ÜYELERİMİZDEN GELENLER

Monolog Röportaj-Cemal Safi Üstatla Az Hasbıhal Ettim

Sosyal Medyada Paylaş:

-Sayın Cemal Safi Üstadım bize kendinizi amacınızı aşkı ve şiiri nasıl yazdığınızı birkaç cümle ile anlatır mısınız?

-1938 yılında Samsun’da doğdum. Babam merhum Mehmet Safi, annem merhume Ayşe Safi’dir. Öğrenime Sakarya İlkokulu’nda başladım. Samsun Sanat Okulunda son verdim. Evli ve üç çocuk babasıyım. İlk şiirlerimi Orhan Gencebay besteledi. 1990 yılında, Rüyalarım Olmasa, 1991 yılında, Vurgun adlı bestelerin güftekarı olarak iki yıl ard arda yılın şairi seçildim. 1990 yılında müzikli bir şiir kaset çıkardım. 1993 yılına kadar yazdığım şiirleri, Vurgun adlı ilk kitabında yayınladım. İkinci şiir kitabım ise Sende Kalmış ‘tır. Bu güne kadar 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere, 150 civarında şiirim bestelendi. Bir işte zamanlar yoktu beni içinizde tanıyan, yazarken içinizde yaşadım şiirlerinizle aranızda çözüldüm gönülde eserlerimle sır oldum ben.

-Seyreyledim âlemi kudreti sonsuz Rahmanın yarattığı âlemi. Baktım gördüm aşkla insandaki iç sıkıntısıyla ıstırabını, aşk yardım etti yazdım. Duymayan kalmadı herkes duydu artık şöhretimi, hece hece şiirlerimi. Şair kimliğimle tarif etmemi bekliyorsanız Sayın Gülveren kardeşim, bu benim için çok zor, önce aşkı kendi iç dünyamda sonra insanların dünyasından gözledim yazdım. Yazdığım şiirlerle bülbül bu lisanlarımla ötüştü, o bülbül açan bir gül için can evinden tutuştu, sevmeyenleri görünce benim yüreğime toroslardan çığ düştü, sevmeyenlerin üzüntüsünün yangını, yüreğime toroslardan düşen o karlı çığla söndürmedi ve sönmedi. İnsanın gönlündeki aşksız kırılmaları hissederek aşkla hissederek yazmak nasip oldu.

-Şiirlerim gönlümle topluma aitti sosyal içerikliydi. Nicesi ben sultanım ben kralım şahım sevmem dedi yanıldı, şiirlerimle bu gerçeği anladı. Aşkla anladım ki topluma karşı duyarlı olmak şairin göreviymiş, bunu hissederek yazdım. Talihi bahtı aşkla şiirlerimle değişti, aşkla şiirlerim o sevmem diyenlerin aşkla şiirlerimle yerle bir ettik, ne tahtı ne tacı kaldı yıkıldı. Şiirlerle hecelerle akıl almaz hünerle yazmaya çalıştım. Aşkı hayatı bilmeyen cahili, şiirlerimle aşkla bilen âlim yaptık. Vahşi niyetiyle aşkla şiirlerimle yahşi ettim. Yavuz Sultana özenerek ben güçlüyüm diyeni zebun güçsüzsün aşkla dedim. Aşk her nefreti kini oyunu bozar bu gizli zorla yazan söyleyen, benim dedim. Ben anladım ki yazarken aşksız kalanları aşksızlık verem ediyor, lokman hekim ben yoksam bulamaz der aşk, Aslıyı sevdi kerem aşkla kül oldu gönlü, İbrahim Aleyhisselamın atıldığı kor alevde, olan hakka olan aşkı bendim derken aşk ben kor olmadım aşkımla hakka ulaştırdım dediğini anladım.

-Aşkla ben farklı olmayı, fark ettirmeyi bunu bir var olma tutunma dalı olarak yakaladım tutundum, aşk söyledi ben yazdım. Aşk bana şöyle dedi, beni anlamaylalar için ben bazen Leyla Oldum bazen şirin, hatırım için yüce dağları deldirdim, bendeki gücü bilmeyenlere Ferhat’ın bilek güzü azmiyle gösterdim, kudretsizliğe haktan gelen benim kuvvetin kudretin ferin içinde olan benim dediğini duydum ve yazdım. Aşkla şiirlerimle yazarken beklentisiz bir tavırla aşkı bekleyenlerin, bu olumsuz tavırlarıyla aşkın gelemeyeceğini onlar için beklemenin bir hayal kırıklığı olabileceğini, anlatmaya çalıştım. Aşk haktan gelen ilahi bir nağme söz kelime fısıltıdır, Mevlana aşkı aldı pervane oldu döndü, aşk Yunusla vücut buldu öfkeleri dindirdi. Aşkla bu âleme Âlemlere Rahmet gönderildi, aşkla gönderildi gökyüzünde rahmet, evliyanın erenin canın gönlündeki muhabbettir aşk, enbiyanın hakka varırken aşkla yüzünde oluşan nuru olandır aşk. En sonunda aşk bana dedi, kimsesizim tek başına gelirim hımsımda yok hasmımı da, göremezsiniz beni görünmezim cismimi resim edemezsiniz, dilimle sevdiririm güldürürüm, tek hece var ismimde herkes bilsin adımı benim adım aşk dedi ve ben yazdım.

-Şiirlerimde aşksız acının ve hüznün etkisinde kalan insanın, bu gidişatla yaşadığı ortama hayata her zaman yabancı bir tavır sergilemesiyle, acısına bir deva bulamayacağını anlattım. Toplum olsun birey olsun ruhundaki eksikliği acıyı hüznü aşkla duysa da aşkla gidererek bunu aşkla tamamlayıcı bir öğe olduğunu söylemeye çalıştım. İşte ben Cemal safi sizleri candan seven birisiyim.

-Üstadım biliyorum elinizden bir şey gelmez, ama olmadı bu cepheyi şimdi terk edişiniz, gidişiniz! Bizi üzdünüz!

-Sizinde dediğiniz gibi gitmek, gelmek içinse hak Mevla böyle yazdıysa kul ne yapabilir ki? Giderken bir güzellik hoş seda bırakabilirsem ne mutlu bana. Karamsarlığı aşkla şiirle anlatabildimse, ne mutlu bana. Doğarken toprağa bağlı doğan kul, elbette bir gün kara toprağa gömülecektir. Yazgımızdaki bu değişmezliği yazan Mevla ise bunu kabullenmek gelene hoş geldin diyerek, gitmek bize farzdır. Ne mutlu ki bizi yaratan gel kulum diyor bunun için bizi çağırıyor, ne mutlu kula…

-Sayın Üstadım kendi iç dünyanızda aşkı yaşayarak, içten dışa doğru yani bizlere tek hece aşkı ve diğer şiirlerinizi yazdığınızı söyleyebilir miyim?

-Doğru söylediniz, aşksız şiir yazılmaz okunmaz ki, yaşanılmaz ki… İnsan içten duyar dışarıya yayar yeniden doğar, yaşar koşar ve gönülleri güldürdükçe gönüldeki güzellikleri gördükçe şaşar ve yaşar. Hayat bir telkin çağrı yaşama şekli değil midir? Ölümde bu hayatın sonunu hazırlayan, sonsuz hayata götüren bir telkindir, hepimizin mutlaka duyacağı bir çağrı ve üstünde geçeceği bir köprü değimlidir? Sıra bana geldi diyerek ben gidiyorum, giderken de sizlere şiirlerimi gülümsememi bırakarak gidiyorum. Yaşam değişimdir, bizlerde ölümle bu değişikliği yaşayan, sonsuz hayata giden ise elden bir şey gelmez… Köklü bir değişimle bu değişimi yaşamak biz kullar için, Mevla’dan bir hediyedir, bu hediyeyi ne mutlu ki Mevla bize vermiş, işte geldik işte gidiyoruz diyerek az gülümseyerek gönül kırmayarak hep severek. Size şiirlerim ile veda ediyorum, biraz hüzünlü yazdım neşe sevinç bilinsin aransın diye, Allah’a emanet olun.

Elimle kuyumu kazdırdı bana,
Ah şu şairliğim olmaz olaydı!
Aklına eseni yazdırdı bana,
Bütün sırlarımı âleme yaydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …

Ona her gün güzel, her hava hoştu,
Sevgisiz hayatın manası boştu,
Gördüğü kısrağın peşinden koştu,
Uslanmak bilmeyen bir deli taydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …

Evimden barkımdan çözdürdü beni,
İşimden gücümden bezdirdi beni,
Bulutlar üstünde gezdirdi beni,
Bastığım yıldızlar hüsrana kaydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …

Ak yazımı baht-ı siyah eyledi,
Gençliğime yazık, günah eyledi,
Nerde akşam, orda sabah eyledi,
Serseri hayatı marifet saydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …

Alnım da açıktı, yüzüm de aktı,
Kimseye verecek hesabım yoktu,
Günah kervanımı pazara çekti,
Yükümde ne varsa, hepsini saydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …

Hayal âleminde gezmem dese de,
Seni bundan böyle üzmem dese de,
Bu gece, tek hece, yazmam dese de,
Sabaha çıkmadan sözünden caydı;
Ah şu şairliğim olmaz olaydı! …

Cemal Safi

Kader defterimin dram bölümü;
Sana tutsak ettim sefil gönlümü,
Esaret yerine bil ki ölümü,
Seçerim sevgilim kal sağlıcakla.

Benimle bir dünya dar geldi sana,
Seviyorum demek ar geldi sana,
Kara toprak daha yâr geldi bana,
Göçerim sevgilim kal sağlıcakla.

Göçüp gidenlerin son nefesini,
O sessiz ülkenin efsanesini,
Hayatla ecelin mesafesini,
Ölçerim sevgilim kal sağlıcakla.

Çektiğim çileler gelmiyor dile,
Söylesem nafile, yazsam nafile,
Senden vazgeçersem, Sırat’tan bile
Geçerim sevgilim kal sağlıcakla.

Cemal Safi

-Mekânın cennet olsun Üstat, bekle bizleri bizlerde geleceğiz yanına.
Mehmet Aluç

Not: Üstat Cemal Safi’nin Tek Hece Aşk şiirini bir röportaj havasında yazarak, giderken beden olarak, hala gönlümüzde ki güzelliğini anlatmak istedim, ne kadar başarılı oldum takdirlerinize bırakıyorum.

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın