ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Belagatın, İcazın, İmajın Eşsiz Sentezi

Sosyal Medyada Paylaş:

Edebiyat tarihinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in güzel ahlakını, örnek şahsiyetini ve hasletlerini konu alan pek çok güzel şiir mevcuttur. Kaside-i Bürde adıyla tanınan ve ilki Kâab Bin Züheyr’e, ikincisi Muhammed Bûsîrî’ye ait olan kasideler, bu şiirlere en güzel örneklerdendir. Bugünkü sayfamızda Kâab Bin Züheyr’in Kaside-i Bürdesi’ni, büyük şair ve fikir adamı Sezai Karakoç’un çevirisiyle okuyacaksınız. Müzeyne kabîlesinden olan Kâab Bin Züheyr’in bu şiirinin bir de hikayesi var. Kısaca bahsedelim: Kâab Bin Züheyr, kardeşi Büceyr’in Müslüman olmasına kızıp, bu kızgınlığını dile getiren bir şiir yazar, Peygamberimize ve İslâmiyet’e karşı hoş olmayan sözler söyler. Resulullah bunun üzerine şair hakkında idam kararı verir. Kısa zaman sonra kendisi de İslamiyet’i seçen şair, Kaside-i Banet Suat’ı yazar, Resulullah’ın huzurunda okur. Peygamberimiz, kasîdeyi beğenir ve onu affeder. Bürdesini (hırkasını) çıkarıp, onun omuzlarına koyar. Bu sebeple Kâab bin Züheyr’in kasîdesi, “Kasîde-i Bürde” olarak anılır. Sezai Karakoç bu eşsiz şiirin akışı ve önemi hakkında bakın neler söylüyor: “Klasik Arap kasideleri olan Muallaka kasideleri gibi, ilkin kabilenin göçüşü ile başlıyor, sevgili anılıyor, arkasından her Arap şairinin kendi gücünü denediği “deve” motifinde ölümsüz çizgiler çekiliyor, sonra söz şairin kendisine getiriliyor ve oradan Hz. Peygamberin, İslam’ın ve sahabenin övgüsüne geçiliyor. Belagatın, icazın, imajın, gerçeğin ve güzelliğin eşsiz sentezi.” Günümüze kadar korunan bu söz konusu hırkanın hâlâ İstanbul’da Topkapı Müzesinde “Hırka-ı Saadet” odasında muhafaza ediliyor.

Yazının alıntı yapıldığı Link

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!