ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Okul Öncesi Dönem Şiir Özellikleri

Sosyal Medyada Paylaş:

Okul Öncesi Dönem Şiir Özellikleri

Şiir seçimi çok önemli bir konudur.

Bildiğiniz gibi okulöncesi dönemin çocukları okul çağındaki çocuklardan farklı özelliklere sahiptir. Bu nedenle öğretmenler ve anne babalar, şiir seçerken onların bu özelliklerini göz önünde bulundurmalıdırlar.

Okulöncesi dönemdeki çocuklara seslenen şiirlerde bulunması gereken belli başlı özellikler şöyle sıralanabilir:

• Şiirler iki-üç dörtlükten ve kısa dizelerden oluşmalı, dizelerdeki sözcükler ve hece sayısı arttıkça, çocukların, şiiri anlamada, belleklerinde saklamada güçlük çekeceği bilinmelidir.

Okul öğretiminde karşılaşılan ilk örneklerin, çocuklar tarafından ilgiyle dinlenmesi, sevilmesi, onların şiire karşı olumlu duyuşsal özellikler
oluşturmaları için çok önemlidir. Bu nedenle, öğretmenlerin şiir seçiminde duyarlı davranmaları gerekir.

• Dizelerdeki sözcüklerin yarattığı ses örüntüsü (ritim) kulağa hoş gelmeli; dizelerin birbirleriyle olan bağlantıları, şiirin istekle dinlenilebilmesi için bir etki ve duygulandırma gücüne sahip olmalıdır.

• Çocuk şiirinde önemli olan, yalnızca duygu ve düşüncelerin işlenmesi değil, bu duygu ve düşüncelerin şiire ve çocuğun dünyasına özgü bir hava ve söylem içinde dile getirilmesidir.

 

BEN

Her şeyin bir rengi vardır Gök mavi Ağaç yeşil Başak sarı.

Herkesin bir rengi vardır

Annem kırmızı

Babam mor

Ablam pembe

Ben

Ebemkuşağı.

(Ayla ÇINAROĞLU)

 

• Şiirlerde ele alınan, işlenen konular çocukların sevgi gereksinmesine yanıt vermeli; onların yüreklerinde ve belleklerinde yaşama, insana, doğaya ve hayvanlara karşı bir duyarlık oluşturmalıdır.

Özellikle, insana özgü değişik duygular (yaşama sevinci, yurt sevgisi, özlem, paylaşma duygusu vb.) şiir dilinde çocuklara tanıtılmalıdır.

 

KARDEŞLİK

Birbirimize

Kardeşim derken

Neden

Su içiyor gibiyiz?

Birbirimize

Kardeşim derken

Neden

Türkü söylüyor gibiyiz?

Birbirimize

Kardeşim derken

Neden

Doyuyor gibiyiz?

(Fazıl Hüsnü DAĞLARCA)

 

MÜZE

Geçmişi unuturuz

Korumazsak eskiyi

Öncekini bilmeden

Yapamayız yeniyi.

 

Çok değerli varlıklar

Ulaşmış günümüze

Değişik uygarlıklar

Gösterir bize müze.

 

Kaybolursa dünümüz

Aydınlanmaz önümüz

Karanlıkta gidersek Yanlış olur yönümüz.

(Zekeriya KAYA)

 

ORMAN

Ormanla kaplı dağlar

Derelerde su çağlar

Ormansız kalan toprak

Gözyaşı döküp ağlar.

 

Ağacı korumalı

Her yer orman olmalı

İçinde her geçen gün

Canlılar çoğalmak.

(Zekeriya KAYA)

 

Şiir konuları, çocukların yakın çevresinden alınmalıdır.

Onların çevrelerinde ilgi duydukları, sevgi besledikleri canlılar ve kullanmaktan mutlu oldukları nesneler, çocuk şiirini yapılandıran konu araçları olarak seçilmelidir.

Şiirlerde anne, baba, kardeş, büyükanne, dede, öğretmen gibi çocuğun yaşamım bütünleyen kişiler ile ağaç, kuş, kedi, köpek, balık, böcek gibi yaşamında her zaman karşılaşma olanağı olan sevdiği-korktuğu; ancak ilgiyle izlediği varlıklara yer verilmelidir.

 

ANNE

Uyusun da büyüsün

Derdin, büyüdüm anne.

Bana o ak sütünden

Verdin, büyüdüm anne.

 

Uykuma yıldızları

Serdin, büyüdüm anne.

Anne güzelliğine

Erdin, büyüdüm anne.

(Fazıl Hüsnü DAĞLARCA)

 

ÖĞRETMENİM

Yüreklerin en temizi

O çok sever hepimizi

Gündüzleri çok mutludur

Geceleri özler bizi

Benim canım öğretmenim.

 

Güçlüklere göğüs geren

Hepimize yol gösteren

Yeni yeni bilgilerle

Odur bizi yetiştiren

Benim canım öğretmenim

( Zekeriya KAYA)

 

Uygulama Önerisi:

Anne, Kardeşim, Babacığım ve Öğretmenim şiirlerindeki duygu yükü ve sözcüklerin yarattığı ses örüntüsü öğretmen tarafından yapılan okumalarla çocuklara yansıtılır.

Öğrenciler şiir dinlemeye ve söylemeye güdülendikten sonra, öğretmen ilk dizeden başlayarak seslendirdiği dizeleri çocukların koro biçiminde söylemesini isteyebilir.

Çalışmalar ilerledikçe öğretmenin sorumluluğunu öğrenciler de üstlenebilir; ayrıca bir ya da iki dörtlüğü ezbere söylemek isteyen çocuklara olanak sağlanır. 

Öğretmenim şiirinin her dizesinin bir çocuk tarafından söylenmesi için gerekli ön hazırlıklar yapılır “Benim canım öğretmenim” dizesi ise koro biçiminde söylenebilir.

Öte yandan, öğretmen ya da gönüllü bir öğrencinin dörtlükleri seslendirmesinden sonra, “Benim canım öğretmenim” dizesi toplu biçimde de söylenebilir.

 

Etkinlikler, çocukların yapacakları anne, baba, kardeş, öğretmen ve diğer yakınlarını konu alan resim çalışmalarıyla bütünleştirilmelidir.

 

Şiir çalışmaları, yukarıda sunulan uygulama örnekleri dışında grubun, çocukların istemleri ve öğretmenlerin yaratıcılıkları ile çeşitlendirilmelidir.

 

• Yiyecekler, içecekler ve çeşitli doğa olayları (mevsimler, yağmur, kar, gece, gündüz vb.), şiirlere konu olarak seçilebilir. Çocuklar, şiirlerdeki iletiler ile çevrelerinden yaşayarak ve gözlem yoluyla edindikleri bilgiler arasında ilişki kurabilmeli; bu ilişkiler şiir dilinin güzelliği ve anlatım gücüyle renklendirilmelidir. 

YEMİŞLER

Elmalar çok tatlıdır

Sarısı ekşi biraz.

Üzüm bizi ısıtır

Kırmızı bir su kiraz.

 

Vişne, kamaşır dişim

Ellerimi boyar dut

Ama benim yemişim

Altın damlası armut.

(Fazıl Hüsnü DAĞLARCA)

 

SÜT

Sütte sımsıcak varız

Aktır, ak eder bizi.

Daha iyi duyarız

İçince kendimizi.

 

Bir ev sevinci verir

Sanki annece bir su

Bize ondan gelmiştir

Bu yaşama duygusu.

(Fazıl Hüsnü DAĞLARCA)

 

 

SONBAHAR GELİYOR

Sonbahar geliyor serçe

Yuvanı nereye yapacaksın

Ayva çiçek açmadan önce?

Meyvelerin içi geçecek

Rüzgâr başka çeşit esecek

Yağmurlarla ıslanacaksın. [(Kısaltılmıştır)

Cahit KÜLEBİ]

 

GÜZ

Soyunan ağaçların

Dökülen yaprakları,

Bir sarı yorgan gibi,

Örtüyor toprakları.

 

Çeşit çeşit renkleri

Soluyor çiçeklerin.

Kapanıyor gözleri

Yaramaz böceklerin.

 

Çocuklara uzaktan

Haykırıyor esen yel:

“Korunun ıslanmaktan,

Yağmur var, geliyor sel!”

(Hasan Âli YÜCEL)

 

BEŞ KARDEŞ

Oturup anlaşmışlar

İş bölümü yapmışlar.

 

Işık, renk gözün işi

Gözüyle görür kişi.

 

Onunla dinler herkes

Kulakla duyulur ses.

 

Dille tadar insanlar

Tattan yalnız dil anlar.

 

Çiçeği koklar burun

Kokuyu ondan sorun.

 

Hem soğuk hem de sıcak

El bilir sert, yumuşak.

(Zekeriya KAYA)

 

• Eğitim uygulamaları için söyleyiş kolaylığı, dinlenebilirlik (kulağa hoş gelme) gibi özellikleri olan şiirler seçilmeli, bu şiirlerde çocukların ilgi ve beklentileri yansıtılmalı, çocuk kendi düşsel gerçekleri ile buluşabilmelidir.

Kolay kavranan, aralarında ses ve anlam ilişkisi olan dizeler çocuğun belleğine daha kolay yerleşir. Çocukların bu nitelikli dilsel yapıları ezberlemesi daha kolaydır. Ancak, son yıllarda sayılarında büyük artış olan sınıf dergileri ile bazı şiir antolojilerinde yer alan çocuksu ürünler ile çocuğa göre olan şiirlerin birbirinden ayrılması gerekir. 

Emin Özdemir “çocuğa görelik” ve “çocuksuluk” kavramlarını çok güzel tanımlamaktadır:

“Çocuğa görelik onun ilgilerini, gereksinimlerini, dil evrenini göz önünde tutmayı, hazırlanacak okuma metnini bunlarla örtüştürmeyi zorlar. Çocuksuluksa tam tersine dilin acemice kullanımı, daha doğrusu anlatımda ilkelliktir”.

 

Görüldüğü gibi okulöncesi çocuk eğitimi ile ilgili olan herkesin çok dikkatli olması, çocuksu ürünlere yönelme yanlışlığım yapmaması gerekiyor. İşte, dergi ve seçkilere (antoloji) girmiş birkaç çocuksu şiir örneği:

 

Her gün en az yüz para

Yutuyor bu kumbara

Bugün yarın dolacak

Gene benim olacak.

************

Yumurtayı tavuktan,

Kaz, ördekten alırız,

Onları bahçemizde,

Kümeslerde tutarız.

*************

Tutumlu gelmez dara,

Artık koy bir kenara,

Rahat etmek istersen,

Para biriktir para.

 

Öğretmenler eğitim uygulamalarında, çocuklarda dil sevgisi ve bilinci oluşturmak için, çocuğa göre, sanatçı duyarlığı ile oluşturulmuş şiirleri seçmeye özen göstermelidir. Çocuğun ilgi ve gereksinmelerini önemsemeyen, dilsel beğenilerine uygun olmayan, dilimizin anlatım güzelliğini yansıtmayan çocuksu şiirlerin, çocuklarda zamanla şiir dinleme ve okuma isteksizliği yaratabileceği unutulmamalıdır.

 

• Şiir, çocukların duyularını geliştirmek için etkili bir araçtır. Eğitim uygulamalarında, şiirlerin çocuklar tarafından iyi işitilmesi için etkili bir okuma yapılmalıdır.

 

• Şiirlerin anlam, duygu ve çağrışım yükü çocuklara yansıtılabilmeli; öğretmen şiiri okurken hem sözcüklerin ses örüntüsüyle bütünleşmiş duygusunu yaşamalı hem de çocuklara yaşatabilmelidir. Böylece, yapılacak başarılı okumalarla çocuklara, şiirlerin özgün söyleyiş özellikleri sezinletilmelidir.

 

• Şiirlerde sözcükler ve dizeler duygu, düşünce ve olayları çocukların ruhsal gereksinmelerine yanıt veren bir doğallıkta ve kısalıkta anlatmalıdır. Çocuklar şiirdeki anlamı tam kavramasa bile, ses örüntüleriyle yaratılan müzikal özellik, şiirlerin bellekte kalıcılığım sağlar.

 

Şimdi de buraya kadar söylenenleri şiirlerden yararlanarak örneklendirelim:

 

 

KAR

Ne yumuşak ne de ak!

Görünce biraz sıcak

Eriyip su olacak.

Lapa lapa yağarken

Onu uzaktan gören

Kuş tüyleri sanacak.

Kaçmam hiçbir oyundan;

Kim demiş kar topundan Parmaklarım donacak?

(Hasan Âli YÜCEL)

 

EN GÜZEL KOKU

En hoş koku:

Buğday kokusu.

En tatlı uyku:

Kır uykusu.

 

En güzel yeşil

Ekin yeşili.

En güzel dil

Annemin dili.

 

En güzel başak:

Buğday başağı.

En güzel tak:

Ebemkuşağı.

 

En güzel koku:

Toprak kokusu.

En güzel uyku:

Kır uykusu.

 

Buğday kokusunda

Ekmek.

Toprak kokusunda

Su.

( Mehmet Necati ÖNGAY )

 

Uygulama:

Kar şiirinde, vurgu, durak, tonlama gibi söyleyiş özellikleri özenle yaşama geçirilmeli; yapılan okumalarda, karın yağışı ve güzelliği çocukların kafasında canlandırılabilmelidir.

Kar yağışının, kış mevsiminin güzelliği, yapılacak resim çalışmalarına konu edilmeli, bu güzelliklerin çocuğun dünyasındaki yeri çocukların yapacağı resimlerle açığa çıkarılmalı; resimlerin anlattıkları üzerine çocuklar konuşturulmalıdır.

 

Okulöncesi dönemdeki çocukların düzeye uygun şiirleri dinleme sayısı arttıkça şiirleri ezberleme olasılığı da artar.

Öğretmen, şiirlerin anlam, duygu ve çağrışım yükünü yansıtan başarılı bir okuma yaptıktan sonra, şiirleri seslendirme etkinliğine çocukları da katmalıdır. Sözgelişi, En Güzel Koku şiirinin ilkelere uygun olarak okunmasından sonra, öğretmen, koro çalışmaları yaptırabilir.

Dörtlüklerdeki birinci ve üçüncü dizeleri öğretmen, diğerlerini de (öğretmenin yönlendirmesiyle) öğrenciler koro biçiminde seslendirebilir. Başka bir uygulama olarak her dize ya da dörtlük öğrenciler tarafından söylenebilir. Öte yandan, istekli öğrencilerin katılımıyla şiir oyunlaştırılabilir.

Bütün bu çalışmalarda temel amaç,

çocuklara şiiri sevdirmek; onların yaşayarak, duyumsayarak şiir dinleme ve okumalarını sağlamak olmalıdır.

 

• Şiirler, çocuklarda ulusal bir bilinç ve duygu oluşturmalı, onların insanlığın evrensel değerlerini sezinlemesine katkı sağlamalıdır. Çocuklara, siyasî iletiler taşıyan, anlamlandıramayacakları sorumluluklar veren, dinsel konuları işleyen şiirler okunmamalı ve okutulmamalıdır.

 

YİRMİ ÜÇ NİSAN

Yirmi Üç Nisan

Kalplerde açan

Ata gülüdür

Bize armağan.

 

Yirmi Üç Nisan,

Yirmi Üç Nisan.

 

Bizim bu bayrak,

Bizim bu toprak.

Kurdu kuşu hür,

Bizler şen şakrak.

 

Yirmi Üç Nisan,

Yirmi Üç Nisan.

 

Çocuklar gelin,

Gülün eğlenin.

Bayram günüdür

Bütün ülkenin

 

Yirmi Üç Nisan,

Yirmi Üç Nisan.

( Coşkun ERTEPINAR)

 

ATATÜRK

O bizleri çok severdi

Bize özel bayram verdi

Güç görünen bütün işler

O yapınca oluverdi.

 

Geceyi gündüze kattı

Kötüleri yurttan attı

Güneşimiz oldu bizim

Yurdumuzu aydınlattı.

(Zekeriya KAYA)

 

Uygulama:

Şiirlerde, çocuklara ulusal günlerimizin coşkusu, heyecanı abartıya kaçılmadan, çocukların doğasına uygun bir anlatım dili ve güzelliğiyle sunulmalıdır. Özellikle, ulusal günlerimizde çocukların şiir okuma isteği de göz önünde bulundurularak eğitim uygulamalarında, ses örüntüsü açısından hoşlanma duygusu uyandırabilecek ve bellekte kolayca saklanabilecek şiirlerle çalışılmalıdır.

 

Yirmi Üç Nisan şiiri okunurken dizelerdeki duygu, düşünce ve coşku söyleyişe yansıtılmalı, koro çalışmalarıyla sözcük ve dizelerin söylenişinde bir birlikteliğe ulaşılmalıdır. Önce, dörtlükler öğretmen tarafından seslendirilmeli, “Yirmi Üç Nisan / Yirmi Üç Nisan” dizeleri grup olarak koro biçiminde söylenmelidir.

Çocukların şiiri yeterince yinelemelerinden sonra, varsa istekli olanlara dörtlük ya da dörtlükler söyletilerek ara dizeler toplu biçimde seslendirilmelidir. Çalışmalar ilerledikçe, şiirin tamamım ezbere okumak isteyen çocuklara da fırsat tanınmalı, şiir okuyan çocukların grup tarafından dikkatli bir biçimde ilgiyle izlenmesi ve dinlenmesi sağlanmalıdır.

 

Atatürk’le ilgili şiirler, okulöncesi öğretim uygulamalarında, çeşitli ünitelerle ilişkilendirilerek çocuklara okunabilir. Ancak, özellikle ulusal günlerimizin kutlanması etkinliklerinde çocukların, Atatürk’ü konu alan düzeylerine uygun şiirleri okumalarına zaman ayrılmalı; yapılacak koro ve solo çalışmalarıyla da şiirlerin anlam yükü çocuklara sezinletilmelidir.

 

• Okulöncesi dönemdeki çocukların geniş ilgi alanları, zengin düşsel boyutlarıyla her gün yenilenir. Yenilenen gereksinmelerin içinde gülme, eğlenme, heyecanlanma ve keşfetme isteği önemli bir yer tutar. Bilmediği, ulaşamayacağı, gerçekleştiremeyeceği yaşantıları, düş gücünün arzuladığı bütün deneyimleri yaşamak ister.

Masal ve şiir çocuklara bu deneyimleri yaşatan, onların bu gereksinmelerini yanıtlayan anlatılardır. Bu dönemde, çocukların sürekli çeşitlenen beklentileri masal ve şiir okuma çalışmalarıyla yanıtlanmalı; yapıtların sunduğu duygu, düşünce ve olaylar çeşitli etkinliklere konu edilmelidir. Sözgelişi, Yıldızların Oyunu adlı şiirle ilgili ön hazırlık çalışmaları yapıldıktan, diğer bir söyleyişle şiirin çocukların duygu, düşünce ve düşlerini dışa vuran müziksel yapısı yeterince sezdirildikten sonra, şiirin ilk dizeleri önce öğretmen, daha sonra istekli öğrenciler tarafından soru tümceleri biçiminde gruba yöneltilerek gruptan da ikinci ve üçüncü dizelerde belirtilen yanıtları vermeleri istenebilir.

Şiirin çocuklar tarafından yeterince tanınmasından sonra da bireysel okumalar gerçekleştirilebilir; oyunlaştırma çalışmalan yapılabilir. Söylenenler, kitabımıza alınan diğer şiirler ya da öğretmenlerce seçilecek uygun örnekler için de çeşitlendirilerek uygulanabilir. Böylece, dilimizin olanaklarıyla kurgulanmış metinler ile çocuklar arasında ilk “anlamlı etkileşim” süreçleri de başlatılmış olur.

 

YILDIZLAR OYUNU

Yıldızlar neye yarar

Geceyi süslemeye.

 

Yıldızlar neye yarar

Büyümesine

Bütün bitkilerin.

 

Yıldızlar neye yarar

Yol göstermeye

Karanlık basar basmaz.

 

Yıldızlar neye yarar

Çocukların uyumasına.

(Fazıl Hüsnü DAĞLARCA)

 

DALGALAR OYUNU

Hey der

Hey Hey Hey

Dalgaların babaları

Dalgaların dedelerine

Hey der

Hey Hey Hey

 

Kalk der

Kalk Kalk Kalk

Denizlerin dibine

Dalgalar

Kalk der

Kalk Kalk Kalk

 

Şahlan der

Şahlan Şahlan Şahlan

Dalgaların yiğitleri

Dalgaların devlerine

Şahlan der

Şahlan Şahlan Şahlan (

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA) 

UYKU

Bana çiçek gönderme

Bir kuş ağacı gönder

Dallarında gezinsin

Kül rengi güvercinler

 

Konsunlar yastığıma

Uyutmak için beni

Sırtlarında kuş tüyü

Gagalarında ninni

 

Kaldırıp yatağımı

Uçursunlar göklere

Kendimi yıldızlarda

Bulayım birdenbire

 

Bana çiçek gönderme

Bir kuş ağacı gönder

Alnıma dokunanlar

İyileşmiş desinler

(Ülkü TAMER)

Alıntı : turkceciler.com/okuloncesi-egitimde-siir.html

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!