ÜYELERİMİZDEN GELENLER

Mühürlü Masal

Sosyal Medyada Paylaş:

Yaşan(a)mamış günlerden bir demet gün..

 

Evvelinde;
rengi maviden siyaha dönen gölün kıyısında
çirkefine düşen beyaz kuğudan dinlenir hayat
boyunlar bükülür usulca
lanetler okunur sonra duada.

Dertler dibi delik dibekte dövülür hırsla
suyu çıkan her dilek beyazla süslenir ustaca
baş göz edildiği bir çift göz altında
körpe bir can kurban olarak yollanır ak duvakla.

Hayat okur önce kaderi sessizce kulağına
sonra açılan avuçlarda aminsiz dualar siner benliğe
karalar bağlanır kızıl kuşak diye bele
ve olmuştur gece soğuk bir nefes altı döşekte.

Kabaca çarpar her söz yüreğin eksikliğine
çarmıhına gerilir gerdandaki ak güller karabahtın
kiraza çalan dudaklar renk atar yetimce
buse değildir alnına konan
damgadır
insan eti yemiş cahil ağızlarda fermana dönen mühürlü kaderine.

Böyledir yazgısı dilsiz yüreklerin yalancı cennette,
gömülürler yerin dibine lehçesini anlamayan acizler icinde
günden güne
içinden okuduğu şiirler feryada davetiye,
feryatlar ise davetiye çıkarır ecele
ince ince yasa bulanır dilsizler can havli ile.

…Yas, dilsiz yüreklerde illete,
illet pişmanlığa sürükler s/ebeveynleri kirlice…

Sonra;
/umut küsünce olanlara/
ak güvercinin kanadına asılır hemen hatalar
göğün yedinci katında yetmiş kez efsunlansın diye
kutsanan her günah vicdanın temiz sularına daldırılır
hafiflenir böylece.

Zamansız sızan ışık kaybı anlaşılır gözlerde
beşinci mevsimlerde aranır güneş
günün yirmibeşinci saati kurulur hemen
zemberek görevlidir boşa dönen düvele
yelkovansa cankeş ağır yol alan akrebe.

Yüreklerde devriye gezen pişmanlık
karabasan gibi çöker aslında vicdanlara
ört-bas edilir iki ucu yanık fermanlarla
karayı seçmeye koyulur insanlar ak da telaşla.

Bel bağlanır ucube öykülerde üç vakte kadar çıkmayan fallara
koca-karı ilaçları umut olur kapanması zor yaralara
olmuştur olan,
alan almış satan satmıştır sadakâti
düşülür uzayan yollara masumiyet maskesiyle
alnına sürülür vaftiz kanı dilsiz yüreklerin Gani baba türbesinde.

Masalın siyahi sihrine bürünürcesine
dizilir buket buket hayaller ecele nikahlı yüreklerde
elmalar teslim edilir üstü örtülü gökten düşmeyen sözlere
erilmemiş Murat’lar serper toprağı solgun yüzlere
ak sakallı, gözü yaşlı yakın geçmişlerle vedalaşılır
çıkılır b/öylece masalın kerevetine ..

 

/ Ve yine insan eti yemeye mahkûm pis kokulu ağızlar sözleşir,
bir sonraki mühürlü masalda buluşmak üzere /
*
Yaşan(a)mamış günlerden 1 gün..

………………………………………… ……………………………………./

 Nar-ı Çiçek

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!