İSTANBUL

Sosyal Medyada Paylaş:

Seni görüyorum yine İstanbul

Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan

Minare minare, ev ev,

Yol, meydan.

 

Geliyor Boğaziçi’nden doğru

Bir iskeleden kalkan vapurun sesi,

Mavi sular üstünde yine

Bembeyaz Kızkulesi.

 

Bir yanda, serin sabahlarla beraber,

Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım.

Baktıkça hep, semt semt, yer yer,

Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım!

 

Durmuş bir tepende okuduğum mektep,

Askerlik ettiğim kışladır ötesi.

Bir gün bir kızını benim eden

Evlendirme dairesi.

 

Benim de sayılmaz mı oralar?

Elimi tutar gibi iki yanımdan,

Babamın yattığı Küçüksu,

Anamın toprağı Eyüpsultan.

 

Önümde, açık kollarıyla boğaz,

Çengelköy’den aktarma Rumelihisarı.

İstanbul, İstanbul’um benim,

Kadıköy’ü, Üsküdar’ı…

 

Gün olur, Köprü ortasında durur

Anarım, Adalar’da çamların uykusunu.

Gün olur, Beyoğlu’nu özler içim,

Koklamak isterim Tünel’in kokusunu.

 

Bulut geçer üstünden,

Gemi gelir yanaşır

Bir eski türküdür, kulağıma fısıldar,

“İçi dolu çamaşır.”

 

Göğünde tanıdım ayın ondördünü.

Kırlarında bilirim baharı,

Herşey içimde, herşey,

İstanbul yadigarı.

 

Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle,

Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.

Ey doğup yaşadığım yerde her taşını

Öpüp başıma koymak istediğim şehir!

 

Ziya Osman Saba

Sosyal Medyada Paylaş:
Ophelian hakkında 1989 makale
Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın