• ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Sırf Ağlamadım Diye – Atakan Korkmaz

    Sana bir sır vereyim mi sevgili? Ağlatmak üzerine kurulmuş düzen. Popoya atılan iki tokatla başlıyor mesela.. Ağlayarak açıyorsun gözünü dünyaya. Sonra memeyi verip susturuyorlar. Çok geçmeden açlık sarıyor bedenini.. Tekrar istiyorsun. Ama bu defa.. Ağzından emdiğini burnundan getirircesine.. Ağlamayana meme yok diyorlar. Mama yiyorsun sırf ağlamadın diye. Ve nihayet büyüyorsun. Hayatla bir olup, emirler yağdırıyorlar. Ömrün sele kapılmış haberin yok. Ama kurtulur insan.. Ölüm sessizliğinden uyanarak.. Biliyorum kurtula biliyor insan. Emre itaatsizlik tecrübelerime dayanarak. Bilirmisin ne çok öldürüldüm ben, Ne çok doğdum kendimden. Oyuncakları elinden alınmış.. Mutluluğu çalınmış çocuklar gibi. Ne çok övdü.. Ne çok dövdü hayat. Ama hiç.. Acımadı ki.. Acımadı ki. Baktı ki ağlamıyorum, Başladı almaya. Önce gençliğimi..…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    AH O GÖZLERİN AH – Atakan Korkmaz

    Ah o gözlerin ah özlemlerimin en derini Yokluğuyla başlatan ömrümün hederini O gözler ki dağıtır gecelerimin kederini Bakmaya doyamadığım ah o gözlerin ah Mahkûmuyum o gözlerin aşk suçlarında O gözler ki seni hissettirir saç uçlarımda Ne çok isterdim saklamayı avuçlarımda Bakmaya doyamadığım ah o gözlerin ah O gözler ki yüreğime ilmek ilmek ördüğüm Gece rüyasını gündüz hayalini gördüğüm Beni sana bağlayan böylesine kördüğüm Bakmaya doyamadığım ah o gözlerin ah Ah o gözlerin ah düştüğüm bir derin kuyu Gözlerime öğreten kaybetmekten korkuyu O gözler ki gözlerime haram etti uykuyu Bakmaya doyamadığım ah o gözlerin ah Gözlerin severek işlediğim en güzel günah O gözler ki tanrımdan sonra taptığım ilâh Ah o gözler…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    ANNE BEBEK ŞEHİT TARİFSİZ ACI

    Anne bAAnne bebek şehit tarifsiz aci https://www.geyvemedya.com/tarifsiz-aci/ TARİFSİZ ACI Yola tuzaklanan bir patlayıcı.. . Anne bebek şehit tarifsiz acı. Olsada şehadet acı ilacı Anne bebek şehit tarifsiz acı. 🇹🇷 Terörist alçaktır terör alçaklık .. Korkusuzsan eğer bana karşı çık Of demem kafama sıkacaksan sık Anne bebek şehit tarifsiz acı . 🇹🇷 Bir doğum gününden ölüm anına . Neden bu kast anne bebek canına Kalamayacak yaptığın bil yanına Anne bebek şehit tarifsiz acı. 🇹🇷 Lideriniz meşhur bebek katili… Anlaşılan vermiş örgüte eli Acizliktir şehit etmek sivili Yapamayacaksın bir infiali Anne bebek şehit tarifsiz acı. 🇹🇷 Orhan Afacan izmir 1.8.2018 not-VATAN ŞİİRLERİ serisinin 1 .ci kitabı olacak olan BİN CANLA SEVİYORUM TÜRKİYE…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Türkiye

    Ay ile yıldızın kardeşliğine Kırmızı rengiyle şehitlerine Akdeniz,ege,marmara deme Anadolu ile güçlü Türkiye Ülkemin kıyamdaki minareleri Kabe ye çağıran ezan sesleri Gözleri yaşlı şehit annesi Bu ülke seninle sakın üzülme Ben bu topraklarda doğup büyüdüm Vatansız olana hep cok üzüldüm Kıymetini bilelim biz bu ülkenin Namus gibi sevelim ay ve hilali muhammet_tilki@hotmail.com

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Sensizliğin Sessizliği

    Yazmak istemediğim tek şiirdi belki Bu durakta ineceğimi hiç tahmin etmemişim Güldüğün bir anın ertesi sana soylenesi Öyle çok söz vardı ki.. Vazgeçmeyişlerimin çaresiz kalacağını, Kovada bir kefal gibi çırpınacağımı anlamamışım Dudaklarımın iz bırakmadığı ama seninkilerin hayal kahramanı olduğu Öyle çok rüyam vardı ki.. Uyanışlarımın geçici olacağını, Yalnız seni düşüneceğimi kalbim bana fısıldamamış meğer Sanki o değil kadehlerimin şahidi! Öyle çok içesim vardı ki.. Bakışlarin değil miydi beni denizlere döken O gözlerinin kenarindan bir kayığı itmenin ne kadar zor olduğunu bilememişim Tek ķürekle belki tek yürekle gidilesi Öyle çok liman vardı ki.. Kaçtıkça senden top gibiydim duvardan seken Bazen de topu kovalayan köpek Nefesim değil miydi o korkmadan harcanasi Öyle…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    ÇANAKKALE

    Savaştılar yiğitler bizi korumak için öldüler bizim için canlarini verdiler bu güzel vatana kim bu güzel vatana canını vermeski yiyecek içecek azdı ama pes etmediler cünkü onlarınki vatan sevgisiydi binlerce can verdik bu guzel vatana anaların duasıyla ayakta kaldı bu güzel vatan kım bu vatan uğruna canını vermeski

  • ŞİİRLERİM

    Önsöz

    yüreğin zihnimde meşgul kuvvetli kışkırtıcı asil fotoğrafın etrafında dönüyorum kulağıma bir şarkı asılıyor başım o yana başka bir şarkı da diğer yana güzergahını belirtmeyen bir otobanda gibiyim hangi ışık seni karşıya geçirir ki eleştirisel çizgiler çiziliyor dilime renkler bir siyah bir beyaz sanmandan sapmandan sana sahip olamamaktan dilimin ucunda gidip geliyorum sanki gökten zenbille indin ta düşüncelerinden yüreğime hayat çalkantılı deniz gibi sen başıboş gemi yelkenin olsam kayalara çarptırırım bir korku dümenin olsam hangi yön bana hangi yön ayrılık korkusu bıraksam orta yerinde seni yalnız başına ahvalim buna izin vermiyor ruh ikizim esir düştü biri güzelliğine diğeri düşüncelerine beklenmedik bir tecelliydi bu gayriihtiyari bir tebessüm buluşması hayali bir kurgu gibi…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    ATATÜRK’E SESLENİŞ

    ATATÜRK’E SESLENİŞ Ey Türk ulusunun kalbinde yaşayan Ata’m! Başımızın tacı, kalbimizde ölümsüz kahraman. Yıllarca vatan için savaşan yüce insan, Türk özgür olamazdı, sen olmasan. Cumhuriyettir bizlere en kutsal armağan, Türklük gururudur içimizde çağlayan. Açınca bize çağdaş uygarlık yolunu, Bozuldu kahpe düşmanların oyunu. Rehberimiz oldun, sahiplendik bu vatanı, Dindirmedik hiçbir zaman, minarelerden ezanı. İlkelerinle başımız dik, boyun eğmeyiz düşmana, Yolunda ilerlemek yakışır, yüce Türk’ün şanına. VEYSEL YILDIZ ( GÜRGÜROĞLU )

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    BÜLBÜL’E

    BÜLBÜL’E Nedendir öyle kederli ötüşün ey bülbül, söyle bana. Güller, dikenler ve şairler sırıl sıklam aşık sana. Konuş, az çok anlarım o ince sesli dilinden. Nedendir bilemem, hiç gitmiyorsun penceremden.   Benden çok mu derdin var, anlatamıyorsun, Gururuna yenik düşüp, içine mi atıyorsun? İnanmam ey bülbül sana, dertsizim desen bile, Dertsizsen niçin konarsın dertlinin penceresine?   Ne olur, geliver yine yarın sabah pencereme, Neşeli ötüşünle mutluluğu bestele bana. Öylesine ilham ver ki, hüzün  bulaşmasın şiirlerime, Mutluluk şarabı içelim aşk kadehlerinden kana kana. VEYSEL YILDIZ ( GÜRGÜROĞLU )

  • ŞİİRLERİM

    Veresiye Defteri

    sayfaların rahminde ters bir doğum ters bir zamanlama ayın otuz biri karar sezeryan sonucu belki de ölümlü belki de doğacak olana ziyaret yok doğum sancısı doğmasın diyecek kadar karmaşa elde var avuçta yok belki de doğum gerçekleşecek hasta doğumuna kimse girmeyecek ay başı güneşin ışıkları sabah ezanı apar topar bir eve yaklaşan kamyon birkaç şilte sandalye eski çekyat cılız iki beden kamyon hafif yüklü doğum başlamış kamyonun gürültüsü bastırıyor feryadı bakkalın önünde geçen iki cılız beden tekerlekler ile beraber arkada toz bulutu doğmamış bir hesap başını iki eliyle tutan bir adam elinde bir defter sayfalarca doğum haberleri aradan geçen birkaç ay kapıya vurulan kilit camdaki yazıya hüzünle bakan bir çift…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun

    Ramazan bayramınız mübarek olsun Hakkın nuru gönlünüze bol bol dolsun Ziyaret edelim komşuyu akrabayı bugün Tatil değil bugün Bayram’dır haberiniz olsun Gerçi tatil bilene ne söylesen az gelir Tatile gidiyorum diyerek sevinir İhtiyar olunca evine acep kimler gelir Tatil değil bugün Bayram’dır haberiniz olsun Mehmet Aluç /Aşık Gülveren

  • ŞİİRLERİM

    Ah İstanbul

    İstanbul ölüm ve acı yatar kalbinde mutluluk ve güzellik maskesinde uzun yollar binalar heybetiyle ihtişam kokar ara sokaklar arka sokaklar fakirlik ve yoksunluk ile kendini şehre kapar hangi ev zengin hangi ev fakir bilemezsin camlar perdeler tüm ihtişam ve yokluğu gizler kuytu köşelerde fotoğrafçı izleri resmederler gerçek gizleri İstanbul gözler önünde gözlerden uzak bazı sokaklar kıskıvrak yakalayan tuzak bazı sokaklar kahkahadan şen kıvrak dilencilere verilir tomarla para bilmez ki evinin aşağısında vardır açlıktan göz dönmüş bir sürü fukara binaların arasına hapsolmuş çocuklar biri lay lay lom ile et beğenmez birinin boğazından ekmek arası domatesten başkası geçmez ah İstanbul görünenin ne de güzel  görünmeyenini anlatmaya bu şiir bilmem ne kadar yeter…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Mübarek Ramazan İşte Şimdi Gidiyor

    İşte geldi Mübarek Ramazan işte şimdi gidiyor Âleme gönlümüze nurları saçarak elveda diyor Hoş geldin güle güle git Mübarek Ramazan Cennette saraylarımızı süsleyerek gidiyor Üzüntümüz olsa da seneye on gün erken geliyor Gittikten sonra yeri bir daha hiç dolmuyor Bu nefiste o güne takılarak yerinde durmuyor Elinden geldikçe şeytanla beraber vuruyor Böyle mübarek aylar bir daha zor bulunuyor Üzüntümüz olsa da seneye on gün erken geliyor Gittikten sonra inan yolların gözleniyor Mümin olanlar hala güzelliğin söylüyor Güzelliğini söylerken birde seninle süsleniyor Cennette saraylarımızı süsleyerek gidiyor Üzüntümüz olsa da seneye on gün erken geliyor Güle güle git on bir ayın sultanı Mübarek Ramazan Seni ağırlayabildikse ne mutlu biz insana sensizlik ziyan…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Sanat

    Sanat bu âleme sığmayan sözcüklerin okuyucuların gönlüne sığarak gönlünü süsleyerek gülümsetmesidir. Bu bir şiir olur öykü hikâye bir makale deneme söz olur gelir okuyucunun gönlüne bir kelebek misali usulca konar, gönül tellerini titreterek hissetmesini sağlar. Bir yağmur tanesi gibidir sanat, damla damla almak isteyenin gönlüne yağarak kurak olan gönlü yeşertir, kurumuş gülleri açtırır sanat olsun sanatın içindeki şiirin heceleri sözleri olsun, sana sen yalnız değilsin az etrafına bak ve ne gördüğünü hissettiğini söyle, göremiyorsan benim gözümle bak hislerimle hisset ve gör diyendir. Davetkâr bir gün ışığıyla sizi gün ışına çağırarak karanlığı yok ederek aydınlık bilgili görgülü anlaşılır anlayan edendir. Vesselam. 2 Sanat kolu kırık olana Ressamın yeni bir kol çizerek…

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    “Çırpınmak”

    “Çırpınmak” Para Harcamak Yerine İnsanın Emeğini Hayalini Harcayanların, Çalanların Çırpınması. Hayatın yokuşunu tırmanırken veya çıkmak için çırpınırken, aslında düz olan yolu yokuş yapan bizleriz kendi elimizle desem hadi oradan diyen çok çıkacak,”çırpınmak” derken, son nefesi verirken çırpınmaktan söz etmiyorum, yüzmek içinde söylemiyorum,”çırpınmak “ derken acı içinde yuvarlanarak çıkılan yokuş yolunda, aşağıya doğru düşmek çıkamamak, ne yapacağını şaşırmak anlamında söylüyorum. Hayatın özünü başka kalıplara koyarak şekil vermemiz sonucunda olan bir çırpınmadan aslında yok yok, dışta ne kadar kalıpları değiştirsek de az ama içte biz olan bizi değiştirince oluşan çok çırpınmadan” da söz ediyorum. Kısır döngü içinde kalarak çıkamama, hayatın döngüsü içinde, hayatı anlamayarak ona uyum sağlamayarak çekilen ıstıraptan dolayı oluşan ”çırpınmak”tan…