ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Ölümünün 23. yılı : Cemal Süreya

Sosyal Medyada Paylaş:

Ocak ayında Cemal Süreya’ya sığınırım, ötesi yok. Hele de ne zamandır Aralık’tan doğruca Şubat’a ışınlanmak isterken, o benim tek limanım, vapurda, yolda can yoldaşım, sırdaşımdır. Ona her şeyi anlatabilirim; insana dair hiçbir hal onun yabancısı sayılmaz.

 

Hayatı hep bir virgüldür ve Türkçeyi sonuna kadar zorlayarak yarattığı özgün dil ve benzersiz imgelerle memleketini şiirde beller.

 

Kadıköy’de vapura giderken kendimi yokuşundan bıraktığım sokağın adıdır Cemal Süreya. 26 yılda 28 ev değiştirdikten sonra, bu sokaktaki Başak Apartmanı son durağı olmuş. Rüzgârı karşıdan alan, ruhu üşüten poyrazlı bir sokaktır. Ama şairimle kol kola iskeleye yürüdüğümü düşletir, o yüzden biricik güzergâhımdır.

 

Ve yılın bu ilk günlerinde elimden tek gelen, ilk dönem şiirlerinden 1954 tarihli ‘Gül’le hasbıhal etmek. O en bildik, en geleneksel şiir imgesini alıp da öyle bir ters yüz eder ki, insan tek bir bireyin kudretine şaşar kalır. Kalıplar, kimilerine sadece yıkılmak içindir. Cemal Süreya en yaratıcı yıkıcılardandır. İzi kalır tende.

 

Gülün tam ortasında ağlıyorum

 

Her akşam sokak ortasında öldükçe

 

Önümü arkamı bilmiyorum

 

Azaldığını duyup duyup karanlıkta

 

Beni ayakta tutan gözlerinin

 

Hani “çok koydu” denen acılar vardır, hayal kırıklığı da barındırır. Ondan, artık her kimse o, beklememişsindir böyle bir gidişi. Bir nevi ihanet acısıdır yaşadığın, çünkü birinin varlığını kendininkine mihenk taşı bellemişsen, hayatı artık onunla birlikte yaşanacak gibi düşlemişsen, o ayrılık, hele de gecelerde, eksiltir seni. Hacmin azalır sanki. Kendini korumaya ihtiyaç duymadığın, öylece olduğun halinle bıraktığın sırtını dönmüşse, yün ilmeği gibi sökülürsün. Bazı gözler vardır, sadece bakmaz, içinde kendini görürsün. O göz kaybolduğunda menzilinden, bir an kör olursun.

 

Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum

 

Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz

 

Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum

 

İstasyonda tiren oluyor biraz

 

Ben bazen istasyonu bulamayan bir adamım

 

İnsan önce kendinde kaybolur, kendini yitirdiği için istikametsiz kalır. Yollar aynı yollardır, birtakım levhalar da. Ama hiçbir yol hiçbir yere vardırmaz. Kendinin labirentinde, kopuk anılar cehenneminde debelenirsin. Bir girdaptır, başı sonu yok, ve hatta ortası bile. En son sevdiğin, sevebildiğin ânın resmine sığınırsın, düşmemek için. Son tuttuğun el, tutunduğun dal, sana sendeki iyiyi, hakikatini anımsatmıştır ya hani, yaşayabilmen için yine o mucizeden gerekir.

 

Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum

 

Her nasılsa sokağa düşmüş

 

Kolumu kanadımı kırıyorum

 

Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı

 

Ve zurnanın ucunda yepyeni bir Çingene

 

Gözlerinde acı, ağzında koca bir kahkaha. Galiba budur Cemal Süreya.

 

Alıntı : timeturk.com/tr/2013/01/09/hayat-kisa-kuslar-ucuyor.html

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!