ÜYELERİMİZDEN GELENLER

DAMARLARIMDAN AKAN KORKU

Sosyal Medyada Paylaş:

Parçalanmış bir hayat şimdi hüznüm, karanlıklar taşıyan bir bulut gibiyim
kayan bir yıldızla gitti gençliğim, perişan olmuş yıkık yerler gibiyim.
Ben ağlarsam yıldızlarda kayar demiştim sana şimdi ise baktığım her yıldız teker teker kayıyor, en can alıcı sözlerini bir sigaraya sarıp her nefeste duman altı yaptım gökyüzünü, her baktığım yerde yüzünü çizdiğimi sanıyorum gözlerimle oysa seni hatırlatacak yıldızlardan başka hiçbir şey yok gökyüzünde. Usul usul korku esiyor düşlerime, senden bir parça götürüyor benim diğer yarımı. Koskocaman şehrin ayrı ayrı yerlerine saçılıyorum bir bıçağa takılıyorum yavaş yavaş ölmek istiyorum. Gözlerin kanıyor karşımda dokunamıyorum ya seni içmek istiyorum ağzından, cesaretimi toplayamıyorum. Usul usul korku akıyor damarlarımdan, sözlerinle boğazımı keseceksin sana hiç ürperti vermiyor mu Sevdiğin insanı öldürebileceğini bilmek? Bir acı var parmak uçlarına kadar donduran sen bilmiyorsun bir acı var kırık cam parçaları üzerinde yürüten. İkinci el bakışlarının yankısı düşüyor düşlerime, çok keskin soğuklar esiyor sözlerinden üflediğin her yeri üşütüyorsun, nefes nefese kalıyorsun bazen ama durmuyorsun ‘bu yüzden’ hangi adımla başlasam yanlış yollara giriyorum, hep çıkmaz sokağın HAYAT BİTTİ yazısında dönüyorum.
Bütün güzelliklerden.
Bütün zevklerden.
Bütün hayallerden
Uzak kalıyorum çünkü sen yanımdasın. Hayalin duruyor karşımda yavaş yavaş yaklaşıyorsun, öpeceksin beni sanki dudaklarımdan ya titrek bir rüzgar bütün çekingenliğiyle, bütün korkusuyla, bütün inatçılığıyla alıp götürüyor hayalini karşımdan.
Hep tersine esiyorsun girdiğin yolların tarifi bazen anlatılmaz oluyor, bir yaprak oluyorsun cam kenarında o kadar güzel gözüküyorsun ki, bakışlarım layık değil diye düşünüyorum güzelliğine bir zamandan sonra alışıyorum her zaman orda görmeye, her baktığımda orda olacaksın diyorum ama o yaprak hiç aldırmıyor mevsimin güzelliğine. Bir gün düşüyor bakışlarımın hayal kırıklığı çöküyor üstüne, sürükleniyorsun ve daha sonra havada süzülerek düşüyorsun bulanık bir denize, bir gemiye çarpıyorsun ama hiçbir zarar gelmiyor sana ve dalgalara musallat oluyorsun allak bullak oluyorsun, dalgalar seni sahile atıyor, bilinmedik biri alıyor seni saçlarına takıyor sıkıldığında tekrar atıyor seni. Sürüklenerek başladığın yere tekrar geri dönüyorsun eski ‘cam kenarı’na yeniden dönmek istiyorsun alıyorum seni tekrar oraya asıyorum. Kuruduğunun farkına varmıyorsun ama artık ‘eski bir alışkanlığımın olduğunu bildiğim için baktığımı bilmiyorsun.
Çok derinden sapladığın bıçak izlerine attığın dikişler teker teker yırtılıyor. En büyük acılar gösteri yapıyor yüreğimde
İdam koltuğuna çökertilmiş bir mutluluk
Yangınlara atılmış bir sevda
Kurşunlarla dikilmiş bir hayat. Sökülmesi imkansız artık.
Ne umut besleyebileceğim bir yüreğim var artık nede dünyada sevebileceğim bir kız. Biliyorum uykuya dalarsam üşüyeceğim, kabuslar görüp titreyeceğim.
Bundan sonraki nefeslerimi de sana vasiyet ederek artık gidiyorum. Yüreğine bir damla acı düşsün diye, varsa insanlığın uyansın diye elveda bile demeden gidiyorum…

Sosyal Medyada Paylaş:

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!