ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Mahmud Dervişi Anlamak

Sosyal Medyada Paylaş:

Mahmud Derviş acılı bir ömrü, ardında çöl, önünde deniz arasında kalmış yeşil portakal bahçelerinin umuduyla geride bıraktı. Onu anlamak için Arapça bilmek gerekmiyordu.

1980’e doğru kör uçuşuyla yaklaşılan günlerde ODTÜ yurtlarında el altından dolaşıma giren yüzlerce şeyin arasında Mahmud Derviş’in kendi sesinden doldurduğu şiir kasetleri de vardı. Mahmud Derviş’i kendi sesinden dinlemenin bizim için çok özel ve ayrıcalıklı bir durum olduğunun daha o zaman farkındaydık.

 

Bir yerlerden elimize geçen İngilizceye çevirilerden anlamaya çalışıyorduk. O kasetten, o anda dökülen şiir, o okuduğumuz dizeleri mi söylüyordu? Bilmiyorduk.

Tek kelime Arapça bilmiyorduk, ama dünyanın en güzel, en müzikli lisanlarından biri olan Arapçanın belli ki bu en güzel örneklerinden birini duyabiliyorduk; yani hissedebiliyorduk.

Bize duymak istediğimiz bir şeyleri anlatıyordu.

Mesela, ‘Filistinli Sevgili’ şiirindeki şu dizeleri anlamak için Arapça bilmek gerekmiyordu:

Nasıl, nasıl, yemyeşil bir portakal ağacı

kapanır bir hücreye ya da bir limana,

nasıl saklanır gurbet elde

ve yemyeşil kalır?

Yazıyorum not defterime:

Limanda durakaldım…

En dondurucu kış kadar soğuk gözler gibiydi dünya,

doluydu portakal kabuklarıyla ellerimiz.

Ve hep çöl, ve hep çöl, ve hep çöldü ardım.

Mahmud Derviş’i anlamak için Arapça bilmenin gerekmediği günlerdi.

Acılı bir ömrü hep ardında çöl, önünde deniz arasında kalmış yeşil portakal bahçelerinin umuduyla geride bıraktı. Geride boş şişelere tıpalanıp bilinmeyen limanlardan denizlere bırakılmış şiirleri kaldı.

 

Ağla ey Filistin!

 

Mahmud Derviş, 1941 yılında, halihazırda İsrail sınırları içinde bulunan Akko kentinin köylerinden El-Berva’da doğmuş; köyünün 1948 Arap-İsrail savaşı sırasında saldırıya uğramasıyla, ailesi ile birlikte köyünü terk etmek zorunda kalmıştı. Genç yaşta şiir yazmaya başlayan Derviş, ilk şiirlerini yayımladığı dönemde, El-Ard hareketinde de çalışmaya başlamıştı. Filistinliler’in yaşadığı zorlukları dizelerine taşıyan şair, El İttihad gazetesi ile El Cedid dergisinin yazı işleri müdürlüklerini yapmış, şiirleri ve yazıları nedeniyle İsrail ordusu tarafından tutuklanmış, 1970 yılında İsrail’den sürgün edilmiş, iki yıl birçok Arap ülkesinde dolaşmıştı. Yirmiden fazla dile çevrilen Filistinli şair, 2003 yılında uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Ödülü’ne de layık görülmüştü. Birçok şiiri Arap besteciler tarafından bestelenen Mahmud Derviş’in adı, 2006 Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında yer almıştı.

Mahmud Derviş’in Türkiye’de basılan şiir kitapları arasında Zeytin Yaprakları, Filistinli Sevgili, Gecenin Sonu, Uzak Bir Sonbahar’ın Hafif Yağmuru, Celile’de Kuşlar Ölür, Düğünler, Uykudan Uyanıyor Sevgilim, Yedinci Deneme bulunuyor.

Derviş, 1982 Eylül’ünde Sabra-Şatilla’da yaşananların ardından Beyrut Kasidesi’ni yazmış ve bu kaside ile 1984’te de dönemin Sovyetler Birliği’nde Lenin ödülünü almıştı.

Alıntı : http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&CategoryID=40&ArticleID=893961

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!