ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA,  ŞİİR OKULU

Sone Nedir ? ve Sonenin Özellikleri

Sosyal Medyada Paylaş:

Sone, iki dörtlük ve iki üçlükten oluşan 14 dizelik bir nazım şekilidir. Batı edebiyatında kullanılan bu tür Servet-i Fünuncular tarafından Türk edebiyatına sokulmuştur. Genellikle dörtlükleri çapraz kafiye ile yazılır. Sonede işlenen konuları sınırlandırmak doğru bir yaklaşım değildir. Sonede her türlü konu işlenebilir.Son dize duygu yönunden en baskın dizedir.Devrik cümleler kullanılır. Batı edebiyatındaki sonelerde aşk konusu işlenir. Fakat bizim sonelerde her türlü konu işlenir.

Bir başka bakış açısında ise şu şekilde ifade edilir. İlk iki bendi dörtlük son iki bendi üçlük on dört mısradan oluşan nazım şekli. Önce İtalyan edebiyatında kullanılmış sonra Fransız edebiyatına oradan da diğer Avrupa edebiyatlarına geçmiştir. Edebiyatımızda ilk Cenab Şahabeddin’in sone şeklinde şiir yazdığını görüyoruz. Servet-i Fünûn şairlerinin hemen hepsi bu nazım şeklini benimser.

Sone kafiye sistemi üçe ayrılır:

1. İtalyan tipi: Kafiye şeması abba abba ccd ede

2. Fransız tipi: Kafiye şeması abba abba ccd eed (İtalyan ve Fransız tipi sone arasındaki tek fark son üçlüğün düzenindedir.)

3. İngiliz tipi: Mısra sayısı değişmemekle beraber ilk on iki mısra tek bir bend son iki mısra da ayrı bir bend halinde yazılırlar.

Özellikleri:

1. Genel olarak kısa şiir türkü demektir.

2. 14 mısradan oluşan ve daha çok lirik konuların işlendiği bir nazım şeklidir.

3. İlk iki bent dörder son iki bent üçer mısradır.

4. Kafiye örgüsü şöyledir. abba abba ccd ede

5. Türk şairleri sonenin kafiye örgüsünde serbest hareket etmişlerdir.

6. Edebiyatımıza Servet-i Fünun döneminde Fransız Edebiyatı etkisiyle geçmiştir.

7. Tevfik Fikret ve Cenap Şehabettin bu türün örneklerini çok vermişlerdir.

 

KUŞLAR

Bütün yaz bahçelerde ötüşen minimini

Kuşların o sevdalı sesleri işitilir

Onların Allah yollar sularını yemini

Onlar yalnız uçmayı ve ötmesini bilir.

Biri bir dalda yorgun bir çılgın havada

Biri daha ötede öter durmadan öter

Akşam olunca döner birleşirler yuvada

Melekler bu yuvayı kanatlarıyla örter

Gönül sen de kaygısız bu kuşlara benzersin

Dilerim Allah’ımın rahmeti eksilmesin

Baharın bu zavallı kuşları üzerinden

Onlar baharın ruhu kırların neşesidir

O sevdalı kuşların musikisi sesidir

Bana şiirlerimin ahengini öğreten

A. Kutsi Tecer

 

Örnek:

 

SONE

Derdim, yeter, sâkin ol, dinlen biraz artık!

Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,

Siyah örtülerle sardı şehri karanlık;

Kimine huzur iner gökten, kimine gam.

 

Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,

Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte

Toplasın acı meyvesini nedâmetin

Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.

 

 

Bak göğün balkonlarından geçmiş seneler

Eski zaman esvaplarıyla eğilmişler;

Hüzün yükseliyor, güler yüzle, sulardan.

 

Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi

Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran

Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.

 

(Charles Baudelaire’den çeviren: Sabahattin Eyuboğlu)

 

Dörtlüklerde iki, üçlüklerde üç ayak kullanılması zorunluğu bulunduğu için; şairler, uyakların örgüsünde kimi zaman bazı değişiklikler yapmışlardır.

 

Dörtlüklerin uyak örgüsünde yapılan değişiklikler:

 

abab abab…

abba cddc…

 

Üçlüklerin uyak örgüsünde yapılan değişiklikler:

 

eff ggf

eff egg

eff gge

efg efg … vb.

 

İngiliz sonesinde dize sayısı değişmemekle birlikte, son iki dize ayrı bir bent, geri kalan 12 dize tek bir bent halinde yazılır. Dize kümelenişi ve uyak örgüsü şöyledir: ababcdcdefef gg.

 

Örnek:

 

SONE

Vazgeçtim bu dünyadan, tek ölüm paklar beni;

Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez,

Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,

Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,

Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,

O kız -oğlan -kız erdem dağlara kaldırılmış,

Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,

Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş

Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,

Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,

Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,

Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen’e:

 

Vazgeçtim bu dünyadan, dünyadan geçtim ama,

Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

(Shakespeare’den çeviren: Can Yücel, Her Boydan)

 

(Kaynak:Edebiyat Terimleri Sözlüğü- Murat AKINCI)

* Servet-i Fünun Döneminde Kullanılan Biçimler *

Sone

Özel bir uyak düzeni olan nazım şeklidir.

Genel olarak “kısa şiir, türkü” anlamına gelir.

İki dörtlük ve iki üçlükten oluşur.

Kafiye örgüsü, “abab, abba, ccd, eed” biçimindedir.

İlk dörtlük “abba” biçiminde de olabilir.

Türk edebiyatında birçok şair sone tarzı şiirler yazmıştır. Ayrıca Batılı şairlerden sone çevirileri de yapılmıştır.

 

Sone Örneği:

 

Dağılır yele karşı altın saçları

Uçuşurdu bin bir büklüm içinde.

Bir hoş ışık vardı gözlerinde

Pırıl pırıl,sönmüş o zamandan beri.

 

Bir iyilik sarardı yüzünü bazan

Bilmem,belki bana öyle gelirdi.

Ben,o sevdadan can atan deli

Nasıl yanıp tutuşmazdım o zaman.

 

Yürüdü mü yerden kurtulurdu sanki

Melekler öyle yürüse gerek.Sözleri

Bir başka türlüydü insan sözlerinden.

 

Gökte bir ruhtu o,bir canlı güneşti.

Öyle gördüm ben;öyle değilmiş şimdi.

Yay gevşemiş,ne çıkar,yara gitmez gönülden.

 

Francesco PETRARCA

 

Çeviren:Sabahattin EYUBOĞLU

 

Terzarima

İtalyan edebiyatına özgü bir nazım şeklidir.

Üçer mısralık bentlerle kurulur.

Bent sayısı sınırsızdır.

Tek bir mısra ile sona erer.

Kafiye örgüsü, “aba, bcb, cdc, d” biçimindedir.

Dante, “İlahi Komedya”sını bu nazım şekliyle yazmıştır.

Terzarima, sone kadar yaygın değildir.

Tevfik Fikret’in “Şerhayin” adlı şiiri edebiyatımızdaki tek terzarima örneğidir.

Terzerima Örneği:

GİZ

Bu kadar uzak mıydı

Git git bitmiyor yol

Görünmüyor dağın ardı

 

Oysa bilmem kaç yıl

Bu yollardan yürünmüş

Şimdi sanki bir masal

 

Bu dilsiz dağ ve taş

Nerde saklar kuşları

Hangi gizle sarmaş dolaş

 

Anlamak zor susuşları.

 

Ahmet Telli

 

Triyole

On mısralı bir nazım şeklidir.

Önce iki mısralı kısım, sonra dörder mısralı iki kısım gelir. Birinci kısmın ilk mısrası birinci dörtlüğün sonunda, yine birinci kısmın ikinci mısrası ikinci dörtlüğün sonunda tekrarlanır. Dört mısralı kısımlarda, eklenen mısraların ilk üç mısra ile anlam bütünlüğü sağlaması gerekir.

Kafiye şeması, “ab, aaaa, bbbb” biçimindedir.

Triyole Örneği:

 

Yüzünde hasta-i sevdâ gibi melâlet var,

Nedir bu hâl-i perişanın ey hilâl-seher?

 

Sabâh-ı feyz-i bahâride mübtesem ezhâr

Çemen çemen mütemevvic nesîm-i anber-bâr:

Niçin? ben anlamadım kimden etsem istifsâr?

Yüzünde hasta-i sevdâ gibi melâlat var!

 

Dem-i seherde yanında şu parlayan ahter

Hazan içinde solan bir çiçek gibi dil-ber

Sürûr fec ile şâdân iken bütün yerler,

Nedir bu hâl-i perişanın ey hilâl-i seher?

 

Serbest Müstezat

 

Aruz ölçüsünün klasik kalıplarının bozulmasıyla oluşmuş bir nazım şeklidir.

Serbest müstezatta aynı anda birden çok aruz kalıbı bir arada bulunur.

Fransız şairlerinin özgür biçimde yazdıkları şiirlerden etkilenen Servet-i Fünun şairleri serbest müstezatı oluşturmuşlardır.

Serbest müstezatın başarılı örneklerini Tevfik Fikret, Cenap Sahabettin ve Ahmet Haşim vermiştir.

 

 

Serbest Müstezat Örneği:

KIŞ

Yine kış,

Yine şems-i mesâda (akşam güneşi), ah o bakış,

Yine yollarda serseri dolaşan

Âşiyânsız tuyur-ı pür-nâliş( inleyen yuvasız kuşlar)Tehi kalan ovalar

Sükût eder sanılır mevsimin gumûmuyla

Harab olan sarı yollarda kalmamış ne gelen,

Ne giden,

Şimdi yalnız kavafil-i evrâk (yaprak yığını)

Mütemadî sürüklenir bir uzak

Ufk-ı pür-ıztırab u nermide.Yine kış, yine kış

Bütün emelleri bir ağlayan duman sarmış

 Ahmet Hâşim

 

Yazılar derleme Alıntıdır.

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!