• ÜNLÜ ŞAİRLERDEN ATATÜRK E ŞİİRLER

    10 Kasımda Kasımpatı

    Sonbaharı sevemedim yaprak döküyor diye Kasımpatıları da sevemedim çünkü her güzde seni getirdiler aklıma Küçücük ellerimle bahçeden koparıp senin büstünün önüne koyup bütün okul ağlıyorduk hıçkıra hıçkıra ben hala kasımpatıları sevmiyorum çünkü seni bizden kopardığı için sonbaharı da kasım ayını da kasımpatıları da sevmiyorum Fikriye Dinçtosun

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    KADIN

    KADIN Ellerini ceplerine daldır kadın. Bak bakalım sende hiç var mıyım ? Sana diyorum Aşbuk lazım bana. Şöyle hakikisinden hani Bir Kavga lazım. Kahretsin ! Kavgasız yaşanmaz ki. Kansız ölmeler bunlar. Kadınsız adamlar,Adamsız kadınlar gibi.. – ’Seviş’ dediler seviştik, ’Sev’ dediler yine seviştik. Lakin çıplak olanları iyi güzel de Kıyafetli kadınları özledik.. Elleri tutuldu mu utanan, Öpüldü mü kızaran kadınlar… – Yorgunum, yalnızım, cesurum. Biraz da anason kokuyorum. Ama muhtacım lan sana ! Yalvarırım ceplerini iyice yokla. Oksijen kesmiyor,ki bana.. Nefesini istiyor akciğerlerim. Yüzünü istiyor gözlerim. Bana senden başka manzara mı var ? – Ah be kadın ! Hiç mi kalmadım sende. Ben bittim mi şimdi ? İttin mi yani…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    İnsan..

    Beş dakikalık bir zevk sonucunda aktığımız hayatta, Beşiğimizi tıngırdatıp yüklemeye çalıştığımız anlamda, O kadar saf o kadar temiz ve berrak sularda, İnsan… Kıçımıza bir hemşirenin vurmasıyla ilk ağlayışlarımızın, Masumiyeti gider zaman su gibi aktığında, Ağlar bir dediği hemen olmayınca, İnsan… Kah evin önünde kah eve yakın parklarda, Tanışıp kaynaşır masumca komşunun çocuklarınla, Oynanan ilk oyunlarında öğrenir oyun oynamayı hayata, İnsan… Anne kucağından düşer ilim ocağına, Ağlamasıyla ana yüreği nöbettedir okulda, Kaynaşırsa arkadaşlarınla ilk satışı anasına, İnsan… Bir filozoftan farkı yoktur sorgulamakta, Sorularının sayısı artar zamanla, Karşı cinsle ilk iletişiminde dikkati farklılıklarda, İnsan… Soruları azalır zihni dolmaya başladıkça, Karnı toktur artık öcü diye korkutmalara, Sever,kendini bulur peri masallarında, İnsan… Sever,aşkın ne…

  • ŞİİRLERİM

    Sevmek ve Sevilmek

    bir gün gelecek öleceksin kimbilir nerede çürüyeceksin yapabildiklerin ile yapamadıklarını ayırt edemeyeceksin kuşların uçmadığı uçup da konamadığı bir dünya bırakmasaydın belki de yaşayacaktın bir ağacın köklerinde dallarında meyvelerinde yaşam ne senden ibaret ne de yaşadıklarından en çok yaşattıklarından ibaret ne kadar temiz yaşarsan yaşa pisse sokaklar denizler mahalleler caddeler şehirler sen temiz olsan ne çıkar dünya bir yaşam alanı yaşat ki yaşayasın belki gönüllerde belki bıraktığın çevrede belki bir denizde belki bir park yerinde sevmek ve sevilmek sadece değildir ne bir kadın ne bir erkek yüreğinde sevmek doğanın içinde sevmek doğan herşeyin yaşatılıp sevilmesinde sevmek bir tohumun yeşertilmesinde sen seversen hayatı hayat seni sevecek hayatın içindekilerde seni sevecek sevilmenin duygusu…

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    29 Ekim Şiirleri

      29 EKİME SAYGI ecdadın kalmadı kanı yerde büyük asker büyük Türk başrolde Atatürk’ün gösterdiği hedefte yok oldu düşman leşleri kıyamet yerinde yaşa var ol geçmişim askerim mehmetciğim kemalim sizi dualar ile her daim yad edeceğim UĞUR DEMİRÖZ * YAŞASIN CUMHURİYET yıl 2019  96 yıl öncesini anıyoruz bugün namusun şerefin cesaretin anıldığı gün bugün şerefli komutandan şerefli askerime kadar unutmadım hiç onları dünden bugüne kadar ey yüce geçmişim saygıyla geçiyor bak Türk askerim bayraklarım dalgalanıyor üstünüzde rahat uyuyun ben her Türk genci gibi her daim nöbetteyim siz sağ olun korkuyor yedi düvel bizden unutmadılar öldü geçmişleri sizin süngünüzden bugün 29 ekim  siz var oldukça içimizde yıkılmayacak CUMHURİYET’im UĞUR DEMİRÖZ  

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    SANA SESLENİYORUM ANKARA

    Bir tarafı yalan bu şehrin Bir tarafı yalnızlık Bir tarafı aşk Ankara Şimdi kızılay’dayım Karanfil sokak, Arnavut kaldırımlar Geziyorum bir yalanın içinde Aklımda o kınalı kız ellerimde bir boşluk İçimdeki yalnızlık Aynı yerde mutluluk da vardı az önce Hem de iki kişi paylaşıyordu İki kişi el ele Oysa bende aynı yerlere bastım arkalarında Onlar kadar gülemedim Hangimiz yalancı Ankara? Geziyorum duygularımın katili Geziyorum siyasete adanmış şehir Geziyorum Aklımda o kınalı kız İçimde azan bir yalnızlık Peki ben mutluluğumu nereye düşürdüm? Neredesin kaybettim bu şehrin? Bir başkası mı aldı yoksa? Sen kaldırımında gezenleri iyi tanırsın Bulan geri verir mi acaba? Hayallerim senin olsun Ankara İçinden sadece aşkımı ver bana Geri kalan…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Boğazıma Takılan Aşk

    Bazen bir söz çıkacak olur insanın ağzından anlamlıdır ve her şeye ilaç olacaktır lakin bir gıcık tutar boğazınıza takılır kelimeler, öksürseniz olmaz su içseniz geri gitmez. Zamanla kaybolur bu durum zaman içinde, bir gün o ağzınızdan çıkması gereken kelimeyi düşünürsünüz yine takılır boğazınıza söylenecekler. Bir engel vardır sizin o kelimeleri boğazınıza düğümleyen, bilirsiniz ki o engel siz var oldukça çözümsüzdür. Teninize sığınan o anlamlı kelimelerin ifadesini veremeden belki de bu hayat bitecektir. İtalik bir evsinizdir artık, çığlıklarınız sizi boğar bu kusursuz cinayete hiç sesiniz çıkmaz. Bazen başkasının ölümü yerine kendi ölümünüzün daha iyi olacağını düşünürsünüz.   UĞUR DEMİRÖZ

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Aşk İzi

    İnsan sevilmekten korkmamalı, sevmekten de… Düşlediğim çok hayali kadınlar oldu hepsi ondan alıntı idiler. Alıntılar değil midir yazıları zengin gösteren, ne kadar dolu olsan da bir boş anını doldurur alıntılar. Kurgun zaman içinde değişken olur bir gün neşesini katarsın o hayaline, bir gün dudaklarını alabildiğine ulaşılmaz olan o dudak izlerine.. İz bırakan herşey unutulmaz; söz izi ile dudak izleri gibi, soğuk bir söz ile soğuk bir dudak izi içini soğutur. Keşke dersin o izlerin olmasına izin vermeseydim diyen hata izleri seni yaralar. Bazı yaralar silinir bazısı ölüme kadar senin zihnine kazınır. Soğuk hayalleri alıntılar ile yenilersin, o baştan çıkaran dudaklar zihninden silinir o vahşi gözler ayağa kalkar seni diriltir. Sevmek…

  • ŞİİRLERİM

    Sleep

    Gün aldım günü güne doldurdum akşama sarındım sabahla sarmaş dolaş dolandım güneşi verdiler elime elim sarardı sıcaklığı ile annemi özledim sıcaklığın düşüncesiyle anne diye bağırdım eve sıcak bakışlarını görürüm diye annem gül gibi baktı bana içimde güller açtı kokusu dağlara ulaştı o kokuyla bal yaptı arılar gül kadar saf ve doğaldı akşam oldu ay düştü ellerime ellerim kar gibi beyazlandı elimi kaldırdım yıldızlara uzandım yıldızlar tutup beni kaldırsınlar diye uykum geldi düşlerim ile annem üstümü örttü yıldız gibi sevgiyle ben sevgili oldum uykum ile   UĞUR DEMİRÖZ

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    t35

    İklimler çekilirken ruhuma Duydum ki mevsimler hep senin rüzgarlarınla esiyormuş başıma Adının hükmettiği memleketler işgale varmış kapıma Nasıl da vuruyorlar hançeri sol yanıma Utanmış bir halle yüreğimi, yüreğine dayamış Rüyada görülen en güzel hülyalar güzelliğine dadanmış Çakallar etrafında, seni gözetliyorlar Özlem sarmıştı beni Loş ışıkta sana rast geliyorum sonra Korkuyorum, ölüm de var diyorlar Eziyorum senli bakışlarımla bütün çakalları Seziyorum bir uçurum gibi ilerisi Ellerime, uçurumdan düşerken bir el arıyorum Ne olur elini uzat ve kurtar beni   nuclksn01  

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Ben Herkesi Dinlerim

    Sıklıkla anlatıyorlar bana. Hayatlarını, başlarına gelenleri, ailelerini dinliyorum. Sonra başka ortamda ya da başka insanların ortamında yine aynı şeyleri anlatıyorlar; yine dinliyorum. Sonra yine, yine. Bir gün arkadaşım dedi ki; “Ya ben bunu sana anlatmamış mıydım ?” “Evet en az 4-5 kez belki de daha fazla” “Deli misin ya, niye bildiğini demiyorsun ki, yine dinliyorsun?” “Sen hepsini ayrı birer heyecan ile vurgu ile anlatıyorsun, ben de her seferinde anlattığını farklı açılardan dinliyorum. Böyle olunca da sıkılmıyorum. Bir de senin o konuya dair kaçınılmaz bir anlatma ihtiyacın var ki, defalarca anlatıyorsun” “Sen de dinliyorsun!” Baktım ki olay benim aleyhime dönüyor, baktım ki dinliyorum diye algısal bir acizlikle damgalanacağım hemen vitesi geriye…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Polyanna

    I. Sevgili Pollyanna, Sen bu mektubu okurken Soğuk bir doğu sokağında, Acılarla yüklü bir faytonla dolaşıyor olacağım Atların boynunda ziller ve pembe orlondan püsküller Şaklayan kırbaç ve gıcırdayan tekerlekler. Kömürümüz bitti tam kışın ortasında Toz hatıra ve talaş bastık sobaya Üşüse böyle yapardı mutlaka hazreti İsa da. Aşkın yüzünden düşen bin parçayı Toplamaktan yoruldum ben artık Pollyanna Yolda bavulumu çaldılar Bana hediye ettiğin o kırmızı elbise de içindeydi Ne güzeldi Ben kendime çilek derdim onun giydiğimde Bakar bakar anne derdim memelerime İnsanın memesi olması büyük bir çilektir Pollyanna Güzeldi yine de o yıllar Küçük sarı pütürleriyle Ne çabuk geçti. Ama zaten onu burada giymeme izin vermezlerdi Belki artık hiç olmaması…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    SENİN HASRETİN SON BAHAR DA..

    Zaman geciyor sessizce Unutulmayan insanlar da var Yine sizin umut dediğiniz Güzel ve özel duyguymuş, Bizleri hayata bağlayan Sevinçleri gördük, Son baharın yağmurların da ıslanırken Var olan cesaretin kendisi olur Ve hatıralar birikti yüreğimize, Sayfa sayfa şiirler yazarken Aslında yeşilin özelliği Reng katıyor yalnızlığımıza Oysa mavi de bulurken sevgiyi! Yine hasret ağacının Dalın dan dökülürken hüzün Belkide özleminiz çıka gelir sevilirken ? İşte son bahar anlatıyor aşklarınızı Hatta şarkı söylüyor Rüzgar eserken tutkuya.. Şair Mehmet Demirdelen

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    BAK

    Limon çiçekleri ve sen, Çok istemiştim.. Bir elimde hanımelleri, Diğerinde bir gecem. Ruhumu bir görsen Harabe dersin. Geceye kutup yıldızını geri versen, Takılırsın, Yere düşer kapaklanırsın. Öyle yani geceye sor, Kaç yıldız aldım ellerinden Ve şiirlerime kattım. Lakin bir yıldız vardı. Sana çok benzeyen, Limon kokan Ama sen değildin. İşte sıkıntı. Beynimdeki düşünceler sıkıldı, Sensizlikten. Çiçekler sıkıldı, Gelmemenden. Ve gece devam ediyor, ezelden.