Edebiyat Defterine Tavsiye

Edebiyat sitelerinde öncü olmaya devam eden edebiyatdefteri.com 6 Mart 2016 tarihi itibariyle baktığımda şunu gördüm. En iyi şiir 2 tane, En iyi günün seçkisi yok. 

Ben bundan şunu anlıyorum yazılar okunuyor ve değerlendirmeler tarafsız yapılıyor. Paralı ve parasız üye kayırması yok. Bu çok güzel bir tavır, günden güne gelişen kendini yenileyen, artılarını arttıran edebiyatdefteri.com belki de bu tavrı ile çok edebiyat severi sayfasında konuk ediyor. (daha&helliip;)

Şiire Dair Düşlerim Var

Edebiyat sitesi diye açılan bir çok sitede makale, hikaye, deneme gibi yazılardan çok şiir ilgi görmektedir. Çoğu şiir aşk üzerine yada elem, keder üzerine olmaktadır. Acıyı simgeleyen Tv dizilerinde olduğu gibi bu tip şiirlerde yazım açısından çok popülerdir. Biz gözyaşını seviyoruz. Toplumsal açıdan çok neşeli bir tanımlamamız olsa da ağlamaya yatkınız.

21 Mart 2016 Dünya Şiir Günü

Yarım kalan her şeyin tamamlanması için en güzel eylemdir şiir, yazıldıkça tamamlanır sanki tamamlandıkça anlam kazanır kişiler, eksikler…

Hasıl olan güzellikleri soyut bir şekilde dizmek şiire, hece hece yada serpiştirmek kağıdın ağıtlı köşelerine serbestçe.. Kimi zaman kulaklarımız çınlar bir kişinin yokluğunda, yıldız yıldız serpilir hasretine kalbimiz, bin parça olur binlerce zerre kalbimiz de ulaşamayız ya o hayatı sevdirene bize işte şiirin kalbi olur o demli hüzün..

Lütfen Sen Yaşa

Eski bir günlüğün sayfalarında ölüp gitmiştim, insan her bir günün sayfasında ölümü yaşar. Senin sayfalarında öldürüldüğüm gibi kendi sayfalarımda da ölürüm ben. Yaşama hakkı elinden alınmış kişileriz biz, ne derler bilirsin insan her gün yeniden doğar demek ki her gün de ölür.

Şiir Her Yerde

Şiir artık her yerde biliyorsunuz. Şiirde ki boşluk eskiden çok derindi ama artık bu derinlik kaynadı. Sosyal paylaşım adı altında hayatımıza giren facebook, twitter, whatsApp gibi daha bir çok sosyal alan bize şiiri getirdi. Görünmez kahramanlar, görünmez şiir mısraları hayatımıza girdi.

Hangi konu hakkında bizi rahatlatacak şiir arasak, google’a bir kaç kelime yazmanız yetiyor. O sizi saracak, o sizi sarmalayacak, o sizi rahatlatacak, o sizi anlayacak mısralar bilinen ya da bilinmeyen şair veya şaireler ile karşınıza geliyor.

Şiir okumak hele ki sizi anlatan, sizi coşturan şiirleri okumak ne çok rahatlatır değil mi ? İnsan şiir ile yaşar, şiir ile ölür. Koca bir dünyanız vardır ve o dünyanızı dolduracak bir kaç şiir vardır ki o size fazlasıyla yeter. 

Şimdilerde şiirleri kartpostal yapıyorlar, güzel bir ruh halini yansıtan fotoğraf yanına o hali anlatan kısmi şiir dizeleri serpiştiriliyor. Ona bakmak, onu özümsemek, onun ile hemhal olmak sizin tüm ruh yorgunluğunuzu alıyor. (daha&helliip;)

Şair Yüreğinde Nükleer Bomba Taşır

Şiir bir yangın yeridir, yakan şair tutuşan okuyucudur. Okuyan okuduğunda bulur kendini ama şair okuyana anlatmaz içinden geçenleri, onun yangını dilinden söyleyemediklerindedir.

Şair anlaşılmaz biridir. Onu reel düşünen değil soyut düşünenler anlar. Soyut kavramı uçuk kaçık olan değil, içinde duygu ve his yoğunluğuna sahip kişilerin varlığını anlatır diyelim.

Yaşamak sevmeyi, üzüntüyü, hüznü, sevinçleri hayatımıza sokuverir. Hiç kimse duygu patlamalarından olumlu etkilenmez. Her duygu mesela şairde farklı yaralar açar. İçinden atmak istediklerini yoğunlaşıp infilak etmeden mısralara döker. Her şey aslında bir anda olup biter. Bomba düşer, patlama olur, kafiyeler etrafa savrulur. Aslında savrulan şairin içinden kopanlardır. 

Duygularını bölemez şair çünkü o bölünmeyi değilde bütünü koyar şiirlerine. Değil mi ki bir roman kadardır şairin beş on kıtalık şiiri, o anlatmak istediğini bir roman ağırlığınca sayfasına yazar. Yazdığı bir sayfa yoruma açık yüzlerce sayfa demektir. (daha&helliip;)

İlkbahar İstanbul’da

anayurduna-donen-laleyi-ihrac-etmeye-basladik-4876895_2809_o

Beşiktaş’tan Dolmabahçe’ye yürüdünüz mü yada aracınızla o yoldan hiç geçtiniz mi bugünlerde ?

Belediye eflatun renkli çiçekler dikmiş yol boyunca eflatun mu dersiniz, mor mu siz karar verin bir harikalar şu anlarda lakin kısa sürecektir sanıyorum ömürleri bir süre değiştirip başka bir çiçek ekerler. Ben sabahları o yoldan geçmeyi çok seviyorum. 

Bugünler de her yer bir başka güzel tüm yol kenarları, duvarlar çiçekler ile süslenmiş durumda alabildiğine ilkbahar kokuyor, alabildiğine laleler gözleri boyuyor ah şu polen allerjiside olmasa 🙂 Deniz yolculuğu yapıyorsanız boğazda erguvarlara şahit olursunuz İstanbul’un çehresini trafikten alıp kendine çevirirler kısa bir ömür sürselerde. Attila İlhan şiirinde :

istanbul ve sen / ikinizden kalanlar

tekrar tekrar ısrarla yaşayıp durduğum

çengelköy’de yaz unutulmaz erguvanlar

rüya mıdır gerçek mi kendi kendime sorduğum

… diye rüyadan uyanmak istemezmişcesine sorgular İstanbul’u.

Her şehrin baharı bir başka güzeldir. Her şehir, her insan başka bir bahar yaşar. İlkbahar doğum vaktidir doğanın, insan bir yaratanın varlığını hisseder kurumuş dalların çiçeklendiği zamanlar. 

Ataol Behramoğlu ‘ İlkbahar ‘ şiirinde:

Yüzümü bulutlara kaldırıp

(daha&helliip;)

Şairler Yalnızlığı Severler

images (1)

Yalnız kalmayı istediğiniz zamanlar ile yalnızlıktan sıkıldığınız zamanların yüzdesi nedir bilmiyorum lakin biz şairler yalnızlığın sayfalarımıza çökmüş halini hep sevmişizdir. Yalnız kalmak içimizden gelenler ile başbaşa kalmanın tarifidir. 

Attila İlhan ‘ Yalnızlık ‘ şiirinde 

Bu gece dağ başları kadar yalnızım 

Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından

……. diyor ya o misal geceyi örteriz kalemimizin üstüne, parmaklarımızdan dökülen belki de renk renk çiçekler, sevinçler, hüzünler suretinde.

Anlatamadıklarını ifade etmeye çalışır şair zor olanı başarmak gayretiyle, şiir yazabilmek lütfedilmemişse şair kula ne kuş yakalar ağzıyla, ne kısa cümleler dökülür hokkasından yazıya.

Şair olmak zordur kimse şair sıfatını kendisine koymasa da, şiir yazmak ne zordur yalnız kalınmadıkça.

(daha&helliip;)

Dolmabahçe’den Boğaz Temaşası

imperiaflex_0_20_0

Şu anda İstanbul Dolmabahçe camine yüksekten bakan bir plazadan boğazı seyrediyorum.

Hava pırıl pırıl, güneş tüm ışıklarını denizin maviliğine sermiş daha ak pak olsun diye dalgalarında yıkıyor besbelli, deniz gümüşle aydınlığın buluşmasının coşkunluğunda kendisini ayna karşısında süslenen bakımlı bir bayan gibi hissediyor herhalde. O ışıltının orta yerinde, kıyısında, uzağında büyüklü küçüklü motorlar, vapurlar, yük gemileri koşuşturma içinde.

Hayat huzur anında bir makas gibi kesiyor dünden kalan huzursuzlukları, bu güzel manzaranın gölgesinde kalarak, Şair Sedat Umran bir şiirinde

‘ Makas olaydım / Bölerdim uzayan can sıkıntısını / Umutlarımı, ürkekliğimi, yalnızlığımı da / Ölümümü kendime göre keser biçerdim’ diye ne güzel anlatmış değil mi ?

Yaşamak ve varolmanın geç saatlerine ulaşmadan önce anların kısa tebessümlerini yakalamak benimkisi.

Dün kasvetli olan deniz, şimdi alabildiğine kahkahalar atıyor kendince, beni de kendisine ortak ediyor görmeden, bilmeden.

Şu anda İstanbul’un anlam dolu sevgilisine bakarken 1226-1312 yıllarında yaşamış olan şair sultan Veled’in şu (daha&helliip;)

Şiirler ve Şarkılar

nota1

‘Yar deyince kalem elden düşüyor / Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor / Lambada titreyen alev üşüyor / Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban’ diye yazmış dizelerini Abdürrahim Karakoç.

Ben nedense bu şarkıyı her dinlediğimde hüzünlenirim. Şair bu şiirini yazdığında bir şarkı sözü olacağını düşünmüş müdür bilemiyorum amma nice şiirler var ki şarkılarda hayat buluyor canlanıyor yüreklere bir ateş bırakıyor. 

Gönül aşk ile yanmaz olur bir şarkı dinler o yari hayallerinde bulur. Sevmeden de şiir yazılır mı diyorlar ya, yazılıyormuş dostlar şairler öyle söylüyor hayatımda birisi hiç olmadı içimde büyüttüğüm bir sevda teninde bu şiirler hasıl oldu diye.

Ne olursa olsun bir şiirin şarkıda dile gelmesi, gönüllerde yer etmesi ne hoş bir duygudur bana göre.

Bir de şu şiirin şarkıya uyarlanmış halinden etkileniyorum duyduğumda, Yahya Kemal Beyatlı’nın

(daha&helliip;)

Aşkı Aramak

images

İnsan aradığını bulur da bulduğu aradığı çıkmaz, yüreğinde büyüttüğü sevda karşı tarafın yüreğine oturmaz. 

Kişi içinden taşan bir yük ile arar içinde olanı paylaşacak birini, bulur yada bulamaz aklından geçenleri sahipleneni.

Muhsin İlyas Subaşı şiirinde ‘ Bir sancı / Tükenmez yük / Bölük pörçük duygularla / Ezilirken taş altında / Acılar büyük’ diyor.

İçinde sancı olmayan var mıdır günün herhangi bir vaktinde, vaktin duygusu yok ki üzer sizi en münasebetsiz bir saatte.

Dilimizde bir zincir vardır sanki içimizden geçenleri engelleyecek, susmak ne çaredir çözüm hiç gelmeyecek.

Mithat Cemal Kuntay dizelerinde ne anlamlı vurgulamış anlatamadıklarımızı ‘ Zincirin altınsa da hatta koparıp kır / Susmak ne demekmiş yere göğe haykır’

(daha&helliip;)

Geçmişe Düştü Yalnızlığım

izbeli_ciftligi

Yaşam bir çizgi önüne geçmek imkansız, daha dün çocuktun şimdi bir yetişkin bir dön bak geriye zaman nasıl da akıp gitmiş elinden.

Necip fazıl üstadımız ne diyor şiirinde ‘ Her şey akar, su,tarih, yıldız, insan ve fikir’

Nice insanlar tanırız zaman yolculuğu içinde kiminden nefret eder, kiminden kopamayız.

Necip fazıl üstad yine şiirinde ‘ Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir’ demiyor mu ?

Dostları kimi zaman seçemeyiz, hangisi çürük hangisi sağlam karakterli bilemeyiz. Gün boyu insanlar ile yürürüz kimini yeri geldiğinde yad eder kimini yüreğimize yer etmemiş ki aklımıza getirmeyiz.

Yürek her yolculuğun akabinde kaldığı yere döner. Yürek yorgun, yürek sancılı, yürek yalnız.

Nice kalabalıklardan geliriz de yine bir  akşamın karanlık vaktinde şu dizeleri mırıldanırız :

‘ Ne sabah göreyim, ne sabah görüneyim / Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları / Islak yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim / Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları’

Bazen olur neden çocuk kalamadığımızı sorgularız, çocukken büyümek istediğimizi unutmuş gibi. 

Üstümüzde bir yük var yalnızlığımızı yıkacak, nice akrabalardan uzaklaşmışız dünya menfaatlerini herşeyden önde tutarak.

Nazım hikmet şiirinde ‘ Seversin dünyayı dolu dizgin / Ama o bunun farkında değildir’

(daha&helliip;)

Umut

2umut

umut dikiş iğnesi gibidir

şans ipine tutunmuş

iki yakayı bir araya getirmek

biraz gayret biraz şans iledir

umudun sivri tırnakları vardır

önce deler gayretiyle

(daha&helliip;)