Şiir, Misket ve Çocuk

Şiir, Misket ve Çocuk

9 Haziran 2013 0 Yazar: Ophelian
Sosyal Medyada Paylaş:

Çocuk annesinin verdiği renk renk misketler ile kapının sahanlığına çıkmış vaktin akşama değmesini çabuklaştıracak oyununa başlayacaktı. Renk renk misketlerine baktı keşke onun yanında renk renk kelimeleri olan bir arkadaşı da olsaydı. Yüzünün asıklığı ile misketleri biraz ırgaladı, ittirdi sonra tekmeledi. Her biri bir tarafa dağılmıştı. Tıpkı evdeki olan kavgalar ile herkesin kaçış yapar gibi türlü bahanelerine dağılması gibi.

Çocuğun hiçbir bahanesi yoktu. Zaptı rapt o evin kapı önü köpeğiydi belki de, düşünceleri kendinin değil babasınındı. Dağılmak bir ateşin etrafından, kıvılcımlar gibi, sadece kendi aydınlığın görülür sen hiç kendi aydınlığınıgöremezsin. Görünmesini istemeyen birçoklarının arasında yaşıyorsundur.

Yaşamak misketler gibi şeffaf ama bir o kadar içindeki tek düze renk gibi üç boyutludur bazı kereler. Yaşadığımız anda etrafa sıçrayan kıvılcımlarımız hangi kelime ile yakar yananı bilinmez. Bilinen odur ki yakmak kıvılcım ile değil aradığını aranılan yerde bulabilmekle mümkündür.

Şairler misket tanelerinin üstadıdır. Bir şair ateşin başına oturur öylesine donuk öylesine dikkatli o ateşi seyreder. Karşısında yanan ateş bir rengarenk misketler topluluğudur. Yansımaları şeklen baktığı ile göreceği hayal dünyasında şekil bulmaya çalışır. Hiçbir misket tanesi birbirinin üzerinde duramaz. Yuvarlak düşünce kalıplarına sahiptirler çünkü. Şairin dizelerinde üst üste dizilmiş misketler görürsünüz. Gördüğünüz onun düşünceleri değil sizin düşüncelerinizdir. O düşüncelerini kendine göre biçimlendirip oturtturmuştur yuvarlak kalıplar üstüne. Dağılmış bir ailenin parçaları vardır bazı kereler o saydam şekillerde. Sizin bulduğunuz dağılan bir arkadaş gurubunun izleridir.

Çocuk bir bakıştır gözümüzde. Yaşadığımız ve yaşatmaya çalıştığımız öncesinden sonrasına bazen ağlayan, bazen öfkelenen, bazen de sevinen.

Çocuk tüm misketlerini savurur gün gelir merdivenlerden, sonra aramaya çıkar biraz stresle, biraz bulduğu yerin neyi çağrıştıracağı gibisine.

Çocuk şiirde bir kara kalem gibidir. Yazdığı her bir basamak bir dize, bir mısradır. Bir basamakta bulduğu misketin aslında alt basamakta olması gerektiğini, alttakinin ise en üstte olması gerektiğini düşünür. Kalem şairin düşüncesinde yuvarlanıp gider bir aşağı bir yukarı. Çok kereler misketler aynı basamakta bir araya gelir. yukarı çıkarmaya üşenir çocuk ve de hepsini atmaya da kıyamaz alır, yine hepsini cebine koyar zamanı geldiğinde kullanırım diye.

Anne çocuğu yönlendiren okuyucu olur kimi zaman. Bazen onu memnun etmek için oyununu sürdürür. Kimi gün ise kendi için misketlerine sarılır.

Renkler ve ateş kıvılcımlarını çocuk gözlerine bıraktığında gördüğümüz çok zaman içten bir tebessümdür.

Misketlerimiz merdivenlerden bir düşer bir çıkar. Çıkmayan özümüze hapsettiklerimizdir. Bunlar misketlerin ve bizim dünyamızdaki kıvılcımlar ile bir aydınlatır, bir aydınlatmaz.

Misketlerinizin kıvılcımlı renkleri bol olsun değerli dostlarım.

 

UĞUR DEMİRÖZ

Sosyal Medyada Paylaş: