Sevgiliye Şiirler

Günlerden öyle bir gündü;

Üstüne tarih düştüğüm.

Gözümün önüne geldi birden

Balkıyan güzel yüzün.

Ve yüreğim yandı söndü,

Ter bastı avuçlarımı.

Bir işlek kovan uğultusu

Kapladı kulaklarımı.

Uzandım usulca cigarama;

Yavan ömrüme katık.

Ben o gün öldüm gülüm,

Bir daha ölmem artık

METİN ALTIOK

Canımın yongası, sevdiğim,

Bir kaç gün çaldık ilkbahardan

Geçtik yıllardır özlediğim

Erguvan ışıklı kıyılardan

Aşkı sessizlik tanımlar

Gençken tersini düşünürdüm

Akşamla dönerken geriye dalgalar

ATAOL BEHRAMOĞLU

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi

geceleyin ateşler içinde uyanarak

ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,

ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,

telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi,

seviyorum seni denizi uçakla ilk defa geçer gibi.

İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık

içimde kımıldanan bir şeyler gibi,

seviyorum seni “Yaşıyoruz çok şükür!” der gibi

NAZIM HİKMET

Adını funda oteli koy

Sevdamızın da adını

Ayakları dibinde gün batımının.

Ve ağzında binlerce güneşin tadı

Dilinin ucunda yalnızca kendi adın.

Çünkü sevdikçe beni sen kendini tanıdın

EDİP CANSEVER

Hasret bir şey değil, Elagözlüm

Ömrümüz böyle olmamalıydı

Hep aşkta durmalıydı çağımız.

Sevdayı mısra mısra değil

Ömrümle yaşamalıydım.

Sonra, sonra gene böyle olmalıydı

Tadına varmadan çiçeklerin

Şehirde bir sen, bir de ben, yalınız.

Yeşil yaprak, alaca gölge, düşen yıldız

Bir gün en büyüğü karşısında gerçeklerin

Maceramız yarıda kalmalıydı

TURGUT UYAR

Terketmedi sevdan beni,

Aç kaldım, susuz kaldım,

Hain, karanlıktı gece,

Can garip, can suskun,

Can paramparça…

Ve ellerim, kelepçede,

Tütünsüz uykusuz kaldım,

Terketmedi sevdan beni

AHMET ARİF

Uyanıp kış uykularından

Şubat’la Mart arasında

Eylül’le Ekim arasında

Yaz sularından kıyıya çıkan

İki adım arası bir zaman

Gözgöze geldikse geçerken

Günlük güneşlik bir kaldırımdan

Aşktı uçup giden üstümüzden

Aşktı değip geçen yanımızdan

Aşktı görmedik bilmedikse

Kimbilir hangi Eylül bir daha

Hangi uzak Haziran

NECATİ CUMALI

Anılar Defterinde Gül Yaprağı

Gibi Unutuldum Kurudum

Başıma Düştü Sevda Ağı

Bir Başıma Tenhalarda Kahroldum.

Sen Kimbilir Rüzgarlı Eteklerinle Kimbilir

Hangi İklimdesin

Ben Sensiz Bu Sessizlikle

Deliler Gibiyim

Sensiz Bu Sessizlikle.

Ayrılıkla Başım Belada

Gözlerini Çevir Gözlerime

Yoksa Ben

Sensiz Bu Sessizlikle

Deli Gibiyim

Sensiz Bu Sensizlikle

CAHİT ZARİFOĞLU

Seni düşünürken

Bir çakıl taşı ısınır içimde

Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar

Bir gelincik açılır ansızın

Bir gelincik sinsi sinsi kanar

Seni düşünürken

Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır

Deliler gibi dönmeğe başlar

Döndükçe yumak yumak çözülür

Çözüldükçe ufalır küçülür

Çekirdeği henüz süt bağlamış

Masmavi bir erik kesilir ağzımda

Dokundukça yanar dudaklarım

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;

Ateşlerde yandığının resmidir.

Aşık dediğin, Mecnun misali kör;

Ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Dünya bir yana, o hayal bir yana;

Bir meşaledir pervaneyim ona.

Altında bir ömür döne dolana

Ağladığım yer penceresi midir?

CAHİT SITKI TARANCI

Yazar: Ophelian

Ophelian’in profil fotoğrafı
Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir Cevap Yazın