EN GÜZEL ŞİİRLER,  ÜYELERİMİZDEN GELENLER

Nâr-ı Hasret / Nar-ı Çiçek

Sosyal Medyada Paylaş:

Bulutlu havada güneşimdin,

zamanı unutuyorum saatim sensin …

 

 

Yaprak sarısı düşlerim kırılıyor özlemlerimde

can yanığı rengi vuruken geceme z’ılgıt ılgıt

ay sarısı geçmişle parçalanan kaderime

yuva yapıyor yıldız karası asi gelecek

kendimi izlediğim aynam küskün bakarken gözlerime

suskun kediler tırmalıyor yine aklımı gece vardiyalarımda

merhameti eksik bir sevgi üşüyor dudaklarımda

usulca, usulca…

 

bir şair

elinde kalemi bırakılmışlığıyla voltalarken şiirinde ecelini

-ki şair olunmazdı saplanmasaydı sırtlara hançerin gümüşi –

kavurmazdı satırlar sözleri

dokunmazdı dudaklara nâr-ı özlem kokan bir sevda dizelerde

sonra n’isyan

sonra öfke

ki bilmeli aşk;

kader bu olabilir de, ölebilir de…

 

-ölmemeli-

 

tesbihine oturduğum bir ihtimalin eşiğinden bakıyorum yar’a

alır mı diyorum içeri korkularımla

uzağına düşmüş bir damla çığ ertesinde

mum ışığına aşina bir dua

buzu çözülmüyor öfkelerimin

içimin soğukluğunda

 

 

sahi

mecbur muydun incitmeye bu aşkı

hani sürmüştü dudaklarımıza sevdamız sabrı

hani her liman sendin

ve beni getirecekti her tren garı

 

 

sus

kirpiklerime dokunma sakın

soğulmuş bir aşk var ıslaklığında pınarlarımın

yanığı sen kokan mektup köşelerim

kalemim

mürekkebim

kâğıdım

mendilime sakladığım sözcükler soruyor hesabını dilimden

bir deruni hasret kesiği aşkımızın

 

 

gözlerime sevdayı sunduğun gündü

bilmediğim kentlerden kendimi açığa alışım

öyle kaybolmuşluğuma aynaydı

ardımdan beni meczup adımlayışın

 

gidişinle

yuvadan yavru bir kuş düştü sanki

annesinin dilinde yanık bir lügat

kahrımdan kor mezar kazdığım gönlüme

mavi kefenli mahcubiyetti aşk unutma provalarımda

defnedilmeyi bekleyen üç harfine heyhat

 

 

yarım kalmış besteyim boynu bükük

üryan bir kalpti oysa teslimiyetinde benliğim

’seni seviyorum’ sesi çınladığında kulaklarımda

leylaklar koklardı sevincimi

deniz kuşları öperdi elif yanımı vuslatın resitalinde

 

 

denizden çıkmış balık gibiyim şimdilerde

su diye sana sarılmıştım ya

düştüğünde hayat diye nefesime nefesin

seni alıp kendimi veriyordum u’mutsuzluğa

gümrah rüzgârında hakir ve keskin

 

 

dur

 

bir söz daha söyleme

okuma acılarıma dua

sürme gözlerime ölümün rahlesini

sıvazlama sırtından bıçakladığın kimliğimi

yaklaş

ve

dinle

dilimde küllenmiş kahırlarım var daha sana

 

 

ölüme yakın yaşıyorum bugünlerde

zaman katili beyhudeliğim

sesimde ayrılığın güftesi

yokluğun cehennem demiştim hatırla

cenneti yudumlarken günahlarım

aminleri k’ayıp tövbe provalarımda

 

 

bil ki

kapatıyorum gözlerimi tüm ışıklara

istersen d’okun bana

sana kırıldığımı hatırlatmadan yavaşça

ürkütmezsen eğer gelişinle

kabul edecek gözlerim sesini bu sefer

kuşkusuz musallada

 

 

düştüğüm yerden kaldır ya da beni

al dilimden isyanın eskilerini

ilk karşıma çıktığın an gibi

-ki halen içim açıyor o boşlukta-

annemi ararken deli gibi

 

ahvâlim

mor mezar taşında yalnız bir çiçek

ve toprağı nâr kokuyor

bölünüyor acıları ilmek ilmek

 

 

doluyum

hem de kendi suyumda boğulacak kadar da

dedim ya

hayatsın / öyle diyor sevda masallarım

sana uyanmalıyım her gece batışında

 

ya da

ölmeliyim yine sensiz hasret kuyumda usulca…

 

 

vuslatağrımdan *

Nar-ı Çiçek

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!