ÜYELERİMİZDEN GELENLER

Eşitle Beni Aşkınla Yüreğine

Sosyal Medyada Paylaş:

Toprak kokusu, buğday kokusu; toprakla karıştıkça daha farklı duyumsadığım ter kokusu… hasat zamanı güneşin sararttığı yeryüzü emek kokuyordu. Çatlamış toprağa, yağmurun ayak sesleri gökyüzünü yırtan yıldırımlarla müjdelenmişti. Damlaları bekleyen, susayan toprak… Tohumları çatlatıp tekrar ve tekrar hayata doğacak olan karanlık bilinmez bir deniz…
Sonbaharla sararan ölüm toprağın koynuna sığındıkça ve üşüdükçe gökyüzü daha bir kararmıştı dünya. O sarı sıcak günler, tere bulanan ve terli ellerle heykelleşen emek artık bacalarda tütüyordu. Emeğin o leziz hazzı kana karıştıkça çocukların yanaklarına koşan kanla lapa lapa coşmuştu kara bir kış. Pencerelere dokunan kış üşüyen toprağa kalın bir manto giydirdikçe daha bir ıssızlaşmıştı yalnızlığım. Şimdi ıssızlık donuyordu eriyen kış damlarken bacalardan… dünyanın çok daha bir ilerisindeydi ruhum. Sanki kıtalar paramparça olmuştu ve ben dünyanın en dip kıyısında unutulmuştum.
Toprağa karıştı tohumlar… yeni bir bahar çatırdadı hayata. Merhaba kardelen…
Nasıl bir döngü bu? Her şey bir şeyle eşitlenirken, benim kalbimde daha bir derinleşen ve eşitsiz kalan ruhum. Boğuluyorum…
Yorumsuz kaldıkça ruhum.
Bahar yağmurla, toprak tohumla kaynaşırken nedir bu ıssızlık? Hadi anlatsana nedir bu? Ruhumu parçalayan testeremsi korkular kemirgenleştikçe yüreğimi ayırıyor benden bu savaş. Yüreğim anneden çocuğunun zorla kopartılıp alınması gibi kopartılıyor ve ben eşitsiz kalıyorum.

Eşitle beni aşkınla yüreğine.
Kopart karanlığın hükmündeki esir yüreğimi.
Dursun içimi kemiren bu keskin dişler…

Yasemin YILMAZ

Sosyal Medyada Paylaş:

2 Yorum

  • Yasemin YILMAZ

    Yüzümü aydınlandırdınız…

    Çok değerli Shakespear’ın tek bir cümlesine yakın bir cümle kurabiliyorsam, onun cümle ruhunun güzelliğini çağrıştırabiliyorsam ne şereftir benim için.

    Günümü mutlu kıldınız

    Saygılar

  • admin

    Bana göre şu anda bir mensure şiir örneğini okuyorum.Yazınız şiirin ahengini yakalamış.

    Tohumları çatlatıp tekrar ve tekrar hayata doğacak olan karanlık bilinmez bir deniz…
    Sonbaharla sararan ölüm toprağın koynuna sığındıkça ve üşüdükçe gökyüzü daha bir kararmıştı dünya.

    Kardelenler yalnız oldukları kadar özlenen çiçeklerdir.O tüm sıkıntılarını içine hapseder tek düşüncesi sevilmek ve beğenilmektir,üzmeden,kırmadan etrafına tebessüm ettirmek ister en zor zamanlardan gelerek.Etrafının soğukluğu içinin sıcaklığına mağlup olmasa idi kar ona dışarıya çıkmasına da asla izin vermezdi diye düşünüyorum.

    Final duygu yoğunluğunun etkili dizeleri ile sonlanmış.yazıdaki uslübünüz bende Shakespeare i çağrıştırdı.

    Yüreğiniz kardelenler kadar sıcak ve aydınlık olsun temennimle,şiirle kalınız…

Bir cevap yazın