin gönlümden
Dün gece seni ölesiye özledim

////////////////////////////////////////////////////////////////////

Senin için

Yine yağmur var dışarda
Ve yine sokaklar bomboş
Yine izliyorum camdan yağmuru,karanlığı
ve yalnızlığı
Ama bu defa severek, sevilerek
Daha bir başka bakıyorum insanlara
Seni seviyorum, seni çok seviyorum

Yine yağmur var dışarda
Ve benim yüreğimde
Çok yakınımdasın biliyorum
Ama seni göremiyorum
Bağırsam sesimi duyarsın biliyorum
Ama bağıramıyorum

Yine yağmur var dışarda
Ve benim gözlerimde
Bu defa ne için ağladığımı biliyorum
Demek insan gönülden sevince
Böyle olurmuş diyorum
Çünkü bu defa senin için
Daha bir başka ağlıyorum

Yine yağmur var dışarda
Ve yine içimde fırtına
Bu defa senin için kopartıyorum fırtınaları
Seni sevdiğim için
Hayatta bana verilmiş en güzel armağan
olduğun için
Benim olduğun için
Daha bir başka yaşıyorum hayatı
Senin için!

Alıntıdır

Sosyal Medyada Paylaş:

Ophelian

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Recent Posts

Bir cevap yazın