ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Şiirin Bize Ettikleri

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiire, kitaba ve edebiyata uzak olanlar için bazen izahı zor anlar yaşadığımız çok oluyor. Yaptıklarımızın anlamsız olduğunu açıkça söyleyenlerin dışında arkamızdan da söz edenlerin varlığını biliyorum. Kitap okuma işini sadece ders kitabıyla sınırlayan öğretmenlerden tutun da kitaba para vermenin ne kadar da boş bir uğraş olduğunu söyleyenlere bile rastlamaktayım. Durum böyle olunca öğrencilerin kitap okumamasını da pek yadırgamamak gerekiyor.

Bir uğraşa gönül vermek, ona gönülden bağlanmak önemli bir adımdır. Yaptığın işi severek yaparsan, ona sımsıkı bağlanırsan birçok engeli de kolaylıkla aşabiliyorsun. Zaten sevgi denen soyut kavramın tanımını da bir çırpıda yapamayışımızın altında da bu gizem saklı. Bir işe candan bağlanınca önündeki tüm engeller kalkıyor insanın. Bütün yokuşları düze dönüyor.

Şiire bağlılık da izahı zor bir sevgidir. Özellikle şiirin çok dar bir alanda kabul gördüğü, şiir kitabı çıkarmanın akla uzak olduğu bir dönemde şiirle hem hal olmak kişiyi sıra dışı yapıyor hatta bütün sıralardan azad ediyor. Şiir dendiğinde aklına İstiklâl Marşı ya da okulda duyduğu birkaç dizenin dışında bir şey gelmeyen için şiirden bahsetmek pek de akıl kârı bir şey olmasa gerek. Ben kendimden biliyorum, şiir geceleri için fırsat oldukça mesafeye bakmadan yollara düştüğümü gören çok yakın arkadaşlarım bile şiir okumak için o kadar mesafeyi göze alışımı anlamakta güçlük çekiyorlardı.

Şiirin akla uzak bir yanının olduğuna inanırım. Şiiri yazarken de okurken de bazen hayret etmişliğim vardır. İçime düşen kelimelerin nasıl olup da dilime dolandığına kendimi inandırmak için şiirleri dönüp dönüp okuduğum çok olmuştur.

Bir de şiirin birleştiren, buluşturan bir yanı vardır. Ben bunu da çok önemserim. Aradaki mesafelere aldırmadan şiirin kurduğu dostluklarım vardır. Şiir birleştirmiştir bizi. Ortak noktamız şiirdir. Öyle ki, ortak payda şiir olduğu için de kolay kolay yıkılmaz bu dostluklar.

Bu düşüncelerle Reşadiye’de yapılacak şiir gecesine her şeye rağmen katılmak istedim. Yeni dostlar tanımak, şiiri yüreğine kuşanıp gelen dostları tanımak istedim. Sayısız kez katıldığım şiir gecelerinden farklı bir organizasyon olduğunu tahmin ettiğim şiir gecesi her şeyiyle samimiydi. Çünkü ortak payda şiirdi. Şiirin ortak payda olduğu bir programdan da zaten kötü bir sonuç beklemek yanlış olurdu.

Okunan şiirler olsun, katılan şairler olsun samimi bir tebessüm gibi geldi bana. İyi ki katılmışım dedim. Salonda okuduğumuz birer şiir ancak damakta küçük bir tat niyetinde kalmıştı. Bazılarının adına aşina olduğum bazılarını ise ilk kez tanıdığım şairlerle gecenin geç vakitlerine kadar şiirler okuduk. Şiirlerimizi paylaştık. Mesafeye aldırmadan Türkiye’nin dört bir yanından geceye katılan şairleri tanımak gerçekten güzeldi.

“Nehir Kıyısı Düşleri” kitabının sahibi Ali Rıza Atasoy Beyefendiyi tanımak, şiirlerini dinlemek, kitabından şiirlerini okumak çok güzeldi.

“Süveyda”yı duyduğumda üniversite yıllarında içimize düşen Süveyda’yı hatırladım. Bu adla bir dergi çıkarmıştı Münir Çakmak. Bir de Süveyda Şiir Akşamları vardı. Sergül Vural Hanımefendi’nin kitabının adı da Süveyda idi. Kalbe düşen bir gölge gibi şiirini okudu, kitabını imzaladı. Aruzla yazdığı şiirleri bizimle paylaştı.

Çanakkale’den katılan Mustafa Berçin Beyenfendi’nin şiirlerini okuyunca bir babaya şairliğin ne kadar da yakıştığına şahit oldum. Gıpta etmedim desem yalan olur.

Programa emeği geçen herkesi kutlamak gerek. Elbette bu işte de elini taşın altına koyan isimler vardı. Ünal Kar, Osman Baş, Reşadiye Belediye Başkanı Rafet Erdem ve birçok isim özveriyle çalışarak ilki yapılan bir geceyi zihinlerimize kazıdılar.

Tanıştığım bütün isimleri buradan saymam çok güç. Hepsi de değerli şairleri tanımak bana büyük mutluluk verdi. Şiirin bir hikmeti olarak kaydettiğim notlarımın arasına Reşadiye’yi de eklemiş oldum. Hem de büyük bir şiir demetiyle.

Yazının alıntı yapıldığı Link

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!