EN GÜZEL ŞİİRLER

En Güzel Alucra Şiirleri

Sosyal Medyada Paylaş:

EN GÜZEL ALUCRA ŞİİRLERİ

ELLER İLAHİSİ

Ellerini görsem oğlumun

Uzun esmer parmaklı ellerini

Onları özlüyorum

Üç yaşına yağan karda

Kızarmış, ısıttım öpe hohlaya

Ozanda el-ücra çağrışımı yapan

Alucra kışları

Bir elim elinde sabaha dek

Öteki yorganının üstünde

Üşümezdi artık örttüm sardım ya

 

Görsem ellerini oğlumun

Ardında bağlı durmasa

Kalmasa Alucra sisler içinde

Gevaş’a kurtlar inmese

Cano kızak yap oğluma

Uçar gider göle doğru

Çığ düşer, Artos’a salma

 

Ellerini görsem oğlumun

Dizgini tutarken atının üstünde

Sağrısı yelesi al ürpermede

Ferhan usul usul titrese

 

Ellerini görsem oğlumun

Yeşil söğüt dalını incelikle

Kuş sesleriyle değiştiğinde

Beş yaşında çalışkan ellerini

Uçtu gitti kitapların ardında

Uçtu gitti kalemlerin ardında

 

Gülten  AKIN

/////////////////////////////////

Alucra Diyarım

 

Soğuk tur yazın havası

Mertliği gönül davası

Burada insanın hası

Bir başka diyar Alucra

 

Hayrandır derdin devası

Çakmanusta suyun hası

Dermana doldurun tası

Dertlere deva Alucra

 

Süslenmiş gelin kayası

Tepesi delik mağrası

Çakrak Anostos yalası

Ata toğrağım Alucra

 

Güneyde kelkit vadisi

Derlerki aluc bölgesi

Asyadan duyulur sesi

Baba ocağım Alucra

 

Türk boylarının sevdası

Karabörk koman burası

Fevzi çakmak er yuvası

Tarihi yazan Alucra

 

Yavuz Kayacık

///////////////////////////////////////////

ALUCRA’M

Bir başkayım senden ayrı düşeli

Hasretin içimde yara Alucra’m

Uzaktasın sensiz yetimim şimdi

Anamda babamda sensin Alucra’m

 

Gözümde canlandı o güzel demler

Türkü gibi geldin dile Alucra’m

Anlamazdım kime ne söyler şiir

Şair oldum sevdan ile Alucra’m

 

Çocuktum yollarında yürüdüm

Toprağının kokusu hoştu Alucra’m

Hayaller kurardım şimdi büyüdüm

Sana hasret kaldım şirin Alucra’m

 

Düştüm kalktım aşındırdım dizimi

Özümde nakışın kaldı Alucra’m

Bağrına bastın mı ayak izimi,

Elbisemde tozun kalmış Alucra’m

 

Kışın soğuk olur, yazın yakardın

Ben rengimi sende buldum Alucra’m

Derelerin coşkun, nazlı akardın

Sende kalmış gözyaşlarım Alucra’m

 

Bayramlarda eşe dosta giderdik,

Vefalı dostumdun benim Alucra’m

Annem şerbet yapar bizler içerdik

Bayramına hasret kaldım Alucra’m

 

Yaz gelince düğün dernek kurulur

Ne hoştur ‘Alucra diki’ Alucra’m

Gençler horan çeker, kızlar vurulur

Sevdalık seninle hoştu Alucra’m

 

Oğlak kebabını sevmeyen yoktur

Tadı damağımda kaldı Alucra’m

Soğuktur suların içmek çok hoştur

Soğuk soğuk ferahlıktın Alucra’m

 

Nice cevher çıktı senin özünde

Hepsinin kalbinde sensin Alucra’m

Yok kimsenin senden başka gözünde

Bir başka diyarsın sen Alucra’m

 

Yoksulluktan aldın sende nasibin

Yıllardır garipsin, garip Alucra’m

Sana uzak duran eller kesilsin

Gönlümde yegâne aşksın Alucra’m

 

Ufuk’un kalbini deldi okların

Sen gözümde kanlı yaşsın Alucra’m

Sorma nedir senin bu hallerin

Kays’a döndüm sevdan ile Alucra’m

 

İlk aşkımdı bir Alucra güzeli

Kalbimde sızısı geçmez Alucra’m

Ben bu gurbet ile düştüm düşeli

Ayrılıklar yârdır bana Alucra’m

 

Tozpembe düşlerin rengi değişti

Hayaller gerçeğe mağlup Alucra’m

Sana gelmek sanki imkânsız işti

Diyarlar dolaştım teksin Alucra’m

 

Mevsimler değişti soldu yaprağım

Yaşım gençliğime uzak Alucra’m

Kalmadı mecalim kurudu dalım

Yokluğuna mahkûm oldum Alucra’m

 

Bir gün vakit gelir bende ölürüm

Toprağınla bağrına bas Alucra’m

Bir çiçekte vücut bulur büyürüm

Kokumu içine çek, sen Alucra’m

 

Elde kâğıt, kalem içerimde sen

Satır satır seni yazdım Alucra’m

Harf harf döküldün bu dizelere sen

Adın yüreğimde izdir Alucra’m

 

Not:Bu şiir “Namelerde Alucra Şiir yarışması’nda” İlçe birincisi olmuştur

UFUK KÖZLEME

//////////////////////////////////////////////////

Ondaki Vefa Ondaki Tarih Alucra

Tarihi, akıl almaz bir boyutta

Nice, imparatorlar geldi

Hepsinin, hükmü, gelip geçiciydi.

Geriye tek bir hükümdar,

 

Ne güzel, tarihi var

Vefada bir numaralar

Her biri, birbirlerine kenetlenmiş.

Hiç kimse, birbirini terk etmemiş.

 

Onca, hakkında yazanlar gördüm

Ama yaşatanları göremedim

Kalpleri birlik, vücutları çelik

Kararı nazik, sevgisi hoş

 

Çok, sıkıntılı anlar geçirdi

Birde geçmişi çok etkiliydi

Okuyan bilir tarihini

Nasıl çabayla ortaya geldiğini

 

Aslında, her birinde kalp

Ortaya çıkan, tam olmuş bir kuvvet

Yürekleri sızlatan, yıkılmayan bir şiddet

Hepsinin kaynağı, tam bir birliktelik

 

Asıl anlatılan, burada

Geçmişi, aydınlık olmasa da

Gönüllerde, taht kuran

Alucra’dır taht olan

 

Atakan Koçak

//////////////////////////////////////

ALUCRA

 

Fatih Sultan Han’dan adını almış.

Molla Durmuş Ağa namını salmış.

Ozan Arif Şirin sazını çalmış.

Karadeniz diye akar Alucra.

 

Bin dokuz yüz otuz üçler yılıyla

Yetmiş yedi yıllık , yeşil dalıyla,

Akçiçek, Aktepe, Arda balıyla,

Giresun’dan bize bakar Alucra.

 

Çamoluk, Espiye etrafın süsler.

Alpaslan ,Selim’le tarihin üsler.

Ardıç ,Armutludan yükselir sesler.

Aydın yaylasını yakar Alucra.

 

Bereketli,Beyler ,Çalgan ,Boyluca…

Çakrak ,Çamlıyayla güzel huyluca…

Dere çiftlik ,Dolu dere koyluca…

Demirözü kaşın yıkar Alucra.

 

Fevzi çakmak, Hacılıya söz verdi.

Günü güzel ,Gökçe bele yüz verdi.

Gür bulakla, Hacı hasan poz verdi.

Kabak tepe çiğdem kokar Alucra.

 

Kale dibi ,Kamışlı’ya varınca,

Koman,Konaklı’dan yiğit sarınca,

Kara börk ,Pirili mekan kurunca,

Köklüce,gülünü takar Alucra.

 

Kavaklı deresi,Subaşı yıkar.

Suyurdu,Tepe köy ,Mor an’a bakar.

Yükselen ,Tohumluk menekşe kokar.

Yeşilyurt şimşeğin çakar Alucra.

 

Ramazan’ım der ki köyleri saydım.

Bedir dağlarına varınca kaydım.

Lahana sütlacı yeyince doydum.

Yiğitler bağrından çıkar Alucra.

RAMAZAN KURT

////////////////////////

       Çam kokar yağları Alucra’nın

       Çıtırdar çalı ateşi yayılır rızkı bir ulusun,

       Otlardan, yaylalardan sofralara.

 

       Kurtlar büyürken ormanlarda,

       Geceleri kar yağar çatılara,

       Gümüşhane evlerinde.

 

       Kızıl alev ocakların karşısında,

       Güzeldir taşraların kış akşamları,

       Anlatır en eski yiğitlik destanları.

 

       Aslının ardına düşmüş Kerem gibi,

       Düşer gönüller bir yüce aşk peşine.

 

/////////////////////////////////

Cemal Süreya’nın, “Bir çocuktun sen” dizesiyle başlayan ve çocukluğunu anlattığı şiirinde,  “annen Alucra‘nın gizli su kürelerinden geçirdi seni; at arabalarıyla ve büyük bir kalabalıkla gidilen baş döndürücü mavi su kürelerinden.” Dizeleri oldukça gizemlidir. Cemal Süreya, çocukluğunda annesiyle gittiği Alucra’daki mavi su kürelerinin etkisinde kalır. Onun hatırladığı şey ya Alucra’daki sıcak su kaplıcaları ya da inanılmaz güzellikteki mağaralar olabilir. Asıl dikkat edilmesi gereken, Cemal Süreya’nın annesine olan bağlılığı ve ona duyduğu gizli aşkın şiirde bu dizelerle karşılığını bulmasıdır. Cemal Süreya her kadını biraz annesi gibi sevmiştir. Anne, Cemal Süreya’nın hayatındaki bütün kadınlarda biraz vardır.

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın