ÜYELERİMİZDEN GELENLER

Som gün’âhlar..

Sosyal Medyada Paylaş:
Elmanın çiçeği, ayvanın tomurcuğu unutulup
kurutulmuştu itina ile gövdemizdeki filizler
ki değildi önemli
gün ağarmasın, güneş doğmasındı
açmasın çiçekler, kuşlar ötmesin pencerede
vakit geçsindi durmadan.
Kınına kinli kılıç misali
nefretler ağırlıyordu içimiz
elleri masum kanı
tenleri kan masumu bireylere karşı
aşırı hırs kaybından hayatı öldürüyorduk
denk geliyordu nefsine yenilemeyenlere zaferleri
öğünüyorduk döğünerek sinsi
“Hayatta tek adil şey herkesin ölecek olması”…
hesap var diyordu bir mağdur
gözünde kırık bir damla
mahşer sonuna kadar dili
Yıkılıyorduk en sağlam yerimizden
ıssız diyarlar arıyor
acımızı gömecek topraklar buluyor
yeni hüzünler icad ediyorduk kendimize.
Devam ediyordu hayat
ediyordu da ben edemiyordum
son bir avaz zılgıtımı savuruyordum
d’okunsun deyi
israfilin dudaklarına
-ya insanlarını adam et
ya da ben gidiyorum diyarından dünya..
Çıt çıkmıyor
taş yarılıyordu kahrından
suskundu toprak ağıtlara
bekler gibi yapıyordum aceleci kelimelerle
ekler gibi sabrıma sükun…
bölünüp kurmaca bir kaderin içinden
hiç kimse
keza
annem bile bilmiyordu
som gün’âhlarımı da toplayıp zulama
tüm mağduri’yetimliğimle
ona gittiğimi
gün s’ayıdığımı kırgın parmaklarımdan..
 
pazar esintilerim-Nisan2016/Z. Nâr
Sosyal Medyada Paylaş:

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!