• ÜYE : KARDELEN

    NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR ?

    NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR ? İnsanlıktan çıktıkça mı yitiriyorduk değerlerimizi ? Yoksa değerlerimiz azaldıkça mı yitiyordu insanlığımız? İşte burası tam bir muamma. Çözülmesi güç, cevabı her birimiz için ayrı ve yanıtı bizde saklı. Bayram! Bir değer unutulmaya yüz tutmuş hem de…Bayram çocukluktu,kardeşlikti,paylaşmaktı,tatlı bir telaş,hoş bir heyecandı.Neşe idi,mutluluktu,dostluktu.Gurbettekilerin buluşması idi.Büyüklerin yüzündeki tebessümdü kocaman ve aydınlık.Sıla_i Rahimdi.İçinde şefkat ve vuslatı barındıran.Bayram bu değerlerin hepsini içindebulunduran en yüce değerlerden sevgi idi aslında… Oysa bizim kuşak şanslıydık ,hem de çok…Yeni nesile göre.Çünkü tüm bu değerleri yaşadık zerre zerre..Hatırlarsınız o günleri sizde mutlaka.Evde bir telaş,temizlik,hazırlık ivecenlik gösterirdi önce.Daha sonra herkes karınca kararınca bayramlıkları hazır ederdi.O zamanlar çok hatırlarım bayramlıklarım başucumda yattığımı …Ve gözüme uyku girmeden…

  • ÜYE : KARDELEN

    SABUN KÖPÜĞÜ

    SABUN KÖPÜĞÜ Sevgi; ne yüce duygu değil mi? Keza sevmek ve sevilmekle harmanlanınca daha doyulmaz bir tat. Ben size sadece sevmek ten bahsedeceğim. Karşılığını alarak sevmek, hastalıklı sevmek, çaresiz sevmek,karşılıksız sevmek.Zaman ne kadar değişip,riya,ihanet,çıkarla,sanal dünyanın getirdiği sahteliklerle bu özel duygu yıpransa da,vazgeçemiyoruz.Mütemadiyen bir açlık içindeyiz.Çünkü sol yanımız ezik,kırılgan ve sevgiye aç.Tüm sevgiler ,şekilleri kendilerine göre kıymetliler muhakkak.   Ancak öyle bir sevgi var ki, işte o sol yanınızı azat etmez asla. İster eş, dost, arkadaş, sevgili. Bu sıfatları oturtabilirsiniz sevginizin öznesine. Siz asla size ait olamayacağını bildiğiniz, kalmaları terazininkefesinde kuş tüyü kadar hafif gelen gitmeleri tonlarca kaya parçası gibi ağır basan birini sevdiniz mi? Ayrılık hemen kapı arkasında zile basacak…

  • ÜYE : KARDELEN

    ELMAYI SEVMEK

    ELMAYI SEVMEK Bazen kırılırsınız insanlara. Kabuğunuza çekilirsiniz Nedense insanlar çoğu kez sizi hep elde var sayarlar Sizin omzunuzda ağlarlar. Evinizi yüreğinizi açarsınız başları sıkıştığında Elinizden geldiğini ,yüreğinizin yettiğini verirsiniz Hiç düşünmeden karşılık beklemeden. Ne üzücü ki! Karlı kışlar biter bahar gelir Elini sımsıkı tuttuklarnızın Yüreğinize işlediklerinizin yaşamlarına Artık ağlama duvarına gerek kalmamıştır Ve içiniz acır Sizi bir çırpıda silip Başkaları ile güldüklerinde Sizi unutup,arkalarını dönüp İyi gün dostlarınla zaman geçirdiklerinde İşte böyle zamanlarda Kurşuna dizilir iyi niyetiniz Kış uykusuna yatar samimiyete inancınız Yine de birkaç sürgün Gün gelir başak verir insanlığın Ne demiş NAZIM ‘’Yani sen elmayı seviyorsun diye Elmanın da seni sevmesi şart mı?’’ Ve o an anlarsın Sen…

  • ÜYE : KARDELEN

    VİRA VİRA

    VİRA VİRA yusufçuklar havalanıyor ruhumdan ayın şavkı vuruyor kelamlarıma şimdi militan mısralarımda hüzzam kokusu var buram buram yeni masallara yelken açmış filikam… mavinin ufkunda ilerliyor şiir zamanım vira vira diye bağırıyor yüreğimde ki kaptan… Tülay Önder

  • ÜYE : KARDELEN

    Bayramınız Kutlu Olsun

    İnsanlıktan çıktıkça mı yitiriyorduk değerlerimizi ? Yoksa değerlerimiz azaldıkça mı yitiyordu insanlığımız? İşte burası tam bir muamma. Çözülmesi güç, cevabı her birimiz için ayrı ve yanıtı bizde saklı. Bayram! Bir değer unutulmaya yüz tutmuş hem de…Bayram çocukluktu,kardeşlikti,paylaşmaktı,tatlı bir telaş,hoş bir heyecandı.Neşe idi,mutluluktu,dostluktu.Gurbettekilerin buluşması idi.Büyüklerin yüzündeki tebessümdü kocaman ve aydınlık.Sıla_i Rahimdi.İçinde şefkat ve vuslatı barındıran.Bayram bu değerlerin hepsini içinde bulunduran en yüce değerlerden sevgi idi aslında… Oysa bizim kuşak şanslıydık ,hem de çok…Yeni nesile göre.Çünkü tüm bu değerleri yaşadık zerre zerre..Hatırlarsınız o günleri sizde mutlaka.Evde bir telaş,temizlik,hazırlık ivecenlik gösterirdi önce.Daha sonra herkes karınca kararınca bayramlıkları hazır ederdi.O zamanlar çok hatırlarım bayramlıklarım başucumda yattığımı …Ve gözüme uyku girmeden bir an önce

  • ÜYE : KARDELEN

    Yakma

    Ah Ankara Adınla müsemma bu şehirde Sensizlik an be an kara Şimdi sen oynaşırken yakamozlarda … Kimbilir hangi şehrin rıhtımında … Bense gönül hokkamın içinden Kan damlatıyorum ak sayfalara Yüreğimde geçmez uktevi bir yara Akıyor kana kana Ses olup karışıyor rüzgara Canhıraş çığlıklarla Bilinmez…Duyulurmu sen olan diyarlarda? Bir an geliyor Sarmaladığım tütünler Kızılca şiir vaktine düşüyor bir anda Cennettemiyim cehennemdemi? Yok…Yok… Bin yıllık arafta Türküler yakıyorum Yusufçuklar havalandırıyorum Duyuyormusun? Çarpıyor mu hasret kıyılarına Tüm zamanlar terse sarıyor şimdi Takvimler sararmış bitmiş Ve ben geçmeyen yaralarıma Anestezik dizeler uyguluyorum şifa niyetine Sövüyorum gelmişine geçmişine Böyle bir sevdanın zaman yitimine Bir şimşek çaktırıyorum Bir rüzgar estiriyorum hoyratça Bulut olup yağıyorum gözlerine dudaklarına…

  • ÜYE : KARDELEN

    Yasaklı Şehir

    Canım babam sensizim,sessizim,kimsesizim.Üzüldüğümde sığınacağım limanın yok,gölgende arınacağım koca çınarım yoksun.Yokluklarda varlığını yaşatmak çok zor.Seni çok seviyorum babalar günün kutlu olsun … Tüm ahirete göçmüş babalarımıza ithafen, YASAKLI ŞEHİR  Bandırma karalar bağlı şimdi  Ve bana yasaklı  Çocukluğumun en güzel yıllarının  Geçtiği sahil beldesi  Heyecanlarımın gençliğimin Tatlı anıları    Acıdır şimdi tatları  İlk aşkım sevdiğim babam  Aniden bırakıp gitti  Bir kuru veda bana kalan  Ve annem yadigar ondan    Şimdi rüzgarlar üşütüyor ruhumu  Sahil başı bozuk martı sesleri ile  Anıları üşüştürüyor hayal olan  Koca çınarım babam  Gidişinle yalnız kaldım  Büyüdüm acıya boyandım  Şimdi o çok sevdiğin ela gözlerim  Islak bulutlu bakıyor  Seninle aydınlık yüzüm  Soldu sarardı sarı bir hüzün  Ama hala bendedir…