• ŞİİRLERİM

    Şiirde Sabır

    fısıltılı bir iç çekişleri var düşüncelerimde idris selici’yi düşünüyorum bir berber koltuğunda saçımda dolanan bir makine gürültüsü önüme düşen düşünmeler bir şiir yazdım diyor makinesine yön verirken tam bir yıl sürdü yayınevine gitmeden bir yılda olgunlaşan bir şiir benden uzak olan sabrıma ters düşen şair makineyi bıraktı bana o şiiri uzattı şiiri okudum şiir düşünen için yazılmış değil mi ki şiir düşünene yazılır utandım şiir yazan benliğimden bir mısranın bir kelimesine takıldım dedi uzun zaman uzun zamandır şiir yazarım hiç uzun zamanım olmadı uzun zamana yayılan şiir  ben gibiler ile azaldı bir şiir kitabının bir sayfasında o şiir zaman ile yoğrulmuş zaman ile kavuşturulmuş niye ünlü yazarlar yok artık diyoruz…

  • ŞİİRLERİM

    Önsöz

    yüreğin zihnimde meşgul kuvvetli kışkırtıcı asil fotoğrafın etrafında dönüyorum kulağıma bir şarkı asılıyor başım o yana başka bir şarkı da diğer yana güzergahını belirtmeyen bir otobanda gibiyim hangi ışık seni karşıya geçirir ki eleştirisel çizgiler çiziliyor dilime renkler bir siyah bir beyaz sanmandan sapmandan sana sahip olamamaktan dilimin ucunda gidip geliyorum sanki gökten zenbille indin ta düşüncelerinden yüreğime hayat çalkantılı deniz gibi sen başıboş gemi yelkenin olsam kayalara çarptırırım bir korku dümenin olsam hangi yön bana hangi yön ayrılık korkusu bıraksam orta yerinde seni yalnız başına ahvalim buna izin vermiyor ruh ikizim esir düştü biri güzelliğine diğeri düşüncelerine beklenmedik bir tecelliydi bu gayriihtiyari bir tebessüm buluşması hayali bir kurgu gibi…

  • ŞİİRLERİM

    Veresiye Defteri

    sayfaların rahminde ters bir doğum ters bir zamanlama ayın otuz biri karar sezeryan sonucu belki de ölümlü belki de doğacak olana ziyaret yok doğum sancısı doğmasın diyecek kadar karmaşa elde var avuçta yok belki de doğum gerçekleşecek hasta doğumuna kimse girmeyecek ay başı güneşin ışıkları sabah ezanı apar topar bir eve yaklaşan kamyon birkaç şilte sandalye eski çekyat cılız iki beden kamyon hafif yüklü doğum başlamış kamyonun gürültüsü bastırıyor feryadı bakkalın önünde geçen iki cılız beden tekerlekler ile beraber arkada toz bulutu doğmamış bir hesap başını iki eliyle tutan bir adam elinde bir defter sayfalarca doğum haberleri aradan geçen birkaç ay kapıya vurulan kilit camdaki yazıya hüzünle bakan bir çift…

  • ŞİİRLERİM

    Ah İstanbul

    İstanbul ölüm ve acı yatar kalbinde mutluluk ve güzellik maskesinde uzun yollar binalar heybetiyle ihtişam kokar ara sokaklar arka sokaklar fakirlik ve yoksunluk ile kendini şehre kapar hangi ev zengin hangi ev fakir bilemezsin camlar perdeler tüm ihtişam ve yokluğu gizler kuytu köşelerde fotoğrafçı izleri resmederler gerçek gizleri İstanbul gözler önünde gözlerden uzak bazı sokaklar kıskıvrak yakalayan tuzak bazı sokaklar kahkahadan şen kıvrak dilencilere verilir tomarla para bilmez ki evinin aşağısında vardır açlıktan göz dönmüş bir sürü fukara binaların arasına hapsolmuş çocuklar biri lay lay lom ile et beğenmez birinin boğazından ekmek arası domatesten başkası geçmez ah İstanbul görünenin ne de güzel  görünmeyenini anlatmaya bu şiir bilmem ne kadar yeter…

  • ŞİİRLERİM

    Yaşamak Güzel Şey

    kafede oturuyordum camı biri tıklattı baktım yüzü temiz elleri boyalı çocuk terlik uzattı cama sonra ayakkabılarımı gösterdi kaç para diye işaret ettim parmaklarıyla iki dedi ikiletmedim çağırdım bir çift terlik uzattı giydim mavi bir terlik ayağıma birazcık küçük aldı çıktı dışarı oturdu yere bir mağaza poşetine elini daldırdı birşeyler aradı o kadar ucuza boyayacaksa ucuz bir boya ile boyayacak belki de diye içimden geçirdim bir an en kalitelisinden siyah boya koydu yanına fırçaladı tozunu aldı ezilmiş çay kaşığına azdan fazla boya sıvadı boyayı singere sürüp ayakkabıyı okşar gibi boyadı bacaklarımın arasında bir kedi sürtünüp yediklerimden istedi tostun kaşarından attım önüne aradı gözünün önündekini kokladı kediler koklamadan bulamaz yemezler bilirim kedi…

  • ŞİİRLERİM

    Mani Demeti

    Tatsız günlerim yarsız Nerde benim damla sakız Anılarında olmasa ya kız Geçer miydi günler böyle yalnız Uğur Demiröz * Bir askerim gurbet elde Anıların ve kalbin tenimde Sesin sesim oldu gönül dilimde Kalbim hep sevdanın nöbetinde Uğur Demiröz * Ölüm toprak altında kalınmış yalnızlık demek Yaşam toprak üstünde kalınmış yalnızlık demek Tüm sevdiklerin bir bir dünyadan göçecek Yalnızlıklar Allah’a kavuşmakla bitecek Uğur Demiröz * Niyet hayır akıbet hayır Tuttuğun oruçla sevapları cennetine ayır Düşündüğün rejim yapmak ise Sevaplarını cennetinde kapısında kenara ayır Uğur Demiröz * Geldik Ramazan Ayı’nın orta yerine Kaldığın bir açlık bir susuzluk mu ne Teravih namazlarını eda etmedinse Bayrama eriştiğinde sevaplar tartılır eksikle Uğur Demiröz * Görmek istiyorsan…

  • ŞİİRLERİM

    Giz

    GİZ çıkmak için neden olsada girmek için neden yoktur bazen bir gönüle izinsiz girersin de orada gizli gizli kalırsın kimse bilmez kimse bilsin istemezsin o gönüle binlerce kişi girerde sana çık diyen olmaz çünkü sen gizlenensin giz bazen heyecan bazen ızdırap en ilginç olan ise girdiğin gönlün gönlünde bazen sebepsiz sevinç duymasıdır bilmez ki sevincin kaynağı sensin gönül senin kaçak yaşamana alışır da sen kaçak yaşamaya alışamazsın bilinmek istersin çok kere de bilinmemek o kalp senin olmuştur sahibi olduğun yerden çıkarılmak kapılarına kilit vurulan kalbe girmek imkansızdır bilirsin onun sevinçlerini duygularını sesini soluğunu duyarsın ama o senin soluksuz aşk yaşadığını duymaz ama hisseder gizli bir aşkı olsun ister bilmez ki…

  • ŞİİRLERİM

    Yağmur

    az önce bir yağmur damlası düştü yüreğime kelimeler vardı içinde sevgiliden gülümsemeler yağmur çisil çisil yağmaya başladı ne güzeldir bilirsiniz yağmurda yürümek yüreğini düşüncelerini yıkayan saflıkta ıslak bir kediye bürünmek kediler gibi sokulgandır yağmur onu uzaktan da seversin yakından da içinize coşku verirler teninize değince yağmur kar gibi değildir ısıtır ardından güneş çıkınca gökyüzü şenlenir içiniz şenlenir yüreğinizden gökkuşağı çıkıverir hep yağmur yağsa, içinize coşku dolsa istersiniz yağmurda çocuklar gibi yürümek gibisi yoktur su birikintilerinde zıplamak hoplamak içinizi coşturur yağmur taneleri gibisi yoktur hüzünlü ve neşeli olanın yanaklarında damlalar çoktur için hüzünden ağlamış yüreğin coşkuyla ağlamış farkı yoktur ben yağmurda yağan gönülden dizeleri de çok severim yüzünü yağmura çevirirsin bir…

  • ŞİİRLERİM

    Yaşamak

    YAŞAMAK gün olur harman yerine değer ahırlar boşalır çan sesleri otlağa yayılır çiçekler ezilir sürünün ayaklarında otlar neşelenir yemek vaktinde süte karışmanın keyfiyle çoban arkalarından seğirtir güneş olabildiğince ruhunu genişletir güne doğmanın adımlarını atarlar ağaçların gölgeleri uzanır çobanları yanına çağırır inekler koyunlar yavru doğanlar kendi sesleriyle ovayı şenlendirir gün döner güneş boynunu büker gitmek vakti dağların yamaçlarına düşer ağırlaşmış gövdeler uyuşmuş gözler hep birlikte geriye revan eder yaşam özgürce yol alıyorsan güzeldir amaç yaşamak gayesi ise doyacağın yer belli ise ağaç gölgesi beleş ise mutluluk eve döner Uğur Demiröz

  • ŞİİRLERİM

    Gitarın Telleri

    Gitarın Telleri    Bir kadın hediye gitar almış, tellerini okşamış, o güzel parmakları ile gitarın tellerine dokunup aşağıdaki sözlere bir müzik yapmış diye düşünerek ilk bestemi yaptım kendimce 🙂    bu benim ilk gitarım onunla şiir yazar beste yaparım dertlerimi sıkıntılarımı tellerine bırakırım tellerine bırakırım tellerine tellerine  o ritmin tellerine   sıkıntılar dertler içimden size ulaşan sesler kaygısız tasasız anlamlı sözler kelimeler bırakırım gitarımın tellerine tellerine bırakırım tellerine tellerine o ritmin tellerine   o biri bana aşıkmış biraz çapkın bakışlı biraz yakışıklıymış şiir gibi sözleriyle bana aşıkmış tüm bunları bırakırım gitarımın tellerine tellerine bırakırım tellerine tellerine o ritmin tellerine   UĞUR DEMİRÖZ