KARACAOĞLAN ŞİİRLERİ

EVVELİ YALAN DÜNYA

Evveli yalan dünyaya,
Kur’an m’indi, hece m’indi?
Haydin danışak alime,
Gündüz m’indi, gece m’indi?

Melekler safa düzüldü,
İblis’in bağrı ezildi.
Dört kitap nerde yazıldı?
Yoksa gökten hoca m’indi?

Melekler Mevla’nın hası,
İblis ona oldu ası.
Gökten o kudret lokması,
Toka m’indi, aca m’indi?

Karac’oğlan söyler ırdan,
Destur aldım ben bir pirden.
Beytullah’ın üstü nurdan,
Beyte m’indi, hacca m’indi?

* * * * * * *

NİYE BÖYLE DARGIN BAKARSIN

Niye böyle dargın bakarsın
Sen beni sözümde durmaz mı sandın
Hatırın hoş olsun birin bin olsun
Yalınıza sabah olmaz mı sandın

Haldan bilenlere hayran olurum
Gönülden sevene kurban olurum
Sen birin bulmuşsun ben de bulurum
Bu gönül bir güzel bulmaz mı sandın
Güzeller güzeli bulmaz mı sandın

Karacaoğlan der ki böyle olmasın
Arada engeller murad almasın
Sana senden olmuş benden olmasın
Herkes ettiğini bulmaz mı sandın

* * * * * * *

YİNE ESTİ MUHABBETİN YELLERİ

Yine esti muhabbetin yelleri,
Attım, hoş geliyor falı yavrunun.
Vardı sana uğradı mı yolları?
Parlayıp gidiyor eli yavrunun.

Ayın on dördüne benzer cemali,
Yari görmeyeli del’oldum deli.
Ak topukta şan veriyor halhalı,
Akkale’den aşar yolu yavrunun.

Ekbez’de batak olmuştur, konulmaz,
Kalbur’un belinde karar alınmaz.
Aradım cihanı, misli bulunmaz,
Irgalar saç bağın beli yavrunun.

Akkale’den uğradın mı Çınar’a?
Kon Kazanpınar’da, zülfünü tara.
Şimdi kömür gözlüm Konur Dağı’na,
Düzülmüş çığları teli yavrunun.

Bugün geçtiğimiz Keban’ın suyu,
İncedir belleri, usuldur boyu.
Bugün konalgamız Meryemşil Beli,
Oğul balı verir dili yavrunun.

Sabahtan kalkar da,Çinçin’i geçer,
Vurur deli gönül, kaynayıp coşar.
Yüklenmiş yükünü Göksun’a çıkar,
Göksun’da Çalpayız Gölü yavrunun.

Karac’oğlan, bırak gam ile yası,
Ne hoş olur şu dağların havası.
Yarin konalgası Söğüt Ovası,
Ekbez ekbez olmuş eli yavrunun.

* * * * * * *

BOYUNU UZATMIŞ SELVİYE DÖNMÜŞ

Boyunu uzatmış, selviye dönmüş,
Cennet-i Âlâ’nın gülü bu gelin.
Söyledikçe şeker akar dilinden,
Korkarım ki sana göz değer gelin.

Altına al giymiş, üstüne mavi,
Ben seni gördükçe olurum deli.
Ne güzel yaratmış Yaradan seni,
Korkarım ki sana göz değer gelin.

Bakın hele şu salınan geline,
Benim olsa vermem dünya malına.
Doyup usanmadım tatlı diline,
Korkarım ki sana göz değer gelin.

Karac’oğlan der ki: Ahdine bütün,
Vermeli malı da almalı satın.
Gayetle nazlıdır, kendisi hatun,
Korkarım ki sana göz değer gelin.

* * * * * * *

YÜRÜ BİRE GÜZEL YÜRÜ

Yürü bire güzel yürü!
Has bahçeler seyran yeri.
Gelmez oldun dünden beri,
Küskün müsün akça gelin?

Kaşları siyah karadan,
Seni halk etmiş Yaradan.
Şimdi ne geçti aradan?
Küskün müsün akça gelin?

Selâm verdim, almaz oldun,
Kadir, kıymet bilmez oldun,
Dünden beri gelmez oldun,
Küskün müsün akça gelin?

Yangın Karac’oğlan, yangın,
Yüksek değil gönlüm, engin.
Gül yüzlerin döngün döngün,
Küskün müsün akça gelin?

* * * * * * *

GÖKYÜZÜNDE TÜTEN OLSAM

Gökyüzünde tüten olsam,
Yeryüzünde biten olsam,
Al benekli keten olsam,
Yâr boynuna sarsa beni.

Yâr kolunda burma olsam,
Yedikleri hurma olsam.
Alçım alçım sürme olsam,
Yâr kaşına sürse beni.

Karac’oğlan, uşak olsam,
Yâr belinde kuşak olsam.
Bir atlastan döşek olsam,
Yâr altına serse beni.

* * * * * * *

DÜN GECE DÜN GECE GÖRDÜM DÜŞÜMDE

Dün gece, dün gece gördüm düşümde,
Göçün çekmiş, gider ili Zeynep’in.
İnci, mercan gibi ufak dişinde,
Tatlı tatlı söyler dili Zeynep’in.

Zeynep pek küçüktür, hâlden bilmiyor,
Ün eyledim, hiç yanıma gelmiyor.
Göz görüp de gönül karar kılmıyor,
Aştı üstümüzden yolu Zeynep’in.

Yaz gelip de meyveleri yetmemiş,
Şeyda bülbül konup figan etmemiş,
Bahçesinde mor menekşe bitmemiş,
Açılmış goncası, gülü Zeynep’in.

Sabah olur, seher yeli estirir,
Siyah zülfü mah yüzünde gezdirir.
Zalim engel yâri bize küstürür,
Dolansın boynuma kolu Zeynep’in.

Bahar olup, seher yeli esti mi?
Zeynep bizim ile kadem bastı mı?
Acep bizden umudunu kesti mi?
Karac’oğlan olsun kulu Zeynep’in.

* * * * * * *

BEN KENDİ HALIMDA GEZİP TOZARKEN

Ben kendi halımda gezip tozarken,
Bak gözümden akan yaşıma benim.
Sevgili yârimden imdat umarken,
Bak neler getirdi başıma benim.

Bülbül gibi dalda ötemez oldum,
Dürüldü her dengim, satamaz oldum.
Geceler halında yatamaz oldum,
Sevdiğim görünür düşüme benim.

N’ideyim hey ağalar, ben n’ideyim?
Şikâyet halımı kime arz edeyim?
Başımı alıp şu yerden gideyim,
Sevdiğim düşerse peşime benim.

Karac’oğlan der ki: Hakk’a dilekten,
Mevlâm öğmüş de yaratmış melekten.
Bir ulu korkum var kahpe felekten,
Bir gün ağu katar aşıma benim.

* * * * * * *

VAR GİT ÖLÜM

Ölüm ardıma da düşüp yorulma
Var git ölüm bir zaman da gene gel
Akıbet alırsın koymazsın beni
Var git ölüm bir zaman da gene gel

Söyle bir vakitler yiyip içerken
Yiyip içip yaylalarda gezerken
Gene mi geldin ben senden kaçarken
Var git ölüm bir zaman da gene gel

Çıkıp bozkurtlarla ulaşamadan
Yalan dünya sana çıkışamadan
Eşimle dostumla buluşamadan
Var git ölüm bir zaman da gene gel

Karac’oğlan der ki derdim pek beter
Bahçede bülbüller şakıyıp öter
Anayı atayı dün aldın yeter
Var git ölüm bir zaman da gene gel

KARACAOĞLAN

Yazar: Ophelian

Ophelian’in profil fotoğrafı
Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir Cevap Yazın