EN GÜZEL ŞİİRLER

BİZ KAYBETTİK AŞK DA KAZANMADI * MAHMUT DERVİŞ

Sosyal Medyada Paylaş:

Bir Filistinli Yaranın Güncesi 

1

Anılardan muafız biz

El- Kermil içimizde

Celile’nin otları kirpiklerimizde

Bir nehir gibi ona uzanaydık deme bana

Öyle deme!

Memleketin etindeyiz biz… Memleket de içimizde!

2

Yavru güvercinler gibi değildik haziran öncesi

Aşkımızın prangalar arasında parçalanmayışının

budur sebebi

Biz yirmi yıldır ey bacım

şiir yazmıyoruz ama

savaşmaktayız savaşmakta

3

Gözlerine düşen o gölge

haziran ayından

alınları güneşle kuşatmaya gelen

bir ilahi şeytan!

Bir şehit rengidir o

bir dua tadı

O ki öldürür ya da yaşatır

Her iki durumda da ah ki ah!

4

Gözlerinde gecenin başlangıcı

O uzun gecenin sonundan bir damlaydı yüreğimde

Bizi şu saatte bu mekânda birleştiren

dönüş yoludur

çöküntü çağından

5

Bu gece o sesin

bir bıçak, bir yara, bir sargı

kurbanların sessizliğinden gelen bir uyku

Nerede benim ailem

Sürgün çadırından çıktılar

ve yeniden tutsak oldular

6

Aşk sözcükleri paslanmadı ama sevgilim

esarete düştü benim-Ey aşk, ey aşkım benim

Rüzgârın silip süpürdüğü balkonları

evlerin eşiklerini

günahları bana yükleyen aşk!

Günlerden bir gün

kalbim sadece gözlerini alabilmişti senin

Ve şimdi vatanla zenginleşti kalbim!

7

Tarlakuşunun sesini

işgalcilerin cehresinde

parıldayan bir hançere dönüştüren nedir, biliriz

Kabristan sessizliğini

bir festivale, hayat bahçelerine

dönüştüren nedir biliriz

8

Sen şarkı söylerken

balkonların koptuğunu gördüm duvarlardan

dağın yamaçlarına kadar uzanmaktaydı alan

Dinlediğimiz müzik değildi

Göremiyorduk sözcüklerin rengini

Odadaydı bir milyon kahraman!

9

Kanımda, onun çehresinden bir yaz

ve müstear bir nabız

Eve döndüm utana utana

yığılıp kaldı yaramın üstünde şehit

Doğum gecesinin sığınağıydı

İntizardı

Ve ben bir bayram devşiriyorum onun anısından!

10

Çiğ ve ateş, gözleridir onun

Kendisine fazla yaklaştığımda şarkılar söyler

Sessizlik ve dua an’ı, buharlaşır kucağında

Ah, dilersen şehit diye adlandır onu

Genç mi gençti barakadan ayrıldığında

Geri geldi sonra

Geri geldi

bir ilahi çehre!

11

Bu toprak emer şehitlerinin derisini

buğday ve yıldız vaat eder yaza

Tapın bu toprağa!

Tuz ve suyuz biz onun bağırsaklarında

savaşan bir yarayız bağrında

12

Kanın boğazımda ey bacı

Gözlerimde ateş

Kurtuldum halife kapısında şikâyetten

Tüm ölenler

ve gündüz eşiğinde ölecek olanlar

kucakladılar beni, bir bomba yaptılar benden!

13

Ahbapların evi metruk

İliklerine kadar çevrilmiş Yafa

Beni aramaya koyulan

sadece kendi alnını bulabildi benden

Bu ölümü bana bırak ey bacı

bu yitip gitmişliği bana bırak

ki bozgunun üstüne bir yıldız öreyim ondan

14

Ey mağrur yaram

Ne benim vatanım bir bavul

ne de ben bir yolcu!

Ben âşık, toprak maşuk!

15

Anılara daldığımda

nedamet otları yeşerir alnımda

hasretini çekerim uzak bir şeyin

Özleme teslim olduğunda

benimserin efsanelerini kölelerin

Sesimden çakıl taşları

kayadan nağmeler yapmayı yeğlerim ben!

16

Alnım gölge taşımaz

Göremem gölgemi

Tükürürüm ben

geceleri alınları aydınlatmayan yaraya!

Gözyaşını bayrama sakla

sevinçten ağlayacağız sadece

Alanda

düğün ve hayat koyalım adını ölümün!

17

Yarayla büyüdüm ben

Geceleri nasıl çadıra dönüştüğünü

asla söyleyemedim anneme

Ne kaynağımı yitirdim, ne adresimi, ne de ismimi

Onun eski püskü giysilerinde

bir milyon yıldız görmemin budur sebebi!

18

Sancağım siyah

Liman bir tabut

Sırtım bir köprü

Ey içimize yıkılan dünyanın sonbaharı

Ey içimize doğan dünyanın ilkbaharı

Çiçeğim kırmızı

Liman açık

Kalbim bir ağaç!

19

Lisanım bir su şırıltısı

kasırgalar ırmağında

Güneşin aynaları ve buğday

savaş alanında

Belki yanlış ifade ettim kimi zaman

ama-tevazu bir yana – harikaydım

kalbimi sözlükle değiştirdiğim an!

20

İkiz olduğumuzu anlamamız için

düşman lazımdı mutlaka

Meşe kökünde oturmamız için

rüzgâr lazımdı mutlaka

Çarmıha gerilen efendi

yarasını yitirmiş, ödlek bir çocuk olurdu

çarmıh tahtında büyümeseydi!

21

Bir sözüm daha var sana

henüz söylemedim

Ay’ı işgal ediyor balkondaki gölge

Memleketim bir destan

Ben çalgıcıydım orada

oldum bir çalgı teli!

22

Arkeolog taşları inceleme derdinde

kendi gözlerini arıyor efsane harabelerinde

Kendi kendini kanıtlama derdinde:

Gözleri olmayan basit bir yolcuymuşum ben!

Bana ilişkin tek bir harf dahi yokmuş medeniyet kitabında!

Ama ben usul usul dikiyorum ağaçlarımı

Ve de söylüyorum aşk şarkımı!

23

Hezimetin sırtında taşıdığı yaz bulutu

Serabın ipine seriverdi

Sultanlar neslini

Cinayet gecesinde öldürülen ve dirilen ben

İşte iyice yapıştım toprağa!

24

Sözü eyleme dönüştürme vaktim geldi benim

Toprak ve tarlakuşu aşkımı kanıtlama vaktim geldi

Bu zamanda gitarı parçalar sopa

Ben, bir ağaç peyda oldu olalı ardımda

Sararıp durmaktayım aynada!

MAHMUT DERVİŞ

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın