ÜYE : KARDELEN

Ölümüm Kıyısındaki Işık..Mavi Düşüm…

Sosyal Medyada Paylaş:

 Yaşamın ortasında hatta içindeyken ölüm, bir…düşünce olarak saklıydı dimağımda…

Öleceğimi elbet biliyordum her inançlı insan gibi. Ancak bu kadar kısa sürede tanışacağım hiç usuma gelmemişti.

Oysa şimdi; ölümün kıyısından yaşam denilen deltaya bakıyordum. Özlemle ve umutsuzca…

Şimdi ölümün o soğuk nefesini tüm benliğimde hissetmekteydim. Usumdan çıkmış bedenimi sarmıştı. Ve rüzgârı öyle bir esiyordu ki beni esrek yapmıştı. Bu esreklikle dipsiz bir dehlize düşmek üzereydim.

Oyundaki taşlar yer değiştirmişti Mat olmuştum. Çocukluğumda oynanan sek sek değildi oynadığım artık, çizgi dışında kalsam da tekrar oynama şansım vardı hiç değilse…

Şimdi ise adeta Rus ruleti oynanmaktaydı, yaşamım ve ölümüm arasında. O tek kurşun yaşama isabet ederse ölüm kazanacak ve her şey sessizlikle son bulacaktı. Ama binde bir ihtimal ölüme de isabet edebilirdi. Ve ben kazanabilirdim.

 

Kazanmak zorundaydım da…

Çünkü ben yaşamımdaki herkesi, her şeyi ve yaşamı seviyordum. Beni sevenlere bu zamansız ölümle acı vermemem gerekliydi. Sevdiklerimin, her bir fesleğenimin ve saksıdaki fesleğenlerimin de bana ihtiyaçları vardı. Bir sürü yarım kalmış işlerim, düşlerim vardı ve bu yüzden de biraz daha zamana ihtiyacım…

 

Kimseye anlatamazdım, anlatmamalıydım da. Kendim çekmeliydim bu acıyı, yüreğimi yaksa da. Hâlbuki acılar paylaştıkça azalırdı. Ama ben acımı dile getirirsem onları azaltırken, sevdiklerimi bedbaht edecektim.

Korktum… Sustum…

 

Sadece saksıdaki fesleğenlerime anlattım. Fakat o da ne?

Sevinçlerimle açılan, dertlerimi büzülerek dinleyen fesleğenlerim bu acının taşıyamadılar ve çiçeklerini kapattılar. Onlarıda yaraladım.

 

Bu med cezirler olurken ruhumda… Sis perdesi aralandı ve bir düş gördüm katrana boyalı gecelerimin birinde…

Azrail ile karşılıklı duruyorduk. Gözbebeklerimiz birleşti. Baktım, o bile ağlıyordu. Bana merhametkar gülümsedi. Benden sana biraz daha izin, yaşamak ve ölüm senin elinde diyordu. Evet, bu zamansız bir ölümdü ve ben yaşama dönmeliydim.

 

Yastığım sırılsıklamdı gözyaşlarımdan uyandığımda. Öyle bir ıslanıştı ki gördüğüm düşle arınmıştım sanki ölüm çaresizliğinden. Pencereyi açtım derin bir nefes alabilmek için ve ve fesleğenlerimin çiçeklerini araladığını gördüm. Demek ki işaretti gördüğüm bu ıslak düş…

 

Oysa seyrelen saçlarım beyazlamıştı. Bacaklarım titrek, omuzlarım yorgundu. Yaş geçiyor ömürde hazan açıyor olsa da, içimdeki çocuğun neşesi hala baharındaydı ve o çocuk yaşamak istiyordu.

Zorla değil ya sevmiyordum ben güzü güz sarısını güz sancısını. Ben baharlara, yeşile âşıktım. Yaşamın kıyısına tutundum sıkıca. Artık bir şeyler yapmalıydım oyunu kazanmam için. Büyük ve son bir hamle…

 

Mitolojiye göre zümrüdü Anka kuşu öleceğini anlayınca küllerini yakar ve yeniden doğarmış. Bu kuşun dişisi yokmuş ve erkekmiş. Ben kadındım üstelik daha güçlüydü yüreğim ve kendimi yaktım küllerimden tekrar doğmak üzere.

Yeniden merhaba dedim hayata, inatla…

Ben bir kuştum. Her ne kadar yolum uzun yorgun olsam da. Son bir hamle kanat çırpışımla havalandım yaşam vaat eden mavi sevgi dolu yüreklere uçtum… uçtum… uçtum….

MERHABA KAZANDIĞIM YAŞAM…

Tülay  Önder 

Hayata dair gününüz aydın olsun

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!