ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

ŞİİRİN YAZIM KURALLARI DÜZ YAZIDAN FARKLIDIR!

Sosyal Medyada Paylaş:

Dilbilgisi, imla ve yazım kuralları, noktalama işaretleri gibi, düz yazının didaktik çerçevesini çizen yazın öğelerinin şiire dayatılmasının, şiirsi aşkınlığın bunlarla sınırlandırılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Bence, her şiire ve her şaire özel, didaktik düz yazıdan ayrışan “şiir yazım kuralları”, hatta “noktalama işaretlerinin şiirsi kullanımları” vardır! Olmalıdır! Birçok şair bu görüşe karşı çıkabilir; kimisi öyle der, kimisi böyle… Ancak hemen herkesin ortak görüşü, her şaire ‘özel’ bir takım ‘şiir yazım kuralları’ olduğudur.

 

Şiir, didaktik düz yazı gibi düşünceleri ifade etmekten çok, akıp giden bir duygu selinde yazılır. Kuramsal, kavramsal olmadığından, şiir düşünceyle, düşünme eylemiyle, konsantrasyonla filan yazılmaz! “Söz” gelir, kendi seçeceği sözcükleri zihinde bulur, şiiri yazdırır ve gider… Bazen sözcükler, Söz’ün anlam ve değerini taşımakta yetersiz kalır… Bu nedenle şair, sözcüklerin, imgelerin, noktalama işaretlerinin kullanımlarını veya kendi şiir kurgusunun vereceği tüm imkânları zorlayarak, o anlamı/değeri “sezdirmeye” çalışır.

 

Şiire, kâğıt üzerine yazılmış ‘her şey’ dâhildir: Başlık, sözcükler, harfler, noktalama işaretleri, dizeler, kıtalar, bölüm başları, kesme işaretleri, numaralar ve hatta imzalar… Her kullanılan ve özellikle kullanılmayan ‘şey’ bir anlam ifade eder şiirde. Bu anlam şaire özel olduğu gibi, okuyan için de özeldir. Tek bir virgül/nokta imgelemi bıçak gibi ortadan ikiye bölebilir: Şiirde noktalama işaretleri tehlikelidir! Ama bazen tehlike özellikle tercih edilir…

 

Kimi şair küçük harflerle şiir yazar. Şiirde her sözcük küçük harfle başlar; satır başları, dize başları, kıta başları, hatta özel isimler bile… Ben de şiirimde küçük harfleri kullanmayı tercih ederim; sadece sesin yükseldiği yerlerde, yüksek sesle konuşmalarda ya da çığlıklarda büyük harf kullanırım. Diğer şairlerin neden öyle yazdığını bilemem, ama benim için küçük harfle yazmanın anlamı, iç sestir: Sessiz, usul konuşmalar, fısıltılardır… Alçak gönüllü olarak algılarım küçük harflerle söylenmiş sözleri… Büyük harfleri de yer yer kullanırım, kullanmam değil; ancak büyük harfler dikkat çekmeye çalışan, öfkeli ya da kibirli gelir nedense bana…

 

Şiirsel sözcük diziliminin düz yazıdan en önemli farkı, cümlelerin kırılgan olmasıdır: İç sesin değiştiği yerlerde kırılır dizeler… Bundan mı, yoksa şekilsel kaygıdan mı bilmem, dizelere bölünür söz. Sözün ritmi belirler genellikle şiirin şeklini. Alt alta yazılan iki dize ile yan yana yazılan farklıdır: Yan yana yazıldığında, imge hem önceki imgeyle, hem kendiyle, hem de sonrakiyle bağ kurar; oysa alt alta yazılan dizelerde imgeler sadece kendisini betimler…

 

 

Sözü edilenleri örnek vererek açıklamak gerekirse, Ahmet Oktay’ın “Virginia Woolf”* şiirinden alıntıladığım iki dizeyi inceleyelim:

 

 

“Ve her şey bana sesleniyor: binlerce parçaya bölü-

nüyor, dağılıp gitmeden önce dokunuyorum her birine:

…”

 

 

Kıta başlarına büyük harfle başlamayı tercih eder Oktay. “Ve” büyük harfle başlamış bu nedenle. Onun bu estetik seçimiyle ilişkili olmasa da, yeri geldiği için eklemek isterim: “Ve” diye başlayan dizeler güçlü duygular uyandırır bende; yaşama hükmetme arzusu, yarım kalmışlığa isyan, düzene bir başkaldırı taşır. Çünkü sıradan bir bağlaç olan ‘ve’, bir dizenin başında yazılıyor, üstelik de büyük harf kullanılarak ‘Ve’ oluyorsa, orada bağlaç görevinden ziyade, bağıra çağıra yaşama eklenme arzusunu ifade eder:

 

 

“Ve her şey bana sesleniyor:”

 

 

Buradaki “:” işareti çok önemli, imgenin belkemiği de denilebilir. Çünkü “seslenen/ seslenmekte olan” o “şey”leri anlatacak Oktay burada, açıklama yapacak. Bu nedenle “:” kullanılmazsa olmaz, imge şeklini değiştirir:

 

 

“Ve her şey bana sesleniyor binlerce”

 

 

gibi algılanabilir, ya da

 

 

“Ve her şey bana sesleniyor binlerce parçaya”

 

 

gibi de düşünülebilir… Ama hiçbiri, Oktay’ın “Ve” ile başlayan, “:” ile kesinlik kazanan o güçlü açıklama arzusunu yansıtmaz. Eğer dizgiden kaynaklanan bir durum değilse,

 

 

“bölü-

nüyor,”

 

 

şeklinde, dizenin sonunda, kullanılan “-” işareti ile, özellikle “bölünmek” fiilinin bölünmesi, anlamı pekiştirmiş. Görsel olarak da anladık, biat ettik ki Oktay’a seslenen her şey binlerce parçaya bölünüyor. Bölünmek fiilinden sonra kullanılan virgül, usu o noktada bir süre bekletiyor: Bölünen nedir? Açıklama beklentisi getiriyor bu virgül:

 

 

“bölü-

nüyor, dağılıp gitmeden önce”

 

 

Binlerce kere seslenenler ve binlerce parçaya bölünen “şeyler” her ne ise, dağılıp gitmeden önce, okuyan us bekliyor anlamayı:

 

 

“dokunuyorum her birine:”

 

 

İkinci bir “:” ile okuyan usa yeni bir kapı önü getirilmiş: Dokunuyor, her bir parçaya, her bir şeye, her bir bölünene, her bir eski zamana… Bu iki dizede, noktalama işaretleri ve imgelerin yan yana yazılması ile kurulan anlam, eğer dizeler bölünerek imgeler alt alta yerleştirilseydi, değişir miydi?

 

 

“Ve her şey bana sesleniyor:

binlerce parçaya bölünüyor,

dağılıp gitmeden önce

dokunuyorum her birine: …”

 

şeklini alacak olan şiir ne kaybederdi? Birebir okuyacaktı us: Her şeyin seslenmesi, “virgül”, binlerce parçaya bölünmesi, “ikinci virgül”, dağılıp gitme eyleminden önce, “dağılıp giden nedir sorusu”, her birine dokunma hadisesi, “:” ve “dağılan şeylerin açıklanmasına dair beklenti”… Aynı sözcüklerin iki farklı şekilde yazılması, anlamı belki değiştirmiyor; ancak okuyanın usunu sınırlıyor. İmgelem düpedüz beklentiye dönüşüyor; sezgisellik ortadan kalkıyor.

 

 

Bu nedenle her şaire özel, didaktik düz yazıdan ayrışan “şiir yazım kuralları”, hatta “noktalama işaretlerinin şiirsi kullanımları” vardır, olmalıdır diyorum. Kâğıdın üzerine yazılmış “her şey” şiire dâhildir çünkü. Arz kürede keşfedilmemiş duygu, yazılmamış düşünce kalmış mıdır, emin değilim. Ancak şundan eminim ki, şairleri birbirinden ayıran, aynı sözcükleri, farklı yazım şekilleriyle, kendine özgün kullanma becerisidir.

(ALINTI: Ahmet Oktay, “Virginia Woolf” şiiri, Toplu Şiirler, YKY, sayfa 280.)

 Hilal Karahan

Alıntı : Türkiye şairler birliği.com-id 1215

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir yorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!