ÜYE : KARDELEN

Kilit ve Mühür / Kardelen

Sosyal Medyada Paylaş:

Güzel bir nisan gününden merhaba sevgili okurlarım.

Bugün bende sizlere kalemim yettiğince farklı bir pencereden sesleneceğim.

Mühür ve kilit;

Çoğunuz duymuşsunuzdur bu iki kelimeyi mutlaka. Zannedildiği gibi ikisi de aynı anlamı yüklenmemişlerdir . Onlar, deniz ve nehir gibi farklı keza hep iç içe olan kelimelerdir aslında.

Hani bir söz vardır, hatırlayacaksınız mutlaka.’’Rüzgar af dilese de dal kırılmıştır bir kere’’. Ne kadar naif ne kadar yaralı bir cümle değil mi ? Kırgınlık insanı buz parçalarına bölen,cana saplanan söz kıymıklarının acısıdır çoğu zaman…Neden kırılır insan ? Çok değer verdiği, çok sevdiği, önemsediği için …Hayata ,aşka,dosta,sevgiliye,evladına,eşine…Bakın hemen hepsi hayatımızın önem sırasında ilke girenler.

Kırgınlıklar havalanırken yüreğinizde kilit vurursunuz gönül hanenize. Kapatırsınız tüm duygu musluklarınızı. İçi boşalmış bir yüzme havuzu gibi ta ki gelip biri umut musluğunun vanasını açana dek. Bir yük oturmuştur kırgın omuzlarınıza,kanamalı cerihalar açmıştır hislerinizde.Güvendiğiniz dağlar kar sularında kalmıştır.İçinize don vurur,elinizde sımsıkı tuttuğunuz demir kilidin soğuğu ile.

Ancak hemen öyle çaresizliğe kapılmayın. Kalbinize vurduğunuz kilitlerle acıları uçurabilirsiniz gökyüzüne.. .Kilit dedik ya,mutlak açacak bir anahtarı ve yuvacığı olur. O yuvacıkdan bir ışık girer.

Adeta bir dehlize süzülen ışık aralığı gibi. Bir dost eli vurduğunuz kilitleri çözer yüreğinle em olur acılarınıza , kırgınlıklarınıza. Kaldığınız arafa bir ay doğar nazlı nazlı süzülür gönlünüze .Bir de bakmışsınız…Güneşle meşk ediyorsunuz.

Güneş, sevgiyle umut taçları örmüş, sıcacık merhem olmuştur kırgınlığa.Kırgınlıklar erimiştir ateşinde hare hare…

Ya mühür?..

İşte en zor olanı budur.Sarp dağlar,dik yamaçlar,lavlı volkanlar misali. Eğer vurduysanız mühürü sözlerinize; kimse koparamaz dudaklarınıza yapışan donuk katranı.

Kelimeler ömür boyu hapis kalır boğazınızda …

Gözlerinize vurulduysa mühür,tüm ışıklara ama olursunuz.Gözbebeğinizi ışıklar öpmez tuzlar yalar yakarak karanlığın en koyusunda.

Yüreğinize vurduysanız hele vay halinize… Gayya kuyusunda asel suyundan içer gönül. Kimse bulamaz sizi çıkaramaz derinlerden.

Mühür kendinizi bucak bucak sakladığınız küskünlük paravanının ta kendisidir.Umut nehrinin yatağı kurumuştur.Çare yoktur ,tükenmiştir.Ne siz çaresizliğe çaresinizdir.Ne de size bir başkası olur çare.

Çaresizliğin iblisleri mesken tutmuştur umar bahçelerini.Kemirerek yok eder, kefene sarılı ölüler.

Dudaklarında yanık bir ağıt olmuştur küskünlüğün çaresizliği.

Ve artık mühür vurulur geceye mühürlenmiş güllerle.Güneşi cebimize saklamışlığın güvenini hissederken yanılırız.Delik cepten çoktan kaymış yitmiştir güneş.Bizden fersah fersah uzaklara.Okyanusun kara sularında can vermiştir.

 

MÜHÜR VURDUM GECEYE

GÜNEŞİ KOYDUM CEBİME

KİLİT VURDUM KALBİME

ACILARI SALDIM GÖKLERE

Diyerek azgın dalgalar söyler mühürlü kilit şarkısını…

 

Ömrünüzdeki hiçbir olumsuzluk mühürlenmesin .Çok darda kalınca sadece kilit vurun.

Mutlaka bir şekilde birileri tarafından açılacaktır.Mührün katranını sökecek ne bir ustası,

Vardır .Ne de devası…

Bir kilit ,birkaç kırgınlıktan

Bir mühür kocaman bir küskünlükten vurulurmuş sevdiklerinin vefasızlıklarına.

Tülay Önder

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

2 Yorum

Bir cevap yazın