Şiir ve Ölüm

Şiir ve Ölüm

1 Ocak 2014 0 Yazar: Ophelian
Sosyal Medyada Paylaş:

Resize of aDSC_1088

Ölüm ertesi olan, olacak olan gelmesi vaki olandır. Ne kadar şiir gibi yaşayın bir gün son dizeleriniz birileri tarafından okunacak lakin siz duyamayacaksınız. 

Yaşamak kadar ölmekte normal karşılansa da ölüm hep ardımda neler bırakacağım düşüncesinden sizi koparamaz.

Attila İlhan şiirinin bir dizesinde :

‘Sevmek için geç ölmek için erken’  diyor.  

Hangisinin hangi zamanda geleceğini bilemediğimiz döngü sarar bizi. Yaşamak ille de yaşamak deriz hep. Nasıl yaşarsından ziyade nasıl ölürsün kısmı çok önemlidir. 

Bir şairin ardında kalanlar çoğu zaman hayata geçiremediği müsvette taslak halindeki karalamalarıdır. Ne çok yazar şair ama hepsini koymaz sayfalarına dinlendirir, olgunlaştırır her bir satırını.

Şairin okuyucuya saygısı hiç bir romancı da yoktur. Neden mi çünkü kısa olanın zihinde bırakacağı o kekremsi tat çok önemlidir. 

Okuyucu şiirin ilk sayfasından son sayfasına kadar zihnini kelimelerin akışında yorabilmelidir. Yormak için yorulmak yorulmak için de masa dolusu müsveddeler yığmak gerekir.

Ölüm sonrası çok derlenen şiir kitapları mevcuttur. Kitaplar geriye kalan yaslı bir hatıra defteri gibidir. Son zamanlarında şairin neyi önemsediğini, neyin altını çizdiğini, hangi duygular ile boğuştuğunu resimler. Resimlerde ayrıntılar değerlidir. Herkes resim yapar, fotoğraflar lakin ayrıntı farkı ortaya çıkarır.

Hep aşktan yazan şairler vardır bir bakarsınız ki zamanın son sahifelerine gelirken hayattan yazmaya geçmiştir. İnsan ölmeden önce yaşadığı yolculukta neyin ne olduğunun çözümüne yaklaşır. Hayattan bahseden de belki aşka tutulur. Yaşam bir aşk ise ölüm de ayrılık. Her ikisi de acı vermiştir hep.

Ölüm kurgusunda yaşamak diye başlık atılmış kader adlı sinama şeridi gibi son makaraya kadar kelimelerimizi yaşatma gayretindeyizdir.

Yüreğiniz geride kalanlara üzülmeyeceğiniz bir resmi çizer umarım müsveddelerinize.

Farklı bir yazıda görüşelim dostlarım.

UĞUR DEMİRÖZ

Sosyal Medyada Paylaş: