ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

ŞİİRİN LİSANI

Sosyal Medyada Paylaş:

imagesCA5SDV11

Şiirin güzel sanatlar arasında garip bir talihi vardır.

Örgüsünü veren yani lisan itibariyle hemen herkes için olan bu sanat gene bu yüzden hudutları en dar olan sanattır.

Yazıldıkları dilden gayrı söz dillere tercümeleri mümkündür. Bir Balzac veya Zola türkçede,çincede, çekçede tercümenin iyiliği nisbetinde artan bir zevkle daima okunabilir.

Yalnız şiirdir ki yazıldığı lisanın malıdır. O lisanda okunmak şartiyle güzelliklerine sahiptir, vardır. Çünkü

şiir dilin özüdür,

konusudur, lezzetidir, musiki kabiliyetidir.

Deniz köpüğünü dalgaların ucundan toplamağa kalkınız, avucunuzda bir kaç damla tuzlu su kalır. Evet ne göklerin maviliği, ne denizin köpüğü yakalanamaz; fakat oldukları yerde aşk mabudesini doğururlar.

Şiir yazıldığı dilin içindedir. Tercüme ile sevilen şair hemen hemen yoktur. Yahut şiir için değil, düşüncesi için sevilir. Meğer ki çok büyük bir istidadın, bir nevi dehanın eline geçsin.

Şiir, hikayedeki Melami dervişine benzer. Ateşe atılınca derviş sır olur, yalnız tacı ile hırkası kalır.

Şiir bir iç kale sanatıdır. Çünkü dil, vasıta olarak değil; malzeme olrak kullanıldığı zaman milletin iç kalesidir.

Bazı şairler yaşadıkları devirlerde kendi dillerinin hudutlarını aşmışsa, bunun kerameti yazdıkları dilin tanınmasındandır. Mesela Valery, T. S. Eliot için olduğu gibi. İyi yetimiş her avrupalı fransızca, ingilizce ve almanca bildiği için bu şöhretlerin tanınması mümkün olmuştur.

Kaynak : Şiir sanatı – Yaşar Nabi – Varlık yayınları

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!