EN GÜZEL ŞİİRLER

Mevlidi Şerif Sözleri

Sosyal Medyada Paylaş:

KUTLU DOĞUM HAFTASI TÜM İSLAM ALEMİNE MÜBAREK OLSUN.

Tevhid bahri

Seyyidi kainât Hazret-i Fahr-i Âlem

Muhammed Mustafâ râ Salevât

Allah âdın zikredelim evvelâ

Vâcib oldur cümle işde her kulâ

Allah âdın her kim ol evvel anâ

Her işi âsân ider Allah anâ

Allah âdı olsa her işin önü

Hergiz ebter olmaya ânın sonu

Her nefesde Allah âdın di müdâm

Allah âdıyle olur her iş tamâm

Bir kez Allah dese aşk ile lisân

Dökülür cümle günah misl-i hazân

İsm-i pâkin pâk olur zikr eyleyen

Her murâda erişür Allah diyen

Aşk ile gel imdi Allah diyelim

Dert ile göz yaş ile âh îdelim

Ola kim rahmet kıla ol pâdişah

Ol kerîm-ü ol rahîm-ü ol ilâh

Birdir ol birliğine şek yokdürür

Gerçi yanlış söyleyenler çokdürür

Cümle-âlem yoğ iken ol var idi

Yaradılmışdan ganî cebbâr idi

Vâr iken ol yok idi ins-ü melek

Arş-ü ferş-ü ay-ü gün hem nüh felek

Sun’ ile bunlârı ol vâr eyledi

Birliğine cümle ikrar eyledi

Kudretin izhâr edüp hem ol celîl

Birliğine bunları kıldı delîl

“Ol !” dedi bir kerre vâr oldu cihân

“Olma !” derse mahv olur ol dem hemân

Pes Muhammeddir bur varliğa sebeb

Sıdk ile ânın rızasın kıl taleb

Ey azizler işte başlarız söze

Bir vasıyyet kılarız illâ size

Ol vasıyyet ki direm her kim tuta

Misk gibi kokûsu canlardâ tüte

Hak-Teâlâ rahmet eyleye anâ

Kim beni ol bir dua ile anâ

Her kim ki diler bu duada buluna

Fâtiha ihsân ede ben kûluna

El-Fâtiha *

Mevlid-i Şerif-in müellifi Merhum Süleyman Süleyman Çelebi Hazretleri’nin ruhu için ve bu satırları okuyan dinleyen okumasına sebep olanlardan yaşayanların ruhu makamlarına ahirete göçmüş olanlarınında ruhlarına El-Fatiha

 

Veladet bahri

 

Âmine hâtun Muhammed ânesi

Ol sadeften doğdu ol dür dânesi

Çünkî Abdullah’tan oldu hâmile

Vakt erişdi hefte vü eyyam ile

Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn

Çok alâmetler belirdi gelmeden

Allâhümme salli alâ Muhammediv

Ve alâ âli Muhammed

Ol Rebiûl evvel âyın nîcesi

On ikinci gîce isneyn gîcesi

Ol gîce kim doğdu ol hayrûl-beşer

Ânesi anda neler gördü neler

Dedi gördüm ol habîbin ânesi

Bir acep nûr kim güneş pervânesi

Berk urup çıktı evimden nâgehân

Göklere dek nûr ile doldu cihân

Gökler âçıldı ve feth oldu zulem

Üç melek gördüm elinde üç âlem

Bîri meşrik bîri mağribde anın

Bîri dâmında dikildi Kâbenin

Bildim anlardan kim ol halkın yeği

Kim yakîn oldu cihâna gelmeği

İndiler gökden melekler sâf sâf

Kâbe gibi kıldılar evim tavaf

Hûriler geldi bölük bölük

Buğûr yüzleri nûrundan evim doldu nûr

Çevre yânıma gelip oturdular

Mustafâ’yı birbirine muştular

Dediler oğlun gibi hiç bir oğul

Yâradılâlı cihân gelmiş değil

Bû senin oğlun gibi kadr-ı cemîl

Bir anâya vermemiştir ol Celîl

Ûlu devlet buldun ey dildâr sen

Doğiserdir senden ol hulk-ı hasen

Bû gelen “ilm-î ledün” sultânıdır

Bû gelen tevhîd ü irfân kânıdır

Bû gîce ol gîcedir kim ol şerîf

Nûr ile âlemleri eyler latîf

Allâhümme salli alâ Muhammediv

Ve alâ âli Muhammed

Bû gîce şâdân olur erbâb-ı dil

Bû gîceye can verir eshâb-ı dil

Yâ Resulâllah

Rahmeten lil’âlemindir Mustafâ

Hem şefîal müznibîndir Mustafa

Vasfınî bû resme tertib ettiler

Ol mübârek nûru terğib etdiler

Âmine eder çü vakt oldu tamâm

Kim vücûda gele ol hayrül enâm

Sûsadım gâyet harâretden katî

Sundular bir câm dolusu şerbeti

Allâhümme salli alâ Muhammediv

Ve alâ âli Muhammed

Şerbeti sunduk tâbânâ hûriler

Bûnu sana verdi Allâh dediler

Kardan ak îdi ve hem soğuk idi

Lezzeti dâhi şekerde yok idi

İçdim ânı oldu cismim nûra gark

İdemezdim kendimi nûrdan fark

Geldi bir akkuş kanâd ile revân

Arkamı sığâdı kuvvetle hemân

Doğdu ol sâatde ol sultân-ı dîn

Nûra gark oldu semâvât-ü zemîn

Sallû Aleyhi ve Sellimû teslimâ

Hatta tenâlû cenneten ve naîmâ

Essalâtü vesselâmü aleyke

Ya Resûlallah

Esselâtü vesselâmü aleyke

Ya Habîballah

Essalâtü vesselâmü aleyke

Ya Seyyidel-evvelîne velâhirin

 

Merhaba bahri

 

Yâradılmış cümle oldu şâdümân

Gam gidûp âlem yenîden buldu cân

Cümle zerrat-ı cihân idûb nidâ

Çağrışûben dediler kim merhabâ

Merhabâ ey âli sultân merhabâ

Merhabâ ey kân-ı irfan merhabâ

Merhabâ ey sırr-ı fürkân merhabâ

Merhabâ ey nûru râhman merhabâ

Merhabâ ey bülbül-i bâğ-ı Cemâl

Merhabâ ey âşinâ-yi Zülcelâl

Merhabâ ey cân-ı bâki merhabâ

Merhabâ uşşâkâ sâki merhabâ

Merhabâ ey cân-ı cânan merhabâ

Merhabâ ey derde dermân merhabâ

Merhabâ ey cümlenin matlâbu sen

Merhabâ ey Hâlikın mahbâbu sen

Merhabâ ey Pâdişah-i dû cihân

Senin için oldu kevn île mekân

Merhabâ ey rahmeten lil-âlemîn

Merhabâ sensin şefîa’l-müznibîn

Ey gönüller derdinin dermânı sen

Ey yarâdılmışların sultânı sen

Sensin ol sultân-i cümle enbiyâ

Nûr-i çeşm-i evliyâ vü asfiyâ

Yâ habîballâh bize imdâd kîl

Son nefes didârın ile şâd kîl

Allâhümme salli alâ seyyidinâ

Muhammedinillezî câe bilhakkıl mübîn

Ve erseltehû rahmetel lil âlemin

 

Mirac bahri 1-2

 

Seyyidi kainât Hazret-i Fahr-i Âlem

Muhammed Mustafâ râ Salevât

Söyleşürken Cebrâil ile kelâm

Geldi Refref önüne verdi selâm

Aldı ol şâh-ı cihânı ol zamân

Sidre’den gitti ve götürdü hemân

Bir fezâ oldu o demde rûnümâ

Ne mekân var anda ne arz-u semâ

Kim ne hâlidir ne mâli ol mahal

Akl ü fikr etmez o hâli fehmü hal

Ref’ olup ol şâha yetmiş bin hicâb

Nûr-u tevhîd açtı vechinden nikâb

Her birisinden geçerken îlerû

Emr olundu Yâ Muhammed gel berû

Gel habîbim sâna aşık olmuşam

Cümle halkı sâna bende kılmışam

Ne murâdın vâr ise îdem revâ

Eyleyem bir derde bin türylü devâ

Mustafâ dedi: Eyâ Rabbe’r-Rahîm

Vey hatâ pûş ü atâsı çok kerîm

Ol zaîf ümmetlerim hâlî nola

Hazretîne nîce anlar yol bula

Hak-Teâlâdan nidâ geldi emin

Yâ Muhammed dedi Rabbü’l-Âlemin

Gam yeme kim Yâ Muhammed olma melul

Her ne kim dîledin oldu kabul

Ümmetini sâna verdim ey habîb

Cennetîmi anlara kıldım nasîb

Ey habîbim nedir ol kim dîledin

Bir avuç toprağa minnet meyledin

Zâtıma mir’at edindim zâtını

Bîle yazdım âdım ile âdını

Hem dedi kim: “Yâ Muhammed ben seni

Bilûrem görmeğe doymazsın beni

Avdet edûp davet et kullarımı

Tâ gelûben göreler dîdârımı

Sen ki mi’râc eyleyûb etdin niyâz

Ümmetin mîrâcını kıldım namâz”

Tarfetül-ayn içre ol Fahr-i cihân

Ümmühân’ın evine geldi hemân

Her ne vâki oldu ise serteser

Cümlesin eshâbına verdi haber

Dediler: “Ey Kıble-i İslâmü dîn

Kutlu olsun sâna mîrâc-i güzîn

Biz kamûmuz kullarız sen şâhsın

Gönlümüz îçinde rûşen mâhsın

Ümmetin olduğumuz devlet yeter

Hizmetin kıldığımız izzet yeter !”

Allâhümme salli alâ seyyidinâ

Muhammedinillezî câe bilhakkıl mübîn

Ve erseltehû rahmetel lil âlemin

 

Münacat bahri

 

İlâhî cennete evine girenlerden eyle bizi

Cennet içre cemâlini görenlerden eyle bizi

Yâ Hayyûl Yâ Kayyûm Sâmed

İhsanınâ yoktur adêt

Firdevs bahçesinde ebet

Kalanlardan eyle bizi

Yâ İlâhî ol Muhammed hakkı çün

Ol şefâat kân-ı Ahmed hakkı çün

Sırr-ı fürkân nûr-i âzam hakkı çün

Kuds ü Kâbe Merve Zemzem hakkı çün

Aşk odundan ciğeri püryân içün

Derd ile kan ağlayan giryan içün

Yâ İlâhi saklagıl îmânımız

Verelim îman ile tâ cânımız

Sâna lâyık kullarınla hemdem et

Ehl-i derdin sohbetine mahrem et

Hem Süleymân-ı fakîre rahmet et

Yoldaşın îmân makâmın cennet et

Yâ İlâhi kılma bizi dâllîn

Bu dûâya cümleniz deyin âmîn âmîn

Ümmetinden râzı olsun ol muîn

Rahmetullâhi aleyhim ecmâin (Mevlidi Şerif )

 

Kaynak : Mumsema.com

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!