• ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Bulaşıcı Cesaret

    Bulaşıcı Cesaret Çıt çıkmasın diyecekler Renk olmasın diyecekler Gülerek isyan etmişsin Gül açmasın diyecekler Gülelim o zaman Öksüz kalmasın isyanın Suçsa suç kardeşim Gülüşü solmasın insanın Gün doğmasın diyecekler Umuda silah çekecekler Koşarak isyan etmişsin Suçu sana yükleyecekler Koşalım o zaman Yalnız kalmasın isyanın Suçsa suç kardeşim Tepesini attırmayın insanın

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    OYSA ŞİMDİ

    OYSA ŞİMDİ Özlem anlatır seni Kaç bahar eskittim. Her seferinde Dökülürdü yapraklarım. Yanık yanık çalar krematoryum Küsüp susmuş şimdi gramafon Bir ben küsüp gitmedim Beklerdim seni ağacın, Dikenlerinde. Oysa kül olmuş kalbim Sarı çiçeklerin uykusu gibi Ve Cigaramın bitişi gibi Sevdim seni Bir sen gelmedin dün gibi. 06.04.2017/Fırat KARADENİZ

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    MAVİ ÇOCUK

    MAVİ ÇOCUK Tükenmiş,yılların yorgunluğu sırtında Ağlamaklı bir görünüş ve mutsuzdu. Bir adım atmak,geleceğe umutla bakmak Sandığı kadar kolay değildi Acırdı canı kimseler duymazdı. Kafası tozlu bir böcek gibiydi. Bunalmış,yıpranmış beyazlamıştı saçları. Seslenirdi onca yıllara geçip gidenlere Yaşamaktı her daim kararsızlığa Yaşamak;düşüp ayağa kalkmaktı. Arayıp dururdu mutsuzluğu Mutluluk kaçardı durmadan Dilber olurdu sessizliği dilinde Bulamazdı oysa seni Otururduk mavi çocukla Sabahlara kadar ağlaşır dertleşirdik. Ömrü sigaranın dumanı gibiydi Uçup giderdi kederine. Oysa gitmişti Kuşlar gibi. Oysa mutluluk; Mavi çocuk saklıydı bahçemizde. 06.04.2017/Fırat KARADENİZ

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    DİRENİŞ

    DİRENİŞ   Unuttular geçmişi her şeyi Berkin’i Bu iktidar bizleri sustura bilir mi ? Özgürlük, Hak, Hukuk, Adalet için Direnişten kimse vazgeçer mi ? Halkların kardeşliği için ölüme giden kimlerdi ? Ölüme gidenleri kimseler görmedi, Öldürdüler! Hiç kimse Görmedi, Bilmedi. Kulaklar pas tutmuş kimseler dirilmedi Ölüm günü gelmiş Kimse duymadı,görmedi Duymadı! Fırat KARADENİZ/2014    

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    ÇÜRÜDÜ GÖLGESİZ BEDEN

    ÇÜRÜDÜ GÖLGESİZ BEDEN   Öldü çocuklar,kayboldu umutlar Soldu tüm çicekler ve onca günler Çürüdü, Güzel kokulu çocuklar ve menekşeler Unutuldu, Güzel sevimli gülüşler. Kimi sevdi,kimi bıçaklayıp gitti. Kimi, Sonbahar yaprağı gibi Kimi ilkbahar güneşi gibi Kimi ise Kırılan cam gibi. Kırgın şimdi kurşun kalem Çürüdü gölgesiz beden Soldu çicek gülüşlerim Unutuldu hatırlamadığım sevdiğim. Sözlerin soğuk su gibi titretir bedenimi Yalnızlık kuşların cıvıltısı gibi Düşlerim, İzmir’in kordonu gibi Sessizliğim, Krematoryum gibi Çocukluğum, Unutulmuş tozlu gramafon gibi. Fırat KARADENİZ 21.12.2016    

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    ESKİCİ

    ESKİCİ   Aç kaldım,susuz yattım ama, Kimseye hor bakmadım. Elmaslar topladım sokaklardan Sesim yankılanır Zonguldak’tan. İçim;titrer sakınırım,ürpenirim Ama yinede benim olmayana El uzatmam! Ekmek parası bu sokak sokak dolaşırım Eskici geldi diye haykırır Ve sonrasında karanlığa karışırım. Ellerim kirlidir benim Mazot,yağ kokar. Ama yüreğim sen kokar. Pas tutmuştur düşlerim Köz olmuştur gözlerim Ama yinede Düşmeyip düşünürüm! Küçük üç tekerlekli arabam ve hurdalarım Sokak sokak gezinirim. Beni gördüklerinde hor görürler ama Bilemezler ki her söze sevinirim Görevimdir eve ekmek götürmek Mazlumun hakkına girmeden çalışırım. Ben garip bir eskici Gelişimden tanırsınız beni Güzel hikayelerim vardır tanırsan beni Hayır demem sıcak bir çaya Gönlümü ısıtsın yeterki. Fırat KARADENİZ 05.03.2017/20:05    

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    GÖLGESİ KAYIP ÇOCUK

    Umut dolu yarına hasret kaldım Dün akşam ki bardağıma hüzün doldu Dünki sokak çocuğunda salkıdır bitkinliğim Çocuğun off çekişi vardı; Kederli,kederli Kaybetiği umudunu arar sokaklarda Yalnızlığı sadece ölümü beklerdi. Okul sırasında terk ettiği kalemi Küsmüş şimdi, Okul sırasına yazdığı sözleri.   Fırat KARADENİZ/28.01.2017  

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    MUTLULUK SOĞUKTAN ÖLDÜ

        Güzel günler eskilerde kalmıştı Eskiler yıpranmış bir sandıkta saklanmıştı Sevgiyi hüzün ortada bırakmıştı Mutluluk soğuktan dona kalmıştı   Sıcak bir çay iyi gider kışın soğuna Benim soğukluğumun sebebi senin dalgınlığında O gün ellerin ise soğuk bir kar topunda O gece mutluyduk seninle küçük bir kar topuyla   Hergün bir çay,bisküvi ve Mardin Geçer yanımdan hergün yokluğun Kendime sakladığım hiç konuşmadığım O Komşu kızı ilk günkü  gibi ilk gülüm.   Sevmezdim oysa matematik dersini Ve yazıyorum bu derste sana olan özlemi Düşlerimdesin geçemedim bu dersi Dalgınlığımın nedeni sendin sebebi.   Dalgınlığım kimsesiz çocuk gibi Dalgınlığım  göç eden kuşlar gibi Dalgınlığım ölen çocuklar gibi Dalgınlığım dalı kırılmış çicek gibi .…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    ZILGIT OLASIM VAR

          İçimde bir umutsuz çığlığını barındıran, Kalbimin atışlarını soldurup durduran, Hayatın zamansız akışlarını saydıran Umut veripte güllerimi solduran Kadından çekip gidesim var!   Gidesim var bu gece bu kentten Gidesim var üzüntülerimi bavula koyup Gidesim var mutluluklarımı bir kağıda sarıp Uçak yapıp atasım var üzüntülerimi Bu gece çekip gidesim var!   Sonbahar yağmuru olup yağıp gidesim var Çicekler gibi güneşi görüp yapraklarımı açasım var Dağlarda gezen bir ceylan olasım var Gidesim var dağlarda zılgıt olasım var! 15.11.2016 Fırat KARADENİZ

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    ZILGIT OLASIM VAR

    ZILGIT OLASIM VAR     İçimde bir umutsuz çığlığını barındıran, Kalbimin atışlarını soldurup durduran, Hayatın zamansız akışlarını saydıran Umut veripte güllerimi solduran Kadından çekip gidesim var!   Gidesim var bu gece bu kentten Gidesim var üzüntülerimi bavula koyup Gidesim var mutluluklarımı bir kağıda sarıp Uçak yapıp atasım var üzüntülerimi Bu gece çekip gidesim var!   Sonbahar yağmuru olup yağıp gidesim var Çicekler gibi güneşi görüp yapraklarımı açasım var Dağlarda gezen bir ceylan olasım var Gidesim var dağlarda zılgıt olasım var! 15.11.2016 Fırat KARADENİZ  

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    DEM’İN SESSİZ KAHKAHALARI

    DEM’İN SESSİZ KAHKAHALARI   Sömürüldü çocukluğumuz tozbulutların gölgesinde Yıkılmış umutlara sahip çıkmamış hiç kimse Umutsuzluğa hapsolmuş ölüm kokusu içinde Derinliklerde saklanmış yaşamın düşlerinde   Küçük çocukların esrarengiz çığlıkları Bir sessizliğin kokusunu kuşattı Dalgalanmış deniz de ki köpükler rüzgarı Yok etmiş kumları,kayaları,yosunları   Unutmuştuk sevgiyi,aşkı,ayrılığı Unutmuştuk güneşin sıcak gülüşünü Prangalanmıştı  bir çocuğun ağlayışı Ölümden başka ne gerçek vardı ki ?   Bakır çaydanlık içinde sessiz kahkahalar Ölüm çukurunda var sahte gülüşler Kahkaha tufanı kopuyor gülüşlerde Gülüşlerimi kırbaçlayan hüzün vardı içimde   Çiftçiler,köylüler çomaklarla saldırır toğrağa Geldikleri yere kurşun sıkan merhamet vicdanlığa Zulümler beşiğinde kırbaçlanmış halkına Ölüm bombalarını sunar giderler kahkahalarla   Kapılar kapanmıştı sessiz umutlara,hayallere Kulakların içi kan dolmuş ağlamakları ise…