YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

BİR ŞAİR

Sosyal Medyada Paylaş:

imagesCA4K347Y

Yine kavgalı bir sabaha uyanmıştı şair. Banyoya gitti yüzüne şöyle bir baktı saçı sakalına karışmıştı. Hafta sonu olmasına ve dinlemiş yüze sahip olmasına tezat ne durumdaydı şimdi. Yüzüne suyu çarparken soğukluğu içini ürpertti. Aynaya bakarken düşündü; akşam yatarken ne çok kelime üşüşmüştü beynine ama kalkmaya mecali yoktu, alt alta dizeler yazabilmek için.

Hep herkesin uyuduğu saatleri seçiyordu şiirlerini yazabilmek düşüncesinde lakin şu bir yıldır tam işte bu diyebileceği şiirleri yazamıyordu. Sanal dünyada birkaç şiir yazılan siteye üye olmuş. Eser niteliği taşımayacak, üstünde irdelemeden, düzeltmeden yazdığı şiirleri yayınlıyordu.

Hep bir stresin kendisini rahatsız ettiği bu tuşların arasında kaybolup gitmek istiyordu. Çok şaşırıyordu bazı şiirlerinin günün şiiri seçilmesine. O kadar iç dünya karmaşasını ruhunda hisseden vardı ki o duyguyu kendi duygusu olarak sahiplenip şiirine hayran kalıyorlardı. Oysa kendisini sıkmadan yazıyordu birşeyler kazanmak düşüncesi dışında.  İçinde birikmiş fırtılar psikomatik tedavi idi onun için. de Klavyesinin a* ş * k  harfleri düştüğü halde onu düzeltmek için bir çaba içine girmek istemiyordu.

Düşünceleri başkasının düşüncelerine karıştığında acaba benim gibi duygulara sahip çok mu insan var diye içinden geçirmeden edemekteydi. Klavyenin uzandığı bir sürü insanın varlığı küçücük bir ekranda kendisine açılıyor ve bu durumu seviyordu.

Şairler yalnız insanlardır, imgelerin içinde yatıp kalkarlar, onlarla konuşup sohbet ederler. Onların hayal dünyaları çok geniştir. Her cismi,maddeyi, manayı çok karmaşık ifadeler ile süsleyip giydirir. Onları karşısına oturtup yorumlarını alır, onların sesine kulak verip şuramı düzelt, buram olmadı, şu kostüm bana daha yakışırdı gibicesine şairin kelime defteri ile oynarlardı.

Yorum yapanın yorum yaptığı yapmacık ama bir o kadar da yapmacıksız klişe sözlere kendi de yorum katıyordu. Siteye giren üyeler okunmak için kendilerini gösterebilmek gayretiyle yorum yapıyordu. Kendisi çok saçma da yazsa övgü tebriği almaktaydı.

Bunların içinde gerçek kalem üstadları da yok değildi. Bu üstadların yorumlarının sayfalarına düşmesi için dua ediyor, düştüğünde ise teşekkür teşekkür üstüne söz sarfediyordu.

Mutfak göçmüş, evde vır vır çoğalmış hiç umursamıyor ta ki sıkılıp oradan kalkana kadar. Bir kaçış yeriydi o klavye ekranı, orada bulunanların çoğu gibi. Bir nevi arkadaşlık kapısıydı ve kimse kimseyi tanımıyor kelimeleri kelimeler ile tokuşturuyorlardı.

Şair köşe bir yere konuşlandırdığı laptopunu kapatmadan televizyonlu odasına geçti. İçeriden bir ses ortalığı gerginleştirdi.

– Bıktım senin şiirlerinden… kalkta bir dünyada ne oluyor bir bak..

Şair yine başlayacak fırtına ile klavye arasına sıkıştırdığı sanal ortamdan gerçek ortama geçmek için laptop u kapatıp kütüphaneden kendini farahlatacak bir şiir kitabı eline aldı.

Devam edecek…

 

Uğur Demiröz

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!