Dilenci

Eskiden aşk şiirleri yazardım sevgiliye

akşam serinliğinde rutubetli yüreğimle

ne yürek varmış ruhumun ürperişinde

dilenci gibi otururdum evimin eşik dibine

kısık ses tonumla esir olurdum dilsiz saatlerin gölgesine

 

efendi efendi derdi yanıma yaklaşıp kaçanlar

bu acziyetinden sevgili değil uğursuz eşkiyalar kaçar

yabancı yüzler kılıcı kalem kadar keskin haramiler

öfkelerini tükürürdü sokaktan geçen köpekler

 

başıma gelecekler bilirlerdi ki hiç umurumda olmazdı

maskesini gizleyen ile bahse gireni kararan gözüm almazdı

gayri Allah’ın verdiği aşkı yine Allah alırdı

 

kişi odur ki başını aşk belasına sokmaz

dünya kadar aşk olsa birine vurulsa

şehr-i hayatından yanmadan kurtulamaz

 

gerçi seven sevdasından beyitler gazeller sunar

aklı başında sevgili böyle bir meczuba nasıl kanar

 

nakşeden günbatımlarında doğar ve ölürüm

soyum sadakat sonum saadet

 

saklı bir sır gibi saklı bir yüzün var artık

kalabalıklar arasında bulamayacağım bir tensin artık yalnızlık

 

köhne bir baraka içinde yaşıyor zifir karanlık kalbim

bir ses vermezsen tırnak aralarıma saklanacak kalıntılarıyla hayal ettiklerim

 

Uğur Demiröz

 

 

( Hayatımıza bazen bir ruh girer, sizdeki ruh onun için sizi terk edip gider )

Ophelian hakkında 1879 makale
Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın