Ünlü Şair Necip Fazıl’da Ben Duygusu

Sosyal Medyada Paylaş:

Necip Fazıl üstadı anlamak onun yaşantısı ve şiirlerini okuyup özümsemekle mümkündür. Gençliğindeki ruh hali ve şiirleri ile sonraki yazdıkları arasındakileri kıyaslamak bile onu hissetmemize yardımcı olacaktır. 

Necip Fazıl, hayata ve şiire ‘ben’ olarak başlayanlardandır.

Babası, ailesini terk etmiş ve erken yaşta ölmüş, annesi ailesinin yanına dönmek zorunda kalmıştır.Büyük umutlarla gittiği Paris’ten, bir sene sonra hiçbir şey gerçekleştirememiş olarak ve üstelik zararlı alışkanlıklarla dönmüştür. Bunun sonucu olarak kesif bir başarısızlık ve işe yaramazlık krizi doğmuştur, Necip Fazıl’da.

(Bu durumu, piyeslerinden Reis Bey’de açıkça görüyoruz. Dikkatle bakılırsa şair, bu eserinde bir nevi kendinden intikam almaktadır.)

 

Ruhu böyle bir yandan acıyla beslenirken öte yanda dedesi onu “akl-ı evvel torunum” diye sevmektedir, bir kez duyduğu bir beyti veya şiiri hemen ezberleyebildiğinden ötürü.

Bu iki çapraz unsur onu her şeye ben’i ile başlama zorunluluğuna itmiştir.

Sosyal Medyada Paylaş:
Ophelian hakkında 1946 makale
Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın