ÜYELERİMİZDEN GELENLER

ESKİMİŞ FOTOĞRAFLARDA GEÇMİŞ ZAMAN SURETLERİ:

Sosyal Medyada Paylaş:

/Aykırı birer notaydık isyankar şarkılarda,
kan revan dillerde ıssız kaldık…
sızıydık, sızlandık! bir elvedanın teninde
riyakar sevgilerin kıyısında yalan kaldık…
şairane bir kadının üryan günahlarında, iliklerimize kadar yalnızdık
hayat zalimdi tutuşturdu ayrılıkları; yandık ha yandık.
tutamadık yolları sonra yılları, özlemin kancasında derin bir ’off’ kaldık!../

Akşamları evine mağlup dönen çocuklardık
ve yalnızdık her filmde, her iklimde
yeni tuzakların gümrüğünde…

Yalnızdık;
soluk ve renksiz
yoksul taşra gecelerinde…
terkimizde bozgunlar, yanılgılar, pusular
tutuklar bizi ayrılıklar, sorgular yollar
anılara dağılır yaralar…

Derin bir yalnızlık karışır herkesin hayatına
çünkü derindedir – derindedir yitirilen…

*
Akşamları evine mağlup dönen çocuklardık..
ıssızdık ve şair…
ellerimizde gizli bir suçluluğun tenhalığı!..
ve bileklerimizde kesik bir anlam,
kabuk bağlamaz vedalaşmaların ıssızlığında;
kimsenin ellerinin kavuşmadığı
ve şiirden başka avuntusu olmayan…

*

Bilge bir yadsımadır, anlaşılmış, ya da anlaşılamamış olmak
tenimize, düşlerimize tabutlar yapan…

Bıçak ağzı gibidir şair olmak,
ürkünç, tehditkar ve suçlu…
belki de, birçok şeye geç kalmanın bedelidir,
bir kalbin kırılıp, kanadığı yerde…

Aşk biter; bitmeyen anılar kalır
sabırsız ve asla unutmayan bir intikamın kabzasında
herkes bir çığlık gibi sesine sarılır…

Sesimizi yasladığımız nice türkülerle eskiyen hüznümüz
bir göçebenin yorgun kalbiyle gittikçe uzaklaşan amansız ayrılıklarda…

Üşüyen bir ömür kalır nice kışlardan geriye
hayatlarda üşür,
uzamış ve soğuk bir akşamın avlusunda…

Kırılır düşler de-
yaşamın çürümüş omurgasında
ve unutulur; eskimiş fotoğraflarda geçmiş zaman suretleri…

( Birdal Erdoğmuş )

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın