Şiir Defterindeki Adam

Şiir Defterindeki Adam

23 Eylül 2012 2 Yazar: Ophelian
Sosyal Medyada Paylaş:

Kadın kalktı yerde oturduğu minderden ve biraz ötedeki sehpaya koyduğu küçük deri defteri aldı.Balkona doğru yürürken yazmayı düşündüğü mısraları aklından unutmamak için diliyle tekrar etmeye başladı. Balkonun demirlerinin sıcaklığına dokunup aşağı bahçeye baktı ve başını yukarıya kaldırıp derin bir nefes aldı. Saat öğleye yaklaşıyor ve güneş kendini yeni yeni hissettiriyordu. Yaz aylarının son demleri diye düşündü,sıcağı da çok seviyordu keşke hiç bitmeseydi. Eskitilmiş tahta masaya defterini koydu,sandalyesini çekip bahçeye doğru oturdu. Defterinin deri kapağını elleriyle okşadı.Bu defteri günlük tutmak için almıştı oysa ama şimdi duygularını firenleyemediği şiirler ile doluydu bitmeye yüz tutmuş sayfalar. Bahçeye doğru dönüp gözlerini kapatarak deri kapağı açtı. Sanki o ilk sayfadan şiirleri kendisine seslenecekmiş gibi bekledi. Duygu ifadeleri kulağına eğilip biz geldik sen hangi duygular içindesin diye fısıldayacaklardı ama hiç biri olmadı. Aklının bir yerlerinde hiç görmediği, hiç sesini duymadığı  o erkeğin, kafasında oluşturduğu görüntüsü belirmişti. Şiirlerine hep ondan bir parça ekliyordu. Hiç bir erkeğin elini sevgi ile tutmamıştı ama o başkaydı. Ona sarılmıştı bile onun var olmadığını bilmesine rağmen yanaklarına sıcaklığın hücum etmesini engelleyemedi. Her erkeğin ilham perisi olurdu da bir kadının erkek ilham perisi olamaz mıydı ?

Sayfalara bakıp elleriyle okşayarak teker teker çevirmeye başladı. Gözleriyle hepsini teker teker süzüp hislerinin aynı kalıp kalmadığına karar vermek istiyordu. Bazı dizelere uzun uzun takılıp düşüncelere dalıyor, bu şiiri sanal bir edebiyat sitesinde bir rumuz ile paylaşmış olduğunu, çok güzel yorumlar aldığını da hatırlıyordu. Bir rumuz altında kimsenin tanımadığı kendisini, başkalarının nasıl tahayyül ettiğini düşündü biraz. O sırada bir zil, kapı zilinin çaldığını duydu. Defterini kapatıp eline aldı içeriye yürüdü. Aklında kurduğu mısraların hepsi uçup gitmişti. Yine geleceklerdi biliyordu hatta gece yatağından kaldırıp sayfalara döküleceklerdi.

Yatağının başucuna defterini koydu, biliyordu ki onun odasına girip açıkta bıraktığı bu defteri ne annesi ne de babasına açmazdı. O defter şimdi hayallerinde doğan o adama emanetti. Kapıya doğru seyirtti aklına Özdemir Asaf’ın bir şiiri geldi

Bir yerde o varsa,

Onda da bir yer vardır.

Yer nerede ya da ne kadarsa;

O yoksa, yok kadardır.

Ama bir de o varsa,

Yer hem hep kadar, hem her kadardır

 

Uğur  Demiröz

Sosyal Medyada Paylaş: