Bayramınız Kutlu Olsun

İnsanlıktan çıktıkça mı yitiriyorduk değerlerimizi ? Yoksa değerlerimiz azaldıkça mı yitiyordu insanlığımız? İşte burası tam bir muamma. Çözülmesi güç, cevabı her birimiz için ayrı ve yanıtı bizde saklı. Bayram! Bir değer unutulmaya yüz tutmuş hem de…Bayram çocukluktu,kardeşlikti,paylaşmaktı,tatlı bir telaş,hoş bir heyecandı.Neşe idi,mutluluktu,dostluktu.Gurbettekilerin buluşması idi.Büyüklerin yüzündeki tebessümdü kocaman ve aydınlık.Sıla_i Rahimdi.İçinde şefkat ve vuslatı barındıran.Bayram bu değerlerin hepsini içinde bulunduran en yüce değerlerden sevgi idi aslında…

Oysa bizim kuşak şanslıydık ,hem de çok…Yeni nesile göre.Çünkü tüm bu değerleri yaşadık zerre zerre..Hatırlarsınız o günleri sizde mutlaka.Evde bir telaş,temizlik,hazırlık ivecenlik gösterirdi önce.Daha sonra herkes karınca kararınca bayramlıkları hazır ederdi.O zamanlar çok hatırlarım bayramlıklarım başucumda yattığımı …Ve gözüme uyku girmeden bir an önce (daha&helliip;)

Kilit ve Mühür / Kardelen

Güzel bir nisan gününden merhaba sevgili okurlarım.

Bugün bende sizlere kalemim yettiğince farklı bir pencereden sesleneceğim.

Mühür ve kilit;

Çoğunuz duymuşsunuzdur bu iki kelimeyi mutlaka. Zannedildiği gibi ikisi de aynı anlamı yüklenmemişlerdir . Onlar, deniz ve nehir gibi farklı keza hep iç içe olan kelimelerdir aslında.

Hani bir söz vardır, hatırlayacaksınız mutlaka.’’Rüzgar af dilese de dal kırılmıştır bir kere’’. Ne kadar naif ne kadar yaralı bir cümle değil mi ? Kırgınlık insanı buz parçalarına bölen,cana saplanan söz kıymıklarının acısıdır çoğu zaman…Neden kırılır insan ? Çok değer verdiği, çok sevdiği, önemsediği için …Hayata ,aşka,dosta,sevgiliye,evladına,eşine…Bakın hemen hepsi hayatımızın önem sırasında ilke girenler.

(daha&helliip;)

Özlem Türküsü

Bende özlüyorum kapı önünde oynadığımız evcilikleri,sahte ama gerçek sıcaklıkla ikramda bulunduğumuz kahveleri,yalancıktan hazırlanmış doyumsuz pastaları……Bu evcilik oyununda oynadığımız rol olmasına rağmen çocuk aklımızla hiç kirletilmemiş saf masum çıkarsız yürekten sevgileri kardeşlikleri dostları,dostlukları……..Unutulmuş muydular yoksa ?

 

Evet zaman akıp geçtikçe geriye …dönüp baktıklarımızı yaşamaya imkansızlığa mahkumiyetimizin farkına varınca ,tarifsiz bir özlem sızısı sarar yüreklerimizi…Her eskiyen ,her yitik,her zaman aşımına uğrananlar özlenir her nedense?

 

Çocukluğumuza özlem duyarız öncelikle. O saf masum kirletilmemiş duygularımızın (daha&helliip;)

İkrar

Ne zaman eskiyor sevgiler

Ödenen bedellerin acısı geçince mi? Diyor, İclal Aydın… Yağmur şiirini dinlerken.

Bedeller bitmiyor ki bitmeyecekte… Yaşam, başlı başına bir bedel ödediğimiz ahiretimiz için.

Ve bu acılar geçmeyecek, bitmeyecek sevgimiz.

Tamam belki çok yara alıyoruz, çok acı var canda.. Lakin beşeriz ya sarmasını öğretmiş yaradan bizlere. Eskittiğimiz sevgiler dönüp dolaşıp yine yenilenerek başka kimliklerde çıkıyor karşımıza.

(daha&helliip;)

Yağmurun Kızı

Merhabaaaaaaaaaa.İnsanoğlu merhaba……..

Kimmiyim ben? Annem yağmur,babam yağmur. Adımı ne? Ben tekim, bir taneyim o yüzden YAĞMURUN KIZI konulmuş adım.Haaa!

Yalnız değilim, duygularımın yoğunlaştığında dolan bulutlar,kızgınlığımın sesi gök gürültüsü ve şimşekten arkadaşlarım var. Bir de benim değerlim var, beni tamamlayan ama neyse; onu söylemeyeyim şimdi sona bırakayım.

Tabiat anayla aramdan su sızmaz.Çok sever beni,ama ölçülü davrandığım çizmeyi aşmadığım sürece…Çiçekler girer tohum şeklinde toprağın içine,işaret gönderir (daha&helliip;)

Sizce Şiir Nedir ?

 Bence şiir; kalemin dile gelmesidir. Dile gelip ney misali kelimelerle ahenkli cümbüşü cilveleşmesidir .Nazlı sözcüklerin kağıda süveydasıdır .Yüreğe işlenen sevda yarası misali, yürekten yüreğe akan kızıl bir nehir gibi.

 

İçinizde olmayan şiiri hiçbir yerde bulamazsınız. (Shelley) …Demek ki yüreğinizde tomurcuklanır dizeler yazdıklarınızın şiir olması için. Kimi hece aruz vezin ölçüleri (daha&helliip;)

Ölümüm Kıyısındaki Işık..Mavi Düşüm…

 Yaşamın ortasında hatta içindeyken ölüm, bir…düşünce olarak saklıydı dimağımda…

Öleceğimi elbet biliyordum her inançlı insan gibi. Ancak bu kadar kısa sürede tanışacağım hiç usuma gelmemişti.

Oysa şimdi; ölümün kıyısından yaşam denilen deltaya bakıyordum. Özlemle ve umutsuzca…

Şimdi ölümün o soğuk nefesini tüm benliğimde hissetmekteydim. Usumdan çıkmış bedenimi sarmıştı. Ve rüzgârı öyle bir esiyordu ki beni esrek yapmıştı. Bu esreklikle dipsiz bir dehlize düşmek üzereydim.

Oyundaki taşlar yer değiştirmişti Mat olmuştum. Çocukluğumda oynanan sek sek (daha&helliip;)

Gönüldaş

Gönüldaş nedir, bilir misiniz? Aynı ideal için yola çıkan,sevgiyi yüreklerde taşıyan,duyguları aynı olan,beraberce hedefe ulaşan candan dostlardır.

 

Edebiyatın gönüldaşları gibi…Onların sözleri gönüllere nakış nakış bir alfabedir.İmlaları kalemlerinle yarattıkları satır bahçeleridir.Satırlara tercümanlık yapan yürekleri vardır.

Sanki bir peri kanadı değmişçesine, hayatın anlamını elleriyle koymuş gibi yazarlar. Gönül görmek, gönülden gönül e bakmaktır meziyetleri.

 

Onlar birer kalem seyyahıdır.Aynı yürek dilini konuşup aynı gönlü (daha&helliip;)

BEN KADINIM

 Biz

anne ,abla, bacı, nine, eş sıfatlarına sahip birer kadınız.

Kimi zihniyetlere göre eksik etek,saçı uzun aklı kısada olsak,onları dünyaya getiren,büyüten varlıklarız.

Ürkek, kırılgan ve naifiz.Fakat söz konusu sevdiklerimiz olunca bir panter gibi savunmacıyız.

Kah töreye kurban gitmiş bacı, kah kurtuluş savaşındaki cesur Nene Hatun, kah Mustafa Kemal’in kağnısına koşullanan Elif, kah sanatta, bilimde nam salmış biri, kah (daha&helliip;)

Özgürlük Şarkım * Tülay Önder

Yıkık hanın kör katırı misali, virane gönlüme tonlarca yük binmiş, var olan zamanımın şuanım da körelmiş hislerle dolmuştum lebalep. Her şey, herkes canını acıtmak zorunda mıydı şu biçarenin?

En sevdiklerimi kâğıt kesiği gibi sızlayan yaralar açardı insana?

Ne acı ki evet…

Ve artık acılarla mayalanmış esrek ruhum, içsel sesi ile bağırmaktaydı gırtlağı yırtılırcasına. Bu ne yalvarış, nede acizlikti. Sadece nefreti alt etmiş, nefret ötesi bir hırstı yitikleri var etmek üzere yeniden…

Siyaha boyalı umutların özlemlerine bir ışık yakmalıydım şimdi. O ışık yaşanmamış anların boşluklarının yaprak dökümünde saklıydı. Pençeler yüreğimde kalsa iyi delip yüreğimi parçalamıştı oysa… Tüm bu parçalanışlara yok oluşlara isyan için (daha&helliip;)

Adanmışlık,Adaklık Hayat * Tülay Önder

 Bu yazı ve bundan sonraki yazarımızın yazıları

Üst kısımdaki hayata Dair bölümünde yerini alacaktır.

Ben üç kuruşluk sevdalara satmadım sevgimi. Sevgi benim için çok yüceydi, erişilmesi güç erişildiğinde de en üst bir değerdi. Öyle her gelen geçenin aldığı baktığı ve tezgâha geri bıraktığı pazardaki bir şey değildi. Olamazdı zaten…

Ben böyle öğrendim sevgiyi, böyle bildim, böyle biliyorum. Dostlarıma aileme ve ha…yatıma girenlere de sonuna dek almadan vermeyi öğrettim hep.

 

Çünkü herkesin bilmediği almadan vermek; zaman gelip yüreğini acıtsa da en büyük hazdır. Aslın da felsefem şu oldu daima;

”Kıymet vermediğin önünde eğilmiyorsa, sen eğil ki anlasınlar çıkarsız sevgiyi…”

(daha&helliip;)