ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Kendinden Geçiş – Türlü Boyalara Boyanış ( Cezbe – Telvin )

Sosyal Medyada Paylaş:

Sülûk, insanı halden hale sokar. Kimi alevlenir, yanar, kül olur, savrulur yolcu. Kimi kil olur, ayaklar altına döşenir yolcu. Kimi yok olur, kendini bulamaz; kimi var olur, herşey benim der, dâvaya doyamaz, varlık âlemine sığamaz. Ateş olur, yakar; su olur, akar. Yel olur, eser; toz olur, tozar. Cansız olur, birşey duymaz; gül olur, açılır, solmaz. Hele tecellî şimşeklerine amaç oldu mu, evvel gelen de benim der, sonra gelen de ben. «Hefe-vât-sürçme», burada çeşitli şekillerde gösterir kendini. Yolcu, elde ettiği hâli hazmedemez; hem sözleriyle hem halleriyle, hareketleriyle renkten renge girer, türlü boyalara boyanır ve haklı olarak şerîat ehlince hoş görülmez bu sözler, bu hâller, bu hareketler. Sûfiler, bu hâllere «Tefvîn – çeşitli boyalara boyanmak» derler. Yalnız birşey var ki gerçek yol erini, kılavuzu korur; o, telvin içinde de temkin bulur; benim, ben derken ürperir;

 

 

Deli oldum Yunus, aşk oldu bana kılavuz;

Hazrete değin yalınız yüzsürüyü varan benim

 

 

der; yahut

 

Benim değil bu keleci, devlet senin, Yunus neci?

Çün dilime kaadir sensin, sensiz dilim uzatamayam

 

 

deyip benliğini ortadan kaldırıverir; sonunda da bu halini,

 

Aşk ile gelen erenler, içer, ağuyu nûşeder,

Topuğa çıkmayan sular deniz ile savaş eder

 

 

der de kınamaya koyulur.

 

Gerçek yolcularından, burda sapanlar, sapıtanlar, Batınî inançları benimseyip şeriat sınırını aşanlar, gerçek erenlerin gözlerinden düşenler, gönüllerinden çıkanlar olur; burda kalıp aklını yitirenler görülür ve öylece de bu âlemden geçip giderler.

 

 

Bazılarıysa geriye dönerler; «ulaşmak, başlangıca gelmektir» derler, temkîn âleminde irşad durağına ererler; kemâl de bunlarda tecellî eder.

 

1

 

Canlar fidi? yoluna bu can kayusu değil

Sen can gereksin bana cihan kayusu değil

 

 

Canlar içinde cansın sen bir Âb-ı hayvansın

Bize dîn ü îmansın îman kayusu değil

 

 

Yudum yâremi sildim yârem kimdendir bildim

Bana yârim kayusu yârem kayusu değil

 

 

Aşkın beni fâşetti saklayım derdim velî

Çün seni ayan gördüm pinhan kayusu değil

 

 

Derman ola mı bana derdim benim kim ona

Dertli varayım sana derman kayusu değil

 

 

Gelin âşık olalım aşka cevlân vuralım

Esrik olup yatmışım cevlân kayusu değil

 

 

Aşkın oku temreni dokunur yüreğime

Aşk için ben öleyim temren kayusu değil

 

 

Cân u gönüllü nittim aşkın oduna attım

Sıdkı dahi unuttum güman kayusu değil

 

 

Aşkın burcundan uçtum cevlân uruban geçtim

Ben dost ile buluştum cevlân kayusu değil

 

 

Bahr’ ummana dalmışım anda sedef bulmuşum

Cevher alıp gelmişim umman kayusu değil

 

 

Durduğum yer Tûr ola baktığım dîdar ola

Ne hacet Mûsâ bana sen ben kayusu değil

 

 

Bu Yunus’u andılar kervan geçti dediler

Ben menzile eriştim kervan kayusu değil

 

 

2

 

Nite ki bu gönlüm evi aşk elinden taşagelir

Nice yüksek yürür isem aşk başımdan aşagelir

 

Nice ki aydı ram razım söylemeyem kimseneye

Gider bu sabr u karârım dost önüme düşegelir

 

Hey nice sabreyler ise dost yüzünü gören kişi

Ol hakıykat gördüm deyen kendözönden şaşagelir

 

Ma’şûkanın tecellisi türlü türlü renkler olur

Bir şîvede yüzbin gönüllü hemişe cuşagelir

 

Ol dost ile benim işim bulut ile güneşleyin

Bir dem hicabı sürülür bir dem hicap başa gelir

 

Aceb gene miskin Yunus aşktan artık sevdi meğer

Zira ki bu aşktan yeğrek hiç yokdurur başa gelir

 

3

 

Bize dîdâr gerek dünyâ gerekmez

Bize ma’nî gerek da’vâ gerekmez

 

 

Bize Kadir gecesi’dir bu gece

Ko erte olmasın seher gerekmez

 

Bize aşk şerbetinden sun i delî

Bize uçmakta Kevser gerekmez

 

Badyalar dolu dolu içelim biz

Biz esrik olmayız humar gerekmez

 

Yunus esrîyiben düştü susakta

Çağırır Taptuğ’una ar gerekmez

 

 

4

 

Bir sâkîden içtim şarap arştan yüce meyhanesi

Ol sâkînin mestleriyiz Canlar onun peymânesi

 

Aşk oduna yananların küllî vücûdu nûr olur

Ol od bu oda benzemez hiç belirmez zebânesi

 

Bizim meclis mestlerinin demleri Enel – Hak olur

Bin Hallacı Mansur gibi onun kemin dîvânesi

 

Ol meclis kim bizde vardır anda ciğer kebâb olur

Ol şem’a kim bizde yanar ay u güneş pervanesi

 

Bizim meclis bekrileri şol Şâh-ı Edhem gibidir

Belh şehrince yüzbin ola her güşede viranesi

 

Yunus bu cezbe sözlerin câhillere söylemeğil

Bilmez misin câhillerin nice geçer zemânesi

Alıntı : http://www.spiritualizm.com/kitap/kitaplikyunus9.html

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!